Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muzemmıl Suresi [1] - İslami Bilgiler - Vedeulburhan - 73. Sayfa

MUZEMMIL SURESİ[1]

 

1- "Ey örtünüp bürünen."

Ayette geçen "el-muzemmilu" mm aslı el-mutezemmi-lu'dur. Örtüp bürünendir. El-Müddesir ve el-Mutedessir de bunun misalidir. Tezemmele ve tedessere Örtü veya elbise­yi üzerine kapatmak veya örtmektir. İmriu'1-Kays şiirde şöyle demiş:

"Örtüye bürünmüş duruyor."[2]

2- "Gece kalk ancak birazı müstesna."

Ayette geçen "kumi'Heyle" cins isim olduğundan gece­nin tümü demektir. (îlla kalilen) ise gecelerin bir kısımmı. Yani (birazı müstesna). Müslümanlar geceleri ihya için bu minval üzere bir sene ibadetlerine devam ettiler ve daha son­ra surenin sonundaki bu ayetle ruhsat şu şekilde verildi:

"Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun"[3]

4- "Yahut o yarının üzerine ilave et. Kur'an'ı da ya­vaş ve açık olarak güzelce tane tane oku."

Ayette geçen "rettil" açık güzel ve tane tane açık bir şe­kilde okumaktır.

5- "Çünkü biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz."

6- "Şüphesiz gece kalkışı sağlam bir kıraate daha el­verişlidir."

Ayette geçen "irine naşi'etel-leyli" den kasıt gece kılınan namazdır. Bir rivayete göre gece kalkılan saat veya anlar­dır.

Ayette geçen "vat'en"[4] kelimesinden "vitaen"dir. Bu ke­lime "el-Muvataetu" gibi mastardır. El-Vifak ve el-Muva-feketu misallerinde olduğu gibi. Buna göre mana şöyledir: Gece kalkıp ibadet etmen, kalbinin, hareket, amel ve lisanı­na uygunluğu veya yatkınlığı bakımından daha elverişlidir.

Bir rivayete göre manası şöyledir: Geceleyin hıfzına gi­recek olan Kur'an ayetleri daha güzel ve uygun bir şekilde kalbinde yer eder ve şundan dolayı: Mekanında senden baş­ka kimse olmadığından veya tenha olduğundan kavrayıp anlamak için daha iyi bir fırsattır. "Vat'en"in tefsiri de böy­ledir.

7- "Zira gündüz vakti, sana uzun bir meşguliyet var­dır."

Yani çalışmak ve istirahat etmek için boş vakit çoktur. "Es-Sebhu" hareket kolaylığıdır.

8- "Rabbinin adını an. Mutlak ihlas ile O'na yönel." Yani herşeyi düşünmeyi bırak ona ibadete yönelip dur.[5] "Öyleyse sadece onun himayesine sığın." Ayetteki "fettehizhu vekilen" onu yardım edecek bir ve­li edin demektir.

12-  "Zira bizim yanımızda bukağılar (boyunduruk­lar) ve ateş vardır."

Ayette geçen "enkalen" boyunduruk veya bukağı de­mektir müredi nikl gelir.          .

13- "Bîr de boğaza takılıp kalan bir yiyecek var."

Ayette geçen (zağusse)den kasıt yutarken gırtlağa takı­lıp ne giren ne de çıkan yemektir.

14- "Dağlar çöküntü ile akıp giden kum yığınına dö­ner."

Ayette geçen "kesiben mehilen" akıcı olan kum demek­tir. Ve mef'uldur. Mesela hütu'r-remle: Kum yığının altının hareket ettirilip üstünden akıp gitmesidir.

16- "Biz de onu şiddetli bir azapla yakalayıverdik." Ayette geçen "ahzen vebile" dan kasıt şiddetli ve çetin bir

şekilde demektir.

17- "Çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek o günden kendinizi nasıl koruyabileceksiniz?"

Ayetteki bu anlam: İşin zor ve çetin olacağına bir alamet­tir. Yani onlar kırılıp dökülmede kuvvetlerinin güçlerinin za­yıflamasında ihtiyarlar gibidir.

18-  "Gökyüzü bile onunla (onun dehşetiyle) yarıla-caktır..."

Ayette geçen "semau" kelimesi müzekker de müennes te getirilebilir.923

Ferezdak şöyle dedi:

"Şayet bir grup ona semayı kaldırsaydı, bulutlarla birlik­te semaya ilhak olurduk."[6]

20- "Gece ve gündüz (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) oIçup, bjçen Allah'tır. O sizin bunu sayamayacağınızı bildiği ıçm, sizi bağışladı."

yani gecenin yarısını ve üçte birini sayamayacağını bil-dıgı için, sızı bağışladı demektir.[7]

 



[1] İbni Dureys, İbnİ Murdeveyh ve Beyhaki'nin İbni Abbas'tan naklettiklerine göre Müzemmil suresi Mekke'de nazil oldu demiş.

[2] Beytin tamamı: eban, bir felaketin ve karşı karşıya kalmış gi­biydi. İnsanların çoğu ise örtüye bürünmüş druyordu.

Bu şiir onun muallakatındandır. Şerh Muallakat Nahhas'ın: 1/47; Divanı: 122; Muğni Lebib: 669. Bir kısmı Kurtubi'de: 19/32.

[3] İbni Ebu Şeybe Taberani ve Hakim'in (2/504) sahih görüp İb­ni Abbas'tan çıkardıklarına göre şöyle demiş:

"Müzemmil suresinin ilk ayetleri indiğinde Ramazan ayında gecele­ri bir müddet kalkıp ibadet ediyorlardı ta ki surenin son ayetleri gelene dek bu hal devam etti. Evveliyle sonu arasında bir yıl geçti.

[4] Bu Ebu Amr ve İbni Amir eş-Şami'nin kıraatidir. Diğerleri ise (vat'en) okumuşlar.

[5] Ebu Arar şöyle dedi:

"Essemau munfatiretun". Böylece sonundan "ha"yı atmış oldu. Çü-nü onun mecazı (tavan) yani es-Sakf tır. Bir grup şöyle dedi:

"Arpalar, müennesten müstağni olmak için (ha)'yı atarlar. Muhretun Damirun ve İmreetun Talikun'da olduğu gibi. Mecaz'ul-Kur'an: 2/27'4.

[6] Beyit Tefsir'ul-Kurtubi: 19/51. Tahkikçi nisbet etmemiş. Ruh'ul-Meani: 29/110; Bahr'ul-Muhitı 8/365; Mean'il-Kur'an: 3/199. Ma-hakkik nisbet etmemiş. Divanı: 91. Tasti, Mesail'inde, İbni Abbas'tan nak­lettiğine göre Nafi b. Ezrak ona şu ayet hakkında (Munfeürun bihi) sor­duğunda şöyle dedi:

"Kıyamet gününün korkusundan parçalanır. Nafi:

"Araplar bunu biliyor mu?" dedi. O da:

"Evet, sen şairin sözünü duymadın mu?" der.

"Onları ustalıkla, maharetle sağlamlaştırdı ta ki gece dönüp onu yardı."

[7] Muhammed Ebu’l-Hasan En-Nisaburi, Vedehu’l Burhan, Tevhid Yayınları: 2/478-481.