Onikincı Bölüm - İslam Tarihi - Ashabindilinden - 13. Sayfa
Rasulullah'ın Bir Ayda Ne Kadar Oruç Tuttuğu Ve Ne Kadar Tutmadığı
Rasulullahın Her Ay Üç Gün Oruç Tuttuğu
Rasulullahın Pazartesi Ve Perşembe Günü Oruç Tutması
Rasulullahen Şaban Ayında Tuttuğu Oruç
Rasulullah Orucunu Ne İle Açardı?
Rasulullahın Bir Topluluğun Yanında İftar Edince Okuduğu Dua
Ramazanın Son On Gününde Rasulullah'ın (İbadete Daha Fazla) Gayret Göstermesi
Rasulullahın Ramazanın Son On Gününde İtikafa Girmesi
Rasulullahın Ramazan Bayramında Dışarı Çıkmadan Önce Bir Şey Yemesi
Bayram Günü, Rasulullah'ın Önünde Harbenin (Kısa Mızrağın) Taşınması
Rasulullahın Bayram Namazında Getirdiği Tekbirlerin Sayısı
Rasulullah'ın Bayram Günü Yolunu Değiştirmesi
III- RASULULLÂH'IN ORUCU
Rasulullah'ın Bir Ayda Ne Kadar Oruç Tuttuğu Ve Ne Kadar Tutmadığı
957) Enes şöyle demiştir:
"Rasulullah (s.a.v.) o derece oruç tutardı ki, artık o orucu hiç bırakmayacak denilirdi, bazan da, orucu öyle bırakırdı ki, artık hiç oruç tutmayacak denilirdi."[1]
958) Said İbn Cubeyr, îbn Abbas'ın şu sözünü nakletti:
"Rasulullah (s.a.v.), Artık orucu hiç bırakmayacak deninceye kadar oruç tutardı. Bazan da, artık o oruç tutmak istemiyor deyinceye kadar orucu bırakırdı. Medine'ye göç ettikten sonra O, Ramazan'dan başka hiçbir ayı tam olarak oruçlu geçirmemiştir."[2]
959) Enes'e, Peygamber'in orucu sorulduğunda şöyle derdi:
"Peygamber (s.a.v.), aydan (günlerce) oruç tutardı ki, o ayın orucunu bozmak istemediği zannedilirdi ve (günlerce) yerdi ki, o aydan hiçbir gün oruç tutmayacağı zannedilirdi. O'nu, geceleyin namazda görmek istesen mutlaka namazda görürdün. Uykuda görmek istesen mutlaka uykuda görürdün."[3]
Rasulullahın Her Ay Üç Gün Oruç Tuttuğu
960) Abdullah şunu anlattı:
"Rasulullah her ayın başından üç gün oruç tutardı."[4]
961) Muaze şunu anlattı: Aişe'ye:
-Rasulullah'ın (s.a.v.) her aydan üç gün oruç tutması adeti miydi? diye sordum. Aişe:
-Evet, dedi. Ben
-Bu üç gün, ayın neresinde idi? dedim. Aişe:
-Ayın neresinde (hangi günlerinde) olduğuna önem vermezdi.[5]
962) İbn Ömer şöyle anlattı:
"Rasulullah (s.a.v.) her aydan, üç gün oruç tutardı: Ayın başındaki pazartesi ve onu takip eden perşembe ve ondan sonra gelen perşembe.[6]
Rasulullahın Pazartesi Ve Perşembe Günü Oruç Tutması
963) Hz. Aişe'ye Rasulullah'ın (s.a.v.) (nafile) orucu hakkında soruldu. O da şöyle cevap verdi:
"Rasulullah (s.a.v.) pazartesi ve perşembe günlerini taharri ederdi (arardı).' [7]
964) Usam9 îbn Zeyd şunu anlattı:
"Rasulullah (s.a.v.), günlerce peşpeşe oruç tutar, artık orucu hiç bırakmayacak denilir. Günlerce oruç tutmaz, o zaman da neredeyse hiç oruç tutmayacak denilirdi. Ancak, cuma günü de olmak üzere, oruç tuttuğu günler arasında ister yer alsın, ister yer almasın, o iki günde orucunu tutardı.[8] Ben:
-Ya Rasulellah! Sen, hiç bırakmayacakmış gibi oruç tutuyorsun, iki gün hariç, hiç oruç tutmayacakmış gibi oruç tutuyorsun. Sen, o iki gün, devamlı oruçlu olduğun günler arasında olsa da, olmasa da o günlerde oruç tutuyorsun, dedim. Rasulullah (s.a.v.):
- "O iki gün hangi günlerdir?" dedi. Ben:
- Pazartesi ve perşembe, dedim. Rasulullah (s.a.v.):
- "Bu iki gün, amellerin alemlerin Rabbi'ne arzedildiği gündür. Ben, amelimin oruçluyken arzedilmesini severim" dedi.
