Nazıat Suresi [1] - İslami Bilgiler - Vedeulburhan - 79. Sayfa
NAZIAT SURESİ[1]
1- "Kasem olun, derinliklerden şiddetli çıkaranlara."
Ayette geçen fnaziat) tan kasıt: Meleklerin ruhları kab-zedip almalarıdır. "Garkan" ise şiddetle çekip çıkarmaktır.
2- "O usulcacık yavaşça çekenlere yemin olsun." Ayetteki mefhum şudur: İplerin sökülüp alındığı gibi,
meleklerin ruhları yumuşak bir şekilde almalarıdır.
3- "Yemin olsun, kolayca yüzüp gidenfere." Ayette geçen (es-Sabihat) tan kasıt, meleklerin suda
yüzer gibi, semadan kolayca süratle inmeleridir. Bir rivayete göre yıldız ve gezegenlerin gökyüzünün boşluğunda yüzüp gitmeleri veya akmalarıdır. Bir rivayete göre gemilerin denizlerde yüzmeleridir. Bir görüşe göre de asil yarış atlarının suda yüzer gibi akıp gitmeleridir.
4- "Yemin olsun, koşup yarış edenlere."
Ayetteki mefhum şudur, meleklerin, peygamberlere vahy getirmekle, şeytanları, koşarak geçmeleridir. Bir rivayete göre Allah'ın takdir ettiği ölümün yarış edercesine geçmesidir.
6- "O gün birinci sura üflemenin şiddetiyle o kainatı sarstığı zaman."
Birinci sura üfrülüşte bütün diriler ölür.
7- "Onu, ikinci üflemenin takip ettiği günde."
O ikinci üfürülüşle bütün Ölüleri diriltir. Sanki onlar ilk önceden beri suveriyi takip edip duruyorlarmış gibi bir konumundadırlar.
8- "İnkarcı kalpler, o gün ürperip hoplar yerinden." Ayette geçen "vacifetun" korkudan olan titreyiştir. El-Ve-
cif kelimesi yürümek için kullanıldığı zaman hızlı, süratli yürümek anlamını taşır.
10- "Öldükten sonra biz, dünyadaki ilk halimize döndürülecek miyiz derler."
Ayetteki mefhum: İlk evvelki haldir. (Recaa fi hafireti-hi) demek; ilk gittiği yola yordama gitmektir.
11- "Çürüyüp ufalanmış kemikler olduğumuz zaman mı? derler."
Yani toz haline gelmiş dağınık haldir. (Nafiheretun) çürüyüp uflanmış içi boş kemiklerdir. (En-Nehire) ise savt (ses)tır.
14- "İşte o sayhadan sonra birden bire insanlar kendilerini yeryüzünde buluverirler."
İşte o yeryüzü kıyamet günün yeryüzüdür.[2] Ve orası: Eriha dağı ve Hassan doğları arasında olan bir mevkidir mıntıkadır ki Allahu Teala orayı (istediği)[3] yere uzatarak çekip götürür,
(es-sahire) diye isimlendirilmesi orada herhangi bir kararlılık ve uyku olmadığından dolayıdır.
Es-Sahiretu: Bu konumun dışında bir yerde olsa şu anlamı ifade eder. Uyku manasına gelse de menfi bir yol veya yönteme göre yeryüzü sayılır. Ferra'ya göre burası yeryüzüdür.[4]
Huzeli şöyle dedi:
"Ve asır'ın akışı ve olayları üzerine istedikleri muğalyan ağacının semeresi bol ve sarmaşık halde baki kalmaz. Yeryüzünde bu bitkiler yeşerip çıkarlar. Öyleki bitip çıkan ve yükselen bu bitkinin tam bir nekat olması sanki, karanlık gecenin sedefleridir."[5]
29- "Gecesini kararttı karanlık yaptı ve gündüzünü ağarttı aydınlık yaptı."
Ayette geçen (Ağteşe leyleha) dan kasıt geceyi karanlık
yapmasıdır.
30- "Ondan sonra yer küreyi elips şeklinde söbüleş-
tirdi ve döşedi."
Ayette geçen (ba'de) harfi ma'a (beraberlik) ifade eder. (Dehana) ise; döşemek manasındadır.
34- "Fakat o herşeyi alt üst eden büyük felaket geldiği vakit."
Ayette geçen (tametul kübra) büyük felaket afet manasındadır.[6]
[1] İbni Abbas'tan nakledildiğine göre Naizat Suresi Mekke'de nazil oldu demiş.
[2] Mucem'ul-Buldan: 3/180.
[3] Mahtutadan düşmüştür. Tefsiri Kurtubi'dedir: 19/200.
[4] Mean'il-Kur'an: 3/232.
[5] iki beyit Emal'il-Murteda: 1/124; Hamaset'ul-Bahteri: 270. İkisi de Ebu Bekir Huzeli 'nindir. Şeîh Eşar'ul-Huzeliyin: 3/11090. İkinci beyit Tefsir'ul-Kurtubi: 19/199. El-Lisan sehere. Mahtutada (yerted-nej'nin yerine (yertedune) gelmiş hatadır. Kubbun: İnce belli ve yakann-Iı. Mubrim: Semeresi çıkandır. EI-Burmetu: Muğaylan ağacı,meyvesi. El-Cemim: Çıkıp biraz yükselen nebattır. Arnim: Tam olan nebattır.
[6] Muhammed Ebu’l-Hasan En-Nisaburi, Vedehu’l Burhan, Tevhid Yayınları: 2/510-512.
İslami Okul Okulların En Önemlisi