Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Teğabun Suresi [1] - İslami Bilgiler - Vedeulburhan - 64. Sayfa

TEĞABUN SURESİ[1]

 

2- "Sizi yaratan odur. Böyle iken kiminiz kafir, kimi­niz mümindir"

• Ayette geçen Feminkum kafinin" şudur: "Yani küfür, is­yan, kötülük onun ahlakı, tabiatı ve huyudur demektir.

9- "Toplanma günü için sizi topladığı zaman, işte o gün, kimin aklandığının açığa çıkacağı aldanma günü­dür"

Ayette geçen "yevmutteğabun" un böyle isimlendirilme­si Allahu Teala'nm onu kullarından gizleyip sır yaptığından dolayı teğabun denilmiştir.

EI-Gabn: Gizlemek manasındadır. Meğabinul cesed ise göz önünde olmayan veya göze görünmeyen demektir.

Bey'e (alışveriş) el-ğabn: Arkadaşından gizlendiğinden veya ona görünmediğinden dolayı böyle denilmiştir.

Et-Teğabun'un, Kıyamet gününde Allah'ın onu gizli tutmamasından olması da caizdir.

Bilakis teğabun dünyada müminin emriyle kafir üzerin­de olan durumdur.

Kafir veyahut zalim dünyada müminleri dünya meta'ıy-ia mazlumu ise, hakkını eksik vermekle ve malından bir şe­yin gidip eksilmesiyle, aldattıklarını zannediyorlardı. Oysa mümin ve mazlum olanlar hakikatte, ahiret nimeti ve ceza­sıyla asıl onları aldatmışlardır. Böylece "el-Gabn" zanni ve hak olmak üzere iki kısımdır ve burada Tefaul babı üze­rinde cereyan etmiştir.[2]

14- "Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınız­dan. Size düşman olanlarda vardır. Onlardan sakının..."

Çünkü onlar "eş ve çocuklar", onları hicretten alıkoyu­yorlardı.[3]

Hakim'in nakledip sahih gördüğü, Tirmizi ve Tabera-ni'nin İbni Abbas'tan naklettikleri bir hadisi şerif meali şöyledir: Bu ayeti kerime, müslüman olan Mekke halkından bir grup hakkında inmiştir. Rasulullah'a (s.a.v.) gelmek is­tediler fakat eş ve çocukları kendilerini bırakıp Rasulu-lah'a gelmelerine karşı çıkıp engel olurlar. Bir müddet son­ra Rasulullah'a (s.a.v.) geldikleri zaman, insanların dinde fa-kih olduklarını ve kendilerini cezalandıracaklarını gördük­leri sırada bu ayeti celile nazil olmuştur:

"Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan si­ze düşman olanlarda vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve ba­ğışlarsanız, bilin ki Allah çok bağışlayan çok esirgeyen­dir."

Muhacirlerden bazıları şöyle demişti: Birgün Mekke'ye geri dönersem, ailemin beni hicretten alıkoyacaklarından ve önüme engel koyacaklarından, pek bana hayırları dokunmaz demişlerdi: Bunun üzerine onlarla müsafaha edilmesini ve kınamaktan yüzçevirmekle emrolundular. Böylece affet­mek kalplerde olan kin ve öfkenin gitmesiyle ve yok olma­sıyla hasıl olacaktı. Tıpkı rüzgarın izleri, yokedip sildiği gi­bi. Ayette geçen es-Safih: Kınamaktan yüz çevirmek, itab etmemektir.[4]

 



[1] İbni Abbas'tan nakledildiğine göre: Teğabun suresi Medi­ne'de nazil oldu demiş.

[2] Hakim ve Tirmizl onu sahih görmüş ve Taberani'nİn İbni Ab­bas'tan çıkardıklarında şöyle demiş:

"Bu ayet:

"Ey îman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan, size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının"

Mekke ehlinden olup sonra teslim olan bir gurup hakkında nazil ol­muştur. Nebi'ye (s.a.v.) gelmek istediler fakat onların eşleri ve çocukla­rı onlara engei olup bırakmadılar Rasulullah'a (s.a.v.) geldiklerinde ise, insanları din hakkında fakiK olduklarını gördüler ve onlar, onîan ceza­landırmak istediler ve bunun üzerine ayet nazil oidu.

"Ey İman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama afveder, kusurlarını baş­larına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız bilin kî Allah çok bağış­layan, çok esirgeyendir."

Müstedrek: 2/490; el-Aride: 12/207.

[3] Hakim ve Tirmizi onu sahih görmüş ve Taberani'nin İbni Ab­bas'tan çıkardıklarında şöyle demiş: Bu ayet "Ey iman edenler eş­lerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının!" Mekke ehlinden olup sonra teslim olan bir grup hakkında nazil olmuştur. Nebi'ye (s.a.v,) gelmek İstediler. Fakat onlann eşleri ve çocuk­ları onlara engel olup bırakmadılar. Rasulullah'a (s.a.v.) geldiklerinde ise insanların din hakkında fakih olduklarını gördüler ve onlar onîan ceza­landırmak istediler ve bunun üzerine ayet nazil oldu. Ey İman edenler eş-leririzden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının! Amam affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız, bilin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir," Müste­drek: 2/490, El-Aride: 12/207.

[4] Muhammed Ebu’l-Hasan En-Nisaburi, Vedehu’l Burhan, Tevhid Yayınları: 2/437-439.