965) Ebu Hureyre rivayet etti: Peygamber şöyle buyurdu:
"Ameller, pazartesi ve perşembe günleri arzedilir. Ben amelimi, o-ruçluyken arzedilmesini severim."[9]
966) Hafsa şöyle dedi:
"Peygamber (s.a.v.) pazartesi ve perşembe günleri oruç tutardı."[10]
Rasulullahen Şaban Ayında Tuttuğu Oruç
967) Hz. Aişe şöyle dedi:
"Rasulullah senenin hiçbir ayında Şaban ayındakinden daha fazla oruç tutmaz, Şaban ayını tamamen oruçlu geçirirdi."[11]
968) Hz. Aişe şunu söyledi:
"Rasulullah (s.a.v.) Şaban aynıda oruç tutardı."[12]
969) Usame îbn Zeyd şöyle anlattı:
Rasulullah (s.a.v.), Şaban ayında tuttuğu oruç kadar hiçbir ayda oruç tutmazdı.
-Ya Rasulellah! Şaban'da tuttuğunuz kadar hiçbir ayda oruç tutmuyorsun? dedim. Rasulullah (s.a.v.):
- "Bu, Receb'le Şaban arasında, halkın faziletinden gafil olduğu ve amellerin alemlerin Rabbi'ne onda yükseltildiği (arzedildiği) bir aydır. Ben amelimin oruçluyken arzedilmesini istiyorum" cevabım verdi.[13]
970) Ummu Seleme şöyle dedi:
"Rasulullah'm (s.a.v.) peşpeşe iki ay oruç tuttuğunu görmedim. Ancak Şaban'ı Ramazan'a eklerdi."[14]
Rasulullahın Visal Orucu[15]
971) Enes şunu anlattı:
Rasulullah (s.a.v.) visal orucu tutmağa başladı. Bu, ayın sonuna rastlamıştı. Ashabından bazıları da visal orucuna başladılar. Bunun ü-zerine Rasulullah (s.a.v.):
"Bazılarına ne oluyor da, visal orucu tutuyorlar. Şüphesiz, siz benim gibi değilsiniz. Vallahi, eğer ay uzamış olsaydı, size öyle bir visal o-rucu tuttururdum ki, bu işin derinliğine dalanlar ondan vazgeçerlerdi" dedi.[16]
972) Enes şöyle dedi:
Rasulullah (s.a.v.) visal orucu tuttu. Bazıları da visal orucu tuttular. Rasulullah (s.a.v.):
- "Ben sizin gibi değilim. Çünkü ben, Rabbi'min beni doyurup susuzluğumu giderdiği halde olurum" dedi.[17]
Rasulullah Orucunu Ne İle Açardı?
