Duhan Suresi [1] - İslami Bilgiler - Vedeulburhan - 44. Sayfa
DUHAN SURESİ[1]
3- "Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz uyarıcıyızdır."
Yani Kur'an'in ilk indirilişini mübarek bir gecede[2] indirdik.
10- "Şimdi sen, göğün, insanlar, bürüyecek açık bir duman çıkaracağı günü gözetle." Rasulullah (s.a.v.) Mekke'lilerin müslümanlara yaptıklarına karşılık şöyle niyazda bulunmuştu:
"Allah'ım! Muderlilere kıtlık ver ve kahru perişan
13- "Nerede onlarda öğüt almak"
Onlarda anlayacak, hatırlayacak öğle bir akıl yoktur demektir.
"Oysa kendilerine gerçeği açıklayan bir elçi gelmiştir."
Ve o elçiden yüz çevirip yalanlamışlardı.
16- "Zira biz büyük bir şiddetle çarpacağımız gün, kesinlikle intikamımızı alırız."
İbni Abbas'tan[3] nakledildiğine göre o gün kıyamet günüdür, İbni Mes'ud'tan nakledildiğine göre o gün Bedir savaşının olduğu gündür.
19- "Allah'a karşı ululuk taslamayın. Çünkü ben size apaçık bîr delil getiriyorum."
Kibirlilik taslayıp Allah'ın emrinden yüz çevirmeyin demektir.
29- "Gök ve yer onların ardından ağlamadı; Onlara mühlet te verilmedi."
Yani onların kaybolmasıyla herhangi bir boşluk veya eksiklik[4] olmadı herşey olduğu gibi yerinde, nizamında duruyordu. Zıddında Nabiğa'nm dediği gibi:
"Haris Culani sahibinin helakinden dolayı ağladı ve Havlan ise ondan son derece muzdarip ve üzüntülüdür. Sıcak gözlerle onun kaybolmasını kabullenmedi. Culan'dan sonra Hazm ve Nail geride kaldı.[5]
33- "Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan ayetler verdik."
Belaun mubin'den kasıt ihsan etme ve nimetler vermektir.
Şair Evs b. Hacer şiirinde "bela" kelimesini ihsan ve nimet anlamında kulanmıştır.
"Ömrüme yemin olsun ki, halime uzun bir zaman ikamet edip salat durmadı. Çünkü o, orada durmayı şiddetle bırakıp terketti. Bolluk bereket ve nimetlerin oluşuyla baharın her iki ayı da mükemmel geçtİ,"[6]
36- "Doğru söylüyorsanız, babalarımızı getirin."
Onların bu taleplerine cevap verilmedi. Çünkü ahiretin varlığı ceza içindir ve tekrar iade edilip sorumuluk vermek için değildir.
38- "Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları, oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık."
Şayet yapılan, işlenen ameller cezasız kalsaydı karşılıksız olsaydı o zaman yaratılış ta buna benzer bîr eğlence ve oyun olurdu.
47- "Allah zebanilere emreder. Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin!"
Onu şiddetle, zorla sürükleyin, atın cehennemin ortasına demektir.
El-Atli kelimesi insanın yakasından tutup, çekilmeden ve sıkı tutup sürüklemekten dolayı boynunu büküp yere doğru eğilerek götürülüp şiddetli atılmasıdır. Bir rivayete göre zammeyle[7] (fat'tuluhu)'dir. Ancak en meşhur olan görüş kesreyledir.[8]
[1] İbni Abbas'tan nakledildiğine göre Ha-Mim-Duhan suresi Mekke'de nazil olmuştur. Tirmizİ'nin çıkardığı ve zayıf gördüğü ve Beyhaki'nin Şuab'ul-İman'da Ebu Hureyre'den çıkardığına göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle dedi demiş:
"Kim ha mim duhan'ı bir gecede okursa yetmiş bin melek ona istiğfar dileyerek sabahlar"
Sünen Tirmizi: 2890; İbni Dureyş ve Beyhaki'nin Ebu Hureyre'den çıkardıklarında Rasulullah (s.a.v.) şöyle dedi demiş:
"Kim Cuma gecesi ha mim duhan ve yasin'i okursa mağfiret edilmiş olarak sabahlar."
