Muzemmıl Suresi [1] - İslami Bilgiler - Vedeulburhan - 73. Sayfa
MUZEMMIL SURESİ[1]
1- "Ey örtünüp bürünen."
Ayette geçen "el-muzemmilu" mm aslı el-mutezemmi-lu'dur. Örtüp bürünendir. El-Müddesir ve el-Mutedessir de bunun misalidir. Tezemmele ve tedessere Örtü veya elbiseyi üzerine kapatmak veya örtmektir. İmriu'1-Kays şiirde şöyle demiş:
"Örtüye bürünmüş duruyor."[2]
2- "Gece kalk ancak birazı müstesna."
Ayette geçen "kumi'Heyle" cins isim olduğundan gecenin tümü demektir. (îlla kalilen) ise gecelerin bir kısımmı. Yani (birazı müstesna). Müslümanlar geceleri ihya için bu minval üzere bir sene ibadetlerine devam ettiler ve daha sonra surenin sonundaki bu ayetle ruhsat şu şekilde verildi:
"Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun"[3]
4- "Yahut o yarının üzerine ilave et. Kur'an'ı da yavaş ve açık olarak güzelce tane tane oku."
Ayette geçen "rettil" açık güzel ve tane tane açık bir şekilde okumaktır.
5- "Çünkü biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz."
6- "Şüphesiz gece kalkışı sağlam bir kıraate daha elverişlidir."
Ayette geçen "irine naşi'etel-leyli" den kasıt gece kılınan namazdır. Bir rivayete göre gece kalkılan saat veya anlardır.
Ayette geçen "vat'en"[4] kelimesinden "vitaen"dir. Bu kelime "el-Muvataetu" gibi mastardır. El-Vifak ve el-Muva-feketu misallerinde olduğu gibi. Buna göre mana şöyledir: Gece kalkıp ibadet etmen, kalbinin, hareket, amel ve lisanına uygunluğu veya yatkınlığı bakımından daha elverişlidir.
Bir rivayete göre manası şöyledir: Geceleyin hıfzına girecek olan Kur'an ayetleri daha güzel ve uygun bir şekilde kalbinde yer eder ve şundan dolayı: Mekanında senden başka kimse olmadığından veya tenha olduğundan kavrayıp anlamak için daha iyi bir fırsattır. "Vat'en"in tefsiri de böyledir.
7- "Zira gündüz vakti, sana uzun bir meşguliyet vardır."
Yani çalışmak ve istirahat etmek için boş vakit çoktur. "Es-Sebhu" hareket kolaylığıdır.
8- "Rabbinin adını an. Mutlak ihlas ile O'na yönel." Yani herşeyi düşünmeyi bırak ona ibadete yönelip dur.[5] "Öyleyse sadece onun himayesine sığın." Ayetteki "fettehizhu vekilen" onu yardım edecek bir veli edin demektir.
12- "Zira bizim yanımızda bukağılar (boyunduruklar) ve ateş vardır."
Ayette geçen "enkalen" boyunduruk veya bukağı demektir müredi nikl gelir. .
13- "Bîr de boğaza takılıp kalan bir yiyecek var."
Ayette geçen (zağusse)den kasıt yutarken gırtlağa takılıp ne giren ne de çıkan yemektir.
14- "Dağlar çöküntü ile akıp giden kum yığınına döner."
Ayette geçen "kesiben mehilen" akıcı olan kum demektir. Ve mef'uldur. Mesela hütu'r-remle: Kum yığının altının hareket ettirilip üstünden akıp gitmesidir.
16- "Biz de onu şiddetli bir azapla yakalayıverdik." Ayette geçen "ahzen vebile" dan kasıt şiddetli ve çetin bir
şekilde demektir.
17- "Çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek o günden kendinizi nasıl koruyabileceksiniz?"
Ayetteki bu anlam: İşin zor ve çetin olacağına bir alamettir. Yani onlar kırılıp dökülmede kuvvetlerinin güçlerinin zayıflamasında ihtiyarlar gibidir.
18- "Gökyüzü bile onunla (onun dehşetiyle) yarıla-caktır..."
Ayette geçen "semau" kelimesi müzekker de müennes te getirilebilir.923
Ferezdak şöyle dedi:
"Şayet bir grup ona semayı kaldırsaydı, bulutlarla birlikte semaya ilhak olurduk."[6]
20- "Gece ve gündüz (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) oIçup, bjçen Allah'tır. O sizin bunu sayamayacağınızı bildiği ıçm, sizi bağışladı."
yani gecenin yarısını ve üçte birini sayamayacağını bil-dıgı için, sızı bağışladı demektir.[7]
[1] İbni Dureys, İbnİ Murdeveyh ve Beyhaki'nin İbni Abbas'tan naklettiklerine göre Müzemmil suresi Mekke'de nazil oldu demiş.
[2] Beytin tamamı: eban, bir felaketin ve karşı karşıya kalmış gibiydi. İnsanların çoğu ise örtüye bürünmüş druyordu.
Bu şiir onun muallakatındandır. Şerh Muallakat Nahhas'ın: 1/47; Divanı: 122; Muğni Lebib: 669. Bir kısmı Kurtubi'de: 19/32.
[3] İbni Ebu Şeybe Taberani ve Hakim'in (2/504) sahih görüp İbni Abbas'tan çıkardıklarına göre şöyle demiş:
"Müzemmil suresinin ilk ayetleri indiğinde Ramazan ayında geceleri bir müddet kalkıp ibadet ediyorlardı ta ki surenin son ayetleri gelene dek bu hal devam etti. Evveliyle sonu arasında bir yıl geçti.
[4] Bu Ebu Amr ve İbni Amir eş-Şami'nin kıraatidir. Diğerleri ise (vat'en) okumuşlar.
[5] Ebu Arar şöyle dedi:
"Essemau munfatiretun". Böylece sonundan "ha"yı atmış oldu. Çü-nü onun mecazı (tavan) yani es-Sakf tır. Bir grup şöyle dedi:
"Arpalar, müennesten müstağni olmak için (ha)'yı atarlar. Muhretun Damirun ve İmreetun Talikun'da olduğu gibi. Mecaz'ul-Kur'an: 2/27'4.
[6] Beyit Tefsir'ul-Kurtubi: 19/51. Tahkikçi nisbet etmemiş. Ruh'ul-Meani: 29/110; Bahr'ul-Muhitı 8/365; Mean'il-Kur'an: 3/199. Ma-hakkik nisbet etmemiş. Divanı: 91. Tasti, Mesail'inde, İbni Abbas'tan naklettiğine göre Nafi b. Ezrak ona şu ayet hakkında (Munfeürun bihi) sorduğunda şöyle dedi:
"Kıyamet gününün korkusundan parçalanır. Nafi:
"Araplar bunu biliyor mu?" dedi. O da:
"Evet, sen şairin sözünü duymadın mu?" der.
"Onları ustalıkla, maharetle sağlamlaştırdı ta ki gece dönüp onu yardı."
[7] Muhammed Ebu’l-Hasan En-Nisaburi, Vedehu’l Burhan, Tevhid Yayınları: 2/478-481.
İslami Okul Okulların En Önemlisi