Teğabun Suresi [1] - İslami Bilgiler - Vedeulburhan - 64. Sayfa
TEĞABUN SURESİ[1]
2- "Sizi yaratan odur. Böyle iken kiminiz kafir, kiminiz mümindir"
• Ayette geçen Feminkum kafinin" şudur: "Yani küfür, isyan, kötülük onun ahlakı, tabiatı ve huyudur demektir.
9- "Toplanma günü için sizi topladığı zaman, işte o gün, kimin aklandığının açığa çıkacağı aldanma günüdür"
Ayette geçen "yevmutteğabun" un böyle isimlendirilmesi Allahu Teala'nm onu kullarından gizleyip sır yaptığından dolayı teğabun denilmiştir.
EI-Gabn: Gizlemek manasındadır. Meğabinul cesed ise göz önünde olmayan veya göze görünmeyen demektir.
Bey'e (alışveriş) el-ğabn: Arkadaşından gizlendiğinden veya ona görünmediğinden dolayı böyle denilmiştir.
Et-Teğabun'un, Kıyamet gününde Allah'ın onu gizli tutmamasından olması da caizdir.
Bilakis teğabun dünyada müminin emriyle kafir üzerinde olan durumdur.
Kafir veyahut zalim dünyada müminleri dünya meta'ıy-ia mazlumu ise, hakkını eksik vermekle ve malından bir şeyin gidip eksilmesiyle, aldattıklarını zannediyorlardı. Oysa mümin ve mazlum olanlar hakikatte, ahiret nimeti ve cezasıyla asıl onları aldatmışlardır. Böylece "el-Gabn" zanni ve hak olmak üzere iki kısımdır ve burada Tefaul babı üzerinde cereyan etmiştir.[2]
14- "Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan. Size düşman olanlarda vardır. Onlardan sakının..."
Çünkü onlar "eş ve çocuklar", onları hicretten alıkoyuyorlardı.[3]
Hakim'in nakledip sahih gördüğü, Tirmizi ve Tabera-ni'nin İbni Abbas'tan naklettikleri bir hadisi şerif meali şöyledir: Bu ayeti kerime, müslüman olan Mekke halkından bir grup hakkında inmiştir. Rasulullah'a (s.a.v.) gelmek istediler fakat eş ve çocukları kendilerini bırakıp Rasulu-lah'a gelmelerine karşı çıkıp engel olurlar. Bir müddet sonra Rasulullah'a (s.a.v.) geldikleri zaman, insanların dinde fa-kih olduklarını ve kendilerini cezalandıracaklarını gördükleri sırada bu ayeti celile nazil olmuştur:
"Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlarda vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız, bilin ki Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir."
Muhacirlerden bazıları şöyle demişti: Birgün Mekke'ye geri dönersem, ailemin beni hicretten alıkoyacaklarından ve önüme engel koyacaklarından, pek bana hayırları dokunmaz demişlerdi: Bunun üzerine onlarla müsafaha edilmesini ve kınamaktan yüzçevirmekle emrolundular. Böylece affetmek kalplerde olan kin ve öfkenin gitmesiyle ve yok olmasıyla hasıl olacaktı. Tıpkı rüzgarın izleri, yokedip sildiği gibi. Ayette geçen es-Safih: Kınamaktan yüz çevirmek, itab etmemektir.[4]
[1] İbni Abbas'tan nakledildiğine göre: Teğabun suresi Medine'de nazil oldu demiş.
[2] Hakim ve Tirmizl onu sahih görmüş ve Taberani'nİn İbni Abbas'tan çıkardıklarında şöyle demiş:
"Bu ayet:
"Ey îman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan, size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının"
Mekke ehlinden olup sonra teslim olan bir gurup hakkında nazil olmuştur. Nebi'ye (s.a.v.) gelmek istediler fakat onların eşleri ve çocukları onlara engei olup bırakmadılar Rasulullah'a (s.a.v.) geldiklerinde ise, insanları din hakkında fakiK olduklarını gördüler ve onlar, onîan cezalandırmak istediler ve bunun üzerine ayet nazil oidu.
"Ey İman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama afveder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız bilin kî Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir."
Müstedrek: 2/490; el-Aride: 12/207.
[3] Hakim ve Tirmizi onu sahih görmüş ve Taberani'nin İbni Abbas'tan çıkardıklarında şöyle demiş: Bu ayet "Ey iman edenler eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının!" Mekke ehlinden olup sonra teslim olan bir grup hakkında nazil olmuştur. Nebi'ye (s.a.v,) gelmek İstediler. Fakat onlann eşleri ve çocukları onlara engel olup bırakmadılar. Rasulullah'a (s.a.v.) geldiklerinde ise insanların din hakkında fakih olduklarını gördüler ve onlar onîan cezalandırmak istediler ve bunun üzerine ayet nazil oldu. Ey İman edenler eş-leririzden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının! Amam affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız, bilin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir," Müstedrek: 2/490, El-Aride: 12/207.
[4] Muhammed Ebu’l-Hasan En-Nisaburi, Vedehu’l Burhan, Tevhid Yayınları: 2/437-439.
İslami Okul Okulların En Önemlisi