Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Secde Suresi [1] - İslami Bilgiler - Vedeulburhan - 32. Sayfa

SECDE SURESİ[1]

 

3- "Onu, peygamber kendisi uydurdumu diyorlar?"

Kaide gereği hazf vardır şöyleki; "Fe hel tu'minune bi-hi em tekulune." Yani, buna inanıyorlar mı yoksa sadece söy­leyip duruyorlar mı? Bir rivayete göre bilakis sadece bunu söylüyorlar. Daha evla olan ayette geçen "Em" edatının munkatı için olması ve atf için olan vav harfinin manasın­da olmasıdır. İşte bundan dolayıdır ki kelamdan sonra gel­miştir ve istifham manasmdadır. Şair de şiirinde aynı manay­la ele almıştır ve şöyle ki:

"Ey Hureyre onu bırak, eğer günlerden bir gün kınayan kınarsa bu açıklanan için kötü olursun."

Şair bu beyitten sonra "enV'in makamında vav harfini kul­lanmıştır. Bundan Öncekinde de Em'i vav makamında kul­landığı gibi:

"Senede öyle zamanlar vardır ki bütün ümitleri helak ed­er ve ümitsiz de ümitsizliğe düşer."[2]

5- "Allah, gökten yere kadar her işi düzenleyip yöne­tir."

Yani en yüksek semadan yeryüzüne kadar her işi kendi­sinin tedbiriyledir. Bir rivayete göre, bizzat kendisi işleri se­mada tedbirini yapar sonra melekler o emri yer yüzüne in­dirir.

"Sonra O'nun nezdine çıkar."

Yani amel ve ecellerin tayin edildiği yere çıkar. Veyahut-ta Allahu Teala'mn meleğe ikamet etmesini emrettiği yer­dir. Bir rivayete göre, vahy getirdikten sonra tekrar sema­ya çıkan Cebrail'indir.

"Sizin saydığınız hesap ile bin yıl tutan birgünde." Yani kulların amellerini semaya çıkartan meleklerin bir günde kat ettikleri mesafe normal hesapla bin yılda ancak kat edilebilir. Bi rivayete göre Allahu Teala kulların bin yıllık yapılacak işlerini bir günde, takdirini yapar ve daha sonra meleklere havale eder. Böylece günün başlangıcı vakitten ibaret olduğu ve gündüzün açığa vurulmasıyla olmadığı anlaşılıyor. Şair de şiirinde aynı anlamda kullanmıştır şöy-leki, Selame b. Certdel şöyle demiş:

"Gün iki gündür, birg ün meclis toplantı ve müşavere gü­nüdür, diğeri de düşmanlara karşı ordu ve seriyyeler hazır­lamaktır."[3]

7- "O ki, yarattığı her şeyi güzel yapmış." Ayette gelen "Haleke" kelimesi (kul)den bedel olarak gel­miştir. Bu da bir şeyin bizzat kendisinden olan bedelidir. Bu­na göre cümle şöyledir: "Ahsene halke külli şey'in" Yani her şeyin yaratılışını güzel yapmıştır. İbni Abbas'tan nakl edil­diğine göre şöyle demiş; Hatta köpeğin bile yaratılışını gü­zel yapmıştır. Kesai'nin lafzı şöyle: "Ahsene ma haleke" ya­ni her yarattığını ne güzel yapmıştır. Sibeveyh bu konuda şöyle demiş; ayette geçen "Halke" kelimesi sadrolmayan bir mastardır. Buna göre şöyledir; Haieke külle şey'in haıkehu. Ha zamiri faile raci olması da caizdir ki o da Allah-u Teala'-dır. Eğermef'ule raci olursa'ki o da yaratıklardır (mahluk). 10- "Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman gerçek­ten biz mî yeniden yaratılacağız? derler."

Ayette geçen (Adlelna) helak olup yok olmak manasın-dadır. Ahtal şöyle dedi:

"Sen, bulanık, köpüklenmiş dalgada çerçöp idin, onu atan attı ve yok oldu."[4]

13- "Biz dilesek elbette herkese hidayet verirdik."

Yani cennetin yolunu gösteren hidayet yoludur. Bir riva­yete göre ona hidayeti zorla veya güvenle verirdik.

16- "Onların, yanları yataklarından kalkarak korkuy­la, umutla Rablerine yalvarırlar."

Ayette geçen "Tetecafa" kelimesi; kalkmak manasın-dadır.

Abdulah b. Revah'a (r.a.) da şiirinde bu manada kullan­mıştır:

"Aramızda, onun kitabını okuyan Rasulullah vardır. Tıp­kı maruf olan fecrin yarılıp ışık saçtığı gibidir. Müşriklere yerlerini dar etmek sıkıntıya sokmak istediği zaman onu, ya­tağından yerinden doğrulup kalktığım görürsün."[5]

21- "En büyük azaptan önce onlara mutlaka en yakın azaptan tatıracağız."

En yakın azaptan kasıt dünyadaki musibetlerdir. Bir ri­vayete göre Allah'ın, Kureyş'lilere verdiği ve yedi yıl sür­düğü kıtlık azabıdır."[6]

27- "Kupkuru ve çorak yere suyu ulaştırdığımızı, onunla gerek hayvanlarının gerekse kendilerinin yiye gel­dikleri ekini çıkartmakta olduğumuzu da görmediler-mi?"

Ayette geçen "Curuz" kuraklık ve çoraklıktır. Bir riva­yete göre sel ve yağmur sularıyla sulanan topraklardır.[7]

 



[1] Şeyheyn'in, Ebu Hureyre'den çıkardığına göre şöyle demiş: Ra-sulullah (s.a.v.) cuma gününün sabah namazında (Elif-Iam-mim tenzilun) yani secde suresini ve (hel eta alel-insani) dahi (insan) suresini okurdu. Fethu'1-Bari: 2/314; Müslim: #80.

[2] Bu iki beyite A'şa'mndır. Divanı shf: 177; Muberrid Kamil: 1/396. İkinci Muktadab'ta: 1/165; Ve 194 ve 195 rakamıyla daha önce­de geçtiler.

[3] Seleme b. Cendel divanı shf; 92; Mafdaliyat shf: 120; Hazam tu'1-Edep: 4/27; Tefsiri Kurtubi: 14/18; Tefsiri Maverdi: 3/292.

[4] Divanı: 250; Nakaid Cerir ve Ahtal: 83; Tefsiru'l-Kurtubi: 14/93;tefsiru'l-Maverdi: 3/293.

[5] Tefsiri. Kurtubi: 14/100; Ruhu'l-Beyan: 7/120; Fethu'1-Bari: 5/546; İkinci beyit. Maverdi Tefsiri: 3/296.

[6] Bu görüşü İbni Ebu Şeybe ve Nesai, İbni Mes'ud'tan nakletmiş-lerdir.

[7] Muhammed Ebu’l-Hasan En-Nisaburi, Vedehu’l Burhan, Tevhid Yayınları: 2/187-189.