MUNAFIKUN SURESİ - Vedeulburhan - 63. Sayfa
MUNAFIKUN SURESİ[1]
4- "...Onlar sanki elbise giydirilmiş kütüklerdir. Her gürültüyü aleyhlerine sanırlar..."
Ayette geçen "keennehum huşubun müsennedetun" dan kasıt şudur: Yani o kadar ayak üzerinde durup dikilirler ki, sen onları duvara yaslanmış tahtalar zannedersin.
Bir rivayete göre hak önünde (delilleri olmadığından) sessiz kaldıklarından ve hidayetten o kadar mahrum kalıp dur-gunlaşmışlardir ki sen onları duvara yaslanmış tahtalar samısın. Sealibi[2] tefsirinde[3] bunları şöyle tasvir etmiş:
"Onlar ruhsuz olan kalıp gölge ve hayal gibidirler ve onlar akılsız cisimlerdir. Onlar o kadar korkak ve ürkektirler ki en ufak bir kıpırdanış ve gürültünün aleyhlerine olduğunu sanırlar."
Bu manada şiirde şöyle ifade edilmiş:
"Onların izzetinden sonra onların kabirleri tenha kalmış. Saba yeli ve soğuk rüzgarlar, onların üzerine tozları saçıyor, en ufak bir şeyi bile yüzlerinden kovamıyorlar ve onlar sanki onlar dipte bırakılmış tahta gibi yıkılmış duruyorlar."[4]
Cerir'in bu konuda bir kavli vardır ki o, Ahtel onu duyduğu zamandır:
"Kays'ın savunucuları senin üzerine atlarını gönderdi. Bitkin ve kötü şekilde gazileri taşıyordu. Onlardan sonra hala herşeyi at zennedip üzerinize tekrar tekrar adamlarını gönderdiğini sanıyorsun."[5] Ve şöyle demiş:
"Onu, onların kitabından almış:
"Onlar en ufak bir kıpırdanış ve gürültünün aleyhlerine olduğunu sanırlar."
Bu kavle yakın manada, Mütemmim b. Nüveyre'nin kardeşi hakkındaki şu sözüdür:
"Ve dediler ki:
"Her bir mezar gördüğünde ağlıyor musun? Her bir mezar arasında uzun zaman vardır ve yerle bir olmuştur. Onlara dedim ki:
"Hüzün, hüzünü getirir. Beni yalnız bırakın, bütün bu mezarlar Malik'in mezarıdır."[6]
10- "Herhangi birinize ölüm gelip te "Rabbim! beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam" demesinden önce size, verdiğimiz rızıktan harcayın."
Ayette geçen "fe es-Saddaka' nın konumunun üzerine at-folunmuştur. O da meczumdur (cezmederdi) eğer "fa" olmasaydı. Çünkü "levla ahharteni" cümlesi emir cümlesi konumundadır. Zira "levla"nın kendisi tahdid (teşvik) içindir.[7]
Buna göre şöyledir: Fe ehhirni ila ecelin karib es-Sadda-ke. (Beni yakın bir zamana tehir et ki sadaka vereyim) demektir.[8]
[1] îbni Abbas'tan nakledildiğine göre: "Münafikun Suresi Medine'de nazil oldu" demiş.
[2] O, Ebu ishak Ahmet b. Muhammed es-Saalibi en-Nisaburi'dir. Tefsir ilminde kendi zamanında tek kişiydi. Tefsir'ul-Kebir'i tasnif etmiş. Abd'ul-Gafir, Siyak'ta onu zikretmiş ve överek şöyle demiş:
"O, sahih bir nakilci ve güvenilirdir. Çok hadis nakletmiş ve çok şeyhleri vardı. H. 427'de vefat etmiş. Vefayat'ul-Ayan: 1/79.
[3] Onun tefsiri el yazmadır. Ondan, Ümmü'1-Kura üniversitesinde nüshalar "vardır.
[4] Es-Sefa: Rüzgarın üzerine savurduğ u tozdur. Harcef: Soğuk rüzgardır. İki beyit, Ebu Atahiyye'nindif. Eğani: 8/156. İki beyit için kıssa da zikredilmiş.
[5] Divanı sh. 450. İkinci beyit: Hayavan: 5/240; Tefsir'ul-Kurtu-bi: 18/125; Muvazene: 71.
[6] İki beyit te Hamaset'ul-Basriyye: 1/210; Şerh'ul-Hamase, Teb-rizi'nin: 2/148; Emal'il-Kali: 2/1.
[7] Tahdid harfleri şunlardır:"EUa, hella, levma, levla ve ela." Ve levla şart manası içermektedir. (Mütercim)
[8] Muhammed Ebu’l-Hasan En-Nisaburi, Vedehu’l Burhan, Tevhid Yayınları: 2/435-436.
İslami Okul Okulların En Önemlisi