Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Nazıat Suresi [1] - İslami Bilgiler - Vedeulburhan - 79. Sayfa

NAZIAT SURESİ[1]

 

1- "Kasem olun, derinliklerden şiddetli çıkaranlara."

Ayette geçen fnaziat) tan kasıt: Meleklerin ruhları kab-zedip almalarıdır. "Garkan" ise şiddetle çekip çıkarmaktır.

2- "O usulcacık yavaşça çekenlere yemin olsun." Ayetteki mefhum şudur: İplerin sökülüp alındığı gibi,

meleklerin ruhları yumuşak bir şekilde almalarıdır.

3- "Yemin olsun, kolayca yüzüp gidenfere." Ayette geçen (es-Sabihat) tan kasıt, meleklerin suda

yüzer gibi, semadan kolayca süratle inmeleridir. Bir ri­vayete göre yıldız ve gezegenlerin gökyüzünün boşluğun­da yüzüp gitmeleri veya akmalarıdır. Bir rivayete göre gemilerin denizlerde yüzmeleridir. Bir görüşe göre de asil yarış atlarının suda yüzer gibi akıp gitmeleridir.

4- "Yemin olsun, koşup yarış edenlere."

Ayetteki mefhum şudur, meleklerin, peygamberlere vahy getirmekle, şeytanları, koşarak geçmeleridir. Bir rivayete göre Allah'ın takdir ettiği ölümün yarış edercesine geç­mesidir.

6- "O gün birinci sura üflemenin şiddetiyle o kainatı sarstığı zaman."

Birinci sura üfrülüşte bütün diriler ölür.

7- "Onu, ikinci üflemenin takip ettiği günde."

O ikinci üfürülüşle bütün Ölüleri diriltir. Sanki onlar ilk önceden beri suveriyi takip edip duruyorlarmış gibi bir konumundadırlar.

8- "İnkarcı kalpler, o gün ürperip hoplar yerinden." Ayette geçen "vacifetun" korkudan olan titreyiştir. El-Ve-

cif kelimesi yürümek için kullanıldığı zaman hızlı, süratli yürümek anlamını taşır.

10- "Öldükten sonra biz, dünyadaki ilk halimize dön­dürülecek miyiz derler."

Ayetteki mefhum: İlk evvelki haldir. (Recaa fi hafireti-hi) demek; ilk gittiği yola yordama gitmektir.

11- "Çürüyüp ufalanmış kemikler olduğumuz zaman mı? derler."

Yani toz haline gelmiş dağınık haldir. (Nafiheretun) çürüyüp uflanmış içi boş kemiklerdir. (En-Nehire) ise savt (ses)tır.

14- "İşte o sayhadan sonra birden bire insanlar ken­dilerini yeryüzünde buluverirler."

İşte o yeryüzü kıyamet günün yeryüzüdür.[2] Ve orası: Eriha dağı ve Hassan doğları arasında olan bir mevkidir mıntıkadır ki Allahu Teala orayı (istediği)[3] yere uzatarak çekip götürür,

(es-sahire) diye isimlendirilmesi orada herhangi bir kararlılık ve uyku olmadığından dolayıdır.

Es-Sahiretu: Bu konumun dışında bir yerde olsa şu anlamı ifade eder. Uyku manasına gelse de menfi bir yol veya yön­teme göre yeryüzü sayılır. Ferra'ya göre burası yer­yüzüdür.[4]

Huzeli şöyle dedi:

"Ve asır'ın akışı ve olayları üzerine istedikleri muğalyan ağacının semeresi bol ve sarmaşık halde baki kalmaz. Yer­yüzünde bu bitkiler yeşerip çıkarlar. Öyleki bitip çıkan ve yükselen bu bitkinin tam bir nekat olması sanki, karanlık gecenin sedefleridir."[5]

29-  "Gecesini kararttı karanlık yaptı ve gündüzünü ağarttı aydınlık yaptı."

Ayette geçen (Ağteşe leyleha) dan kasıt geceyi karanlık

yapmasıdır.

30- "Ondan sonra yer küreyi elips şeklinde söbüleş-

tirdi ve döşedi."

Ayette geçen (ba'de) harfi ma'a (beraberlik) ifade eder. (Dehana) ise; döşemek manasındadır.

34- "Fakat o herşeyi alt üst eden büyük felaket geldiği vakit."

Ayette geçen (tametul kübra) büyük felaket afet manasındadır.[6]

 



[1] İbni Abbas'tan nakledildiğine göre Naizat Suresi Mekke'de nazil oldu demiş.

[2] Mucem'ul-Buldan: 3/180.

[3] Mahtutadan düşmüştür. Tefsiri Kurtubi'dedir: 19/200.

[4] Mean'il-Kur'an: 3/232.

[5] iki beyit Emal'il-Murteda: 1/124; Hamaset'ul-Bahteri: 270. İk­isi de Ebu Bekir Huzeli 'nindir. Şeîh Eşar'ul-Huzeliyin: 3/11090. İkinci beyit Tefsir'ul-Kurtubi: 19/199. El-Lisan sehere. Mahtutada (yerted-nej'nin yerine (yertedune) gelmiş hatadır. Kubbun: İnce belli ve yakann-Iı. Mubrim: Semeresi çıkandır. EI-Burmetu: Muğaylan ağacı,meyvesi. El-Cemim: Çıkıp biraz yükselen nebattır. Arnim: Tam olan nebattır.

[6] Muhammed Ebu’l-Hasan En-Nisaburi, Vedehu’l Burhan, Tevhid Yayınları: 2/510-512.