973) Enes şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.v.) orucunu namazdan önce bir kaç rutab (yaş hurma) ile, rutab bulunmazsa birkaç hurmayla ve hurma da bulunmazsa, birkaç yudum su içerek açardı."[18]
Rasulullahın Bir Topluluğun Yanında İftar Edince Okuduğu Dua
974) Enes şunu anlattı:
Peygamber (s.a.v.), bir ailenin yanında iftar ettiğinde onlara şöyle derdi:
- "Sizin evinizde oruçlular, oruçlarını açsınlar, yemeğinizi ebrar (iyiler) yesinler, melekler size salât etsinler."[19]
Ramazanın Son On Gününde Rasulullah'ın (İbadete Daha Fazla) Gayret Göstermesi
975) Hz. Aişe şöyle dedi:
"Rasulullan (s.a.v.), vefat edinceye kadar, Ramazan'm son on gününde gayret gösterir, geceleri ihya eder, ailesini uyandırır ve paçaları sıvardı."[20]
976) Hz. Aişe şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.v.) Ramazan'dan on gün kaldığında, paçaları sıvar (daha fazla gayret gösterir) ve ailesinden ayrılırdı."[21]
Rasulullahın Ramazanın Son On Gününde İtikafa Girmesi
977) Hz. Aişe şunu rivayet etti:
"Peygamber (s.a.v.) Allah Ta'âlâ ruhunu alıncaya kadar (ölünceye kadar), Ramazan'm son on gününde itikafa girerdi."[22]
Rasulullahın Ramazan Bayramında Dışarı Çıkmadan Önce Bir Şey Yemesi
978) Abdullah İbn Zeyd'in babası şunu söyledi:
"Rasulullah (s.a.v.), Ramazan Bayramı günü, birşey yemeden dışan çıkmazdı. Kurban bayramında ise, kurbanı kesmeden yemezdi."[23]
979) Enes şunu anlattı:
"Rasulullah (s.a.v.) Ramazan bayramı günü, birer birer yediği hurmaları yemeden dışarı çıkmazdı."[24]
Bayram Günü, Rasulullah'ın Önünde Harbenin (Kısa Mızrağın) Taşınması
980) Necaşî, ez-Zubeyr Ibnu'l-Avvam'a bir harbe vermişti. Bu harbe, bayramlarda Rasulullah'm (s.a.v.) Önünde taşınırdı.[25]
Rasulullahın Bayram Namazında Getirdiği Tekbirlerin Sayısı
981) Amr îbn Şuayb'm dedesi şöyle dedi:
"Peygamber (s.a.v.), bir bayramda, on iki tekbir getirdi, birinci rekatta yedi, ikincide beş. Onlardan ne önce ne de sonra namaz kıldı."[26]
Rasulullah'ın Bayram Günü Yolunu Değiştirmesi
982) Ebu Hureyre şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.v.), bayram (namazına) çıktığında, daha Önce çıktığı yoldan değil de, başxa bir yoldan çıkardı."[27]
983- Ibn Ömer şunu söyledi:
"Peygamber (s.a.v.), bayramda bir yoldan gitti, başka bir yoldan döndü."[28]
[1] Ebu Davud, Sünen, 2430; Nesaî, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 33, 69; İmam Ahmed, Musned, 1/227, 231, 326. Ut/179, VS/107, 143, 153, 165, 242; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, İV/291, 292, 299; İbn Ebi Şeybe, Musannef, 111/103; İbn Adıyy, el-Kamıl, V/1823.
[2] Nesaî, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 69; İmam Ahmed, Musned, VI/8, 122, 189; Tirmizî, Şemail, 156. Bakınız: Mecmau'z-Zevaid, H/272.
[3] Tirmizî, Sünen, 765; Şemail, 156; imam Ahmed, Musned, 111/104, 236, 264; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, 111/17.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 427.
[4] Ebu Davud, Sünen, 2450; Tirmizî, Sünen, 742; Şemail, 157; Bağavî, Şerhu's-Sunne, VI/358.
[5] Tirmizî, Şemail, 159.
[6] Müslim, Sahih, kitabu's-styam, bab: 36; Nesaî, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 69; İbnAsakır, Tarih, Vl/419.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 428.
[7] Tirmizî, Sünen, kitabu's-savm, bab: 44; Nesaî, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 36, 70; İbn Mace, kitabu's-sıyam, bab: 42; İmam Ahmed, Musned, VI/80, 89,106.
[8] İmam Ahmed, Musned, V/201; Ebu Nuaym, Hılyetu'l-Evliya, IX/18; Munzirî, Terğib, 11/125.
[9] Taberanî, Mu'cemu'l-Kebir, 1/131; Heysemî, Mecmau'z-Zevaid, VIİI/66; İbn Ebî Hatim, llelu'l-hadis, 2046; Aclunî, Keşfu't-Hafa, İ/365.
[10] Ebu Davud, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 59; Nesaî, Sünen, bab: 69; ibn Mace, Sünen, 1740; imam Ahmed, Musned, V/206, 209, VI/278; Darimî, Sünen, M/20; Taberanî, Mu'cemu'İ-Kebir, X/19; İbn Sa'd, Tabakatü'l-Kübra, 1/105; ibn Ebî Şeybe, Musannef, İÜ/42; Munzirî, Terğib vel-Terhib, 11/124, 125.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 428-429.
