Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Nuh Suresi [1] - İslami Bilgiler - Vedeulburhan - 71. Sayfa

NUH SURESİ[1]

 

3- "Bu takdirde Allah günahlarınızdan size bağışlar ye sizi muayyen bir vakte kadar azap çektirmeksizin ölüm anına dek geri bırakır."

Atfedilecek günahlardan kasıt geçmişte işledikleridir veyahut ta işledikleri günahlardan dolayı istiğfar talebinde bulunduklarıdır. Bırakılan muayyen vakit ise dünyadır.

3- "Şüphe yok ki Allah'ın takdir ettiği ecel (ölüm) gelince geri bırakılmaz; eğer bilseydiniz."

Mefhum olarak kıyamet gününden söz ediyor. Bir riva­yete göre birinci ecelden kasıt ölüm, ikinciden kasıt ise azaptır.

7- "Onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar ve elbi­selerine hüründüler"

Ayette geçen (Vesteğşev siyabehum)dan kasıt elbisele­rine bürünüp örtünmeleridir. Bununla şu amaç güdülmüştür. Bir daha seni ne görelim nede kulağımız seni duysun.

8- "Sonra ben, onları aşikare olarak (tevbeye) çağır­dım."

Şu şekilde onları her türlü tevbe çeşitlerine çağırdı. On­ları; dağınık guruplar halinde gizlice teker teker ve çeşitli eğ­lence, toplantı ve ayan beyan aşikar olan mevki ve makam­larda açıkça davet etmiştir.[2]

14- "Oysa sizi türlü türlü merhalelerden geçirerek o yaratmıştır."

Ayette geçen (etvara)dan kasıt türlü türlü, merhaleler demektir ki bunlar şöyle olmuştur: İlk önce nutfe halinde, sonra kan pıhtısı, soma et parçası, sonra emzikli bir bebek sonra çocukluk hali, sonra yavaş yavaş yetişmiş yirmi yaşına gelmiş delikanlı sonra genç yetenekli ve kuvvetli bir ki­şi, sonra olgunlaşmış ve yaşlanmış bir kişi sonra kamburla-şan halden düşmüş bir piri fani[3], en sonunda da ölümü ya­kınlaşmış gitmek üzere olan fakat siz bir ihtiyar[4] yaşlı in­sandır.

16- "Ayı içlerinde bir nur kıldı."

İbni Abbas'tan nakledilen rivayete göre ayın iki yönü var­dır. Bir yönüyle yeryüzünü diğer yönüylede semayı (göğü) aydınlatır.

16- "Güneşi de kıldı bir kandil"

Ayetteki mefhum manası ayın ışığım, güneşten aldığının bir işareti vardır, şöyleki: Güneş kandilin kendisi olarak nitelendirilmiş, ay ise güneşin bir aydınlık ve nuru mesabe­sinde kılınmıştır.

17-  "Allah, sizi de yerden otu bitirir gibi bitirmiş­tir."

Yani aslınızı çamurdan ve gıdanızı da, yerden biten ne­batatlarda kılmıştır.

26- "Nuh, şöyle demişti: Ey Rabbim! Kafirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma."

Ayetteki mefhum şudur: Yeryüzünde dolaşan hiçbir ka­fir bırakma.[5]

Deyyar kelimesi (ed-Deveran)dan türetilip yapılmış bir fiildir.[6]

 



[1] İbni Abbas'tan nakledildiğine göre Nuh suresi Mekke'de nazil olmuştur.

[2] Ama her seferinde karşı çıkıp alay etmişlerdir. (Mütercim)

[3] Kesreyle el-Himmu: Kamburlaşmış yaşlı diri fani, cemi, eh-mam'dır,

[4] Et-Hidm: Him gibi halden düşmüş büyük yaşlı kişidir. El-AcUz'ul-Muteheddimetu: Yaşlanmış piri fanidir.

[5] Katede'den n tkledilen bir rivayete göre: Allahu Teala Nuh'a hali hazırda kendisine iman edenlerin dışında kimsenin iman etmeyece­ğini bildirdiği ana kaçar onlara beddua etmemiştir ve bu andan sonra bed­dua etmiştir ve daha sonra şu şekilde genel bir duada bulunmuştur:

"Rabbim! Benî, anamı babamı, İman etmiş olarak evime girmiş olanları, iman sahibi erkekleri ve kadınları bağışla. Zalimlerinde an­cak helakini arttır."                                                    (Nuh: 71/28)

[6] Muhammed Ebu’l-Hasan En-Nisaburi, Vedehu’l Burhan, Tevhid Yayınları: 2/469-470.