[2] Said b. Mansur'un Said b. Cübeyr'den naklettiği haber şöyle; Kur'an'ın tümü Kadir gecesinde, yüce semadan dünya semasına inmiştir. Daha sonra yeryüzüne inişi yirmi üç seneye taksim edilmiştir.
(582) Buhari ve Ahmed'in Mesruk'tan tahric ettikleri haberde bir adam gelip Abdullah b. Mes'ud'a şöyle demiş: Mescİdte bir adama rastladım bu ayet hakkında:
"O halde" Ey resulüm", semanın aşikare bir duman "kıtlık ve açlık" getireceği azap gününü gözle." Kıyamet gününde bir duman olacak, münafıkların gözlerini alacak ve kulaklarını sağır edecek ve o gün müslü-manları da nezleymiş gibi yapacak -bunu söylerken yaslanmış haldeydi ve hemen doğruldu- ve sonra şöyle dedi:
"Sizden kim bir ilim biliyorsa onu söylesin ve kim de bilmiyorsa, Al-lahu A'lem (Allah daha iyi bilir) desin. Bilmediği bir şey hakkında Allah daha iyi bilir demesi ilmin ta kendisidir.
Şimdi size duman olayından bahsedeceğim: Kureşy'liler oldukçı fazla Rasulullah'a zorluk çektirip İslama girmekte geciktiler. Bunun üzerine Rasulullah ta onlar hakkında şöyle niyazda bulundu:
"Allah'ım Yusuf zamanında verdiğin yedi sene kıtlığını bunların da başına getir" dedi. Öyle bir kıtlık baş gösterdi ki, artık açlıklarından kemik kemirip yiyorlardı ve açlıktan semaya baktıklarında bir duman olduğunu zannediyorlardı. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu:
"O halde (ey rasulum) semanın aşikare bir duman (kıtlık ve açlık) getireceği (azab) gününü gözle. Öyle bir duman ki; bütün insanları saracaktır. Bu acıklı bir azabtır." Bunun üzerine Rasulullah'a gelip:
"Ya Rasulallah Muder için yağmur taleb et" denildi ve O da diledi ve yağmur indi. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu:
"Biz o (vaad ettiğimiz açlıktan ibaret) azabı biraz kaldıracağız. Fakat siz yine küfre döneceksiniz." Ve denildi ki; Kıyamet gününde de azap onlardan hafifletilecek mi? Bu kötü halden refaha kavuştuklarında ise tekrar eski halleri olan küfre döndüler ve bunun üzerine şu ayet nazil oldu:
"(Kıyamette veya bedirde) onları büyük bir şiddetle kavrayacağımız gün, şüphesiz biz intikam alırız." Ve bedir gününde Allah onlardan intikam aldı.Ve o gün şiddet, zorluk ve duman ve de azab geçti. Fet-hulbari: 8/572; Müsned: 1/431.
[3] Ve hakeza Abd İbni Humeyd'in Hasan'dan tahric ettiğinde de böyle denilmiştir. Hakeza Abd ibni Humeyd veİbniCerir'inîkrime den sahih bir senetle tahric ettikleri bir haberde İbni Abbas şöyle demiş: "İbni Mes'ud'un dediğine göre "El-Batşetul kubra" Bedir günüdür. Ben de diyorum ki: "O gün kıyamet günüdür." Tefsiri Taberi. 25/117.
[4] Tirmizi ve diğerlerinin Bnes'ten tahric ettikleri bir hadiste Ra-sulullah şöyle demiş:
"Her kulun semada iki kapısı vardır; bir kapıdan ameli semaya çıkar ve diğer kapıdan da rızkı semadan iner. Bu iki kapı sahipleri kaybettiklerinde ağlarlar" dedi ve sonra şu ayeti okudu:
"Nihayet (Firavun ye kavminin) üzerlerine ne gök ağladı, ne yer; ne de (azab bakımından) geciktirildiler."
[5] Divanı: 90-91. Divanda haleke yerine Fadake sahinetin yerine celiyyetin gelmiş.
[6] İki beyit te divanında shf. 26-27; El-Hayavan: 3/71; El beyan vettebyin: 3/319.
[7] Zammeyle; Nafi, Hbu Cafer, îbni Kesir ve İbni Amir okumuşlar.
[8] Muhammed Ebu’l-Hasan En-Nisaburi, Vedehu’l Burhan, Tevhid Yayınları: 2/306-309.
İslami Okul Okulların En Önemlisi