[11] Buharı, Sahih, kitabu's-savm, bab: 52; Müslim, Sahih, kitabu's-sıyam, hadis: 176; Ebu Davud, Sünen, kitabu's-savm, bab: 31; İbn Mace, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 30; Malik, Muvatta, kitabu's-sıyam, hadis: 56; İmam Ahmed, Musned, VI/39, 84, 107, 128, 143, 153, 165,188, 189, 233, 249, 268.
[12] Bakınız: Sahihu'l-Buhari, IH/50; Musnedu'l-Imam Ahmed, VI/128,143,189, 249; Sünenu'l-Kubra, İV/10, 292; Sunenu İbn Mace, 1645; Fethu'l-Bari, İV/213.
[13] İmam Ahmed, Musned, V/201; Munzirî, Terğib ve't-Terhib, 11/116; İbn Adiyy, el-Kamil, 11/519: İbn Hacer, Fethu'l-Bari, İV/215.
[14] Tirmizî, Sünen, kitabu's-savm, bab: 36; Nesaî, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 33, 70; imam Ahmed, Musned, VI/300.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 429-430.
[15] Visal: iftar etmeden arka arkaya birkaç gün oruç tutmak. (Mütercimin notu)
[16] Müslim, Sahih, kitabu's-sıyam, bab: 11; İmam Ahmed, Musned, 111/193.
[17] İmam Ahmed, Musned, H/253, 377, 496, H/102, 143; İbn Ebİ Şeybe, Musannef, IH/82; İmam Müslim, Sahih, 774; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, İV/282; İbn Ebi Şeybe, Musannef, IH/82 (değişik lafızlarla).
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 430.
[18] Ebu Davud, Sünen, 2356; İmam Ahmed, Musned, 111/146; Darekutnî, Sünen, 11/185; Tirmizî, Sünen, 696; Ebu Nuaym, Hılyetu'l-Evliya, IX/227; Munzirî, Terğib, H/142.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 430.
[19] Ebu Davud, Sünen, 3854; ibn Mace, Sünen, 1747; İmam Ahmed, Musned, ili/ 118, 201; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, İV/239,240; Abdurrezzak, Musannef, 7907; İbn Hıbban, Sahih, 1353 (Mevarıd); İbnu's-Sınni, Amelu'l-yevm ve'l-leyle, 476; İbn Ebİ Şeybe, Musannef, 111/100; Ebu Nuaym, Hılyetu'l-Evliya, IH/72.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 431.
[20] Müslim, i'tıkaf, bab: 3; Tirmızî, Sünen, 796; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, İV/314.
[21] İmam Ahmed, Musned, VI/76; İbn Kesir, Tefsir, VIİI/432.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 431.
[22] Ebu Davud, Sünen, 2462; İbn Mace, Sünen, 1770; Tirmizî, Sünen, 790, 803; İmam Ahmed, Musned, 11/133,281,336,401, İV/92,169, 232, 279; Beyhakî, Sünenül-Kübra, İV/314, 320; Darimî, Sünen, il/27;
Abdurrezzak, Musannef, 7682; Bağavî, Şerhu's-Sunne, VI/391.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 431.
[23] îbn Mace, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 49.
[24] imam Ahmed, Musned, 111/126, V/360.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 431-432.
[25] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 432.
[26] Taberanî, Mu'cemu'l-Kebir, X/357. Benzeri: İmam Ahmed, Musned, VI/65, 70; Beyhakî, Sunenu'i-Kubra, III/286; İbn Asakir, Tarih, VI/168.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 432.
[27] Buhari şu lafızla rivayet etmiştir: "O bayrama çıktığında, gittiği yoldan değil de başka bir yoldan dönerdi."
İmam Ahmed, Musned, ü/338; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, IH/308, 309; İbn Hacer, Föthul-Bari, 11/472 (Buhari'nın aşağıdadki rivayetiyle birlikte).
Buhari'nin rivayeti, Cabir'den şu lafızladır: "O, bayram günü, yolu değiştirirdi." Sahi-hu'l-Buhari, 11/29.
[28] Bakınız: Şerhu's-Sunne, İV/313.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 432.
İslami Okul Okulların En Önemlisi