Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Onikincı Bölüm - İslam Tarihi - Ashabindilinden - 13. Sayfa

ONİKİNCI BÖLÜM... 1

III- RASULULLÂH'IN ORUCU.. 1

Rasulullah'ın Bir Ayda Ne Kadar Oruç Tuttuğu Ve Ne Kadar Tutmadığı 1

Rasulullahın Her Ay Üç Gün Oruç Tuttuğu. 1

Rasulullahın Pazartesi Ve Perşembe Günü Oruç Tutması 2

Rasulullahen Şaban Ayında Tuttuğu Oruç. 2

Rasulullahın Visal Orucu. 3

Rasulullah Orucunu Ne İle Açardı?. 3

Rasulullahın Bir Topluluğun Yanında İftar Edince Okuduğu Dua. 3

Ramazanın Son On Gününde Rasulullah'ın (İbadete Daha Fazla) Gayret Göstermesi 4

Rasulullahın Ramazanın Son On Gününde İtikafa Girmesi 4

Rasulullahın Ramazan Bayramında Dışarı Çıkmadan Önce Bir Şey Yemesi 4

Bayram Günü, Rasulullah'ın Önünde Harbenin (Kısa Mızrağın) Taşınması 4

Rasulullahın Bayram Namazında Getirdiği Tekbirlerin Sayısı 4

Rasulullah'ın Bayram Günü Yolunu Değiştirmesi 5

 

ONİKİNCI BÖLÜM

 

III- RASULULLÂH'IN ORUCU

 

Rasulullah'ın Bir Ayda Ne Kadar Oruç Tuttuğu Ve Ne Kadar Tutmadığı

 

957) Enes şöyle demiştir:

"Rasulullah (s.a.v.) o derece oruç tutardı ki, artık o orucu hiç bı­rakmayacak denilirdi, bazan da, orucu öyle bırakırdı ki, artık hiç oruç tutmayacak denilirdi."[1]

958) Said İbn Cubeyr, îbn Abbas'ın şu sözünü nakletti:

"Rasulullah (s.a.v.), Artık orucu hiç bırakmayacak deninceye kadar oruç tutardı. Bazan da, artık o oruç tutmak istemiyor deyinceye kadar orucu bırakırdı. Medine'ye göç ettikten sonra O, Ramazan'dan başka hiçbir ayı tam olarak oruçlu geçirmemiştir."[2]

959) Enes'e, Peygamber'in orucu sorulduğunda şöyle derdi:

"Peygamber (s.a.v.), aydan (günlerce) oruç tutardı ki, o ayın oru­cunu bozmak istemediği zannedilirdi ve (günlerce) yerdi ki, o aydan hiçbir gün oruç tutmayacağı zannedilirdi. O'nu, geceleyin namazda gör­mek istesen mutlaka namazda görürdün. Uykuda görmek istesen mut­laka uykuda görürdün."[3]

 

Rasulullahın Her Ay Üç Gün Oruç Tuttuğu

 

960) Abdullah şunu anlattı:

"Rasulullah her ayın başından üç gün oruç tutardı."[4]

961) Muaze şunu anlattı: Aişe'ye:

-Rasulullah'ın (s.a.v.) her aydan üç gün oruç tutması adeti miydi? diye sordum. Aişe:

-Evet, dedi. Ben

-Bu üç gün, ayın neresinde idi? dedim. Aişe:

-Ayın neresinde (hangi günlerinde) olduğuna önem vermezdi.[5]

962) İbn Ömer şöyle anlattı:

"Rasulullah (s.a.v.) her aydan, üç gün oruç tutardı: Ayın başındaki pazartesi ve onu takip eden perşembe ve ondan sonra gelen perşembe.[6]

 

Rasulullahın Pazartesi Ve Perşembe Günü Oruç Tutması

 

963) Hz. Aişe'ye Rasulullah'ın (s.a.v.) (nafile) orucu hakkında so­ruldu. O da şöyle cevap verdi:

"Rasulullah (s.a.v.) pazartesi ve perşembe günlerini taharri ederdi (arardı).' [7]

964) Usam9 îbn Zeyd şunu anlattı:

"Rasulullah (s.a.v.), günlerce peşpeşe oruç tutar, artık orucu hiç bırakmayacak denilir. Günlerce oruç tutmaz, o zaman da neredeyse hiç oruç tutmayacak denilirdi. Ancak, cuma günü de olmak üzere, oruç tut­tuğu günler arasında ister yer alsın, ister yer almasın, o iki günde oru­cunu tutardı.[8] Ben:

-Ya Rasulellah! Sen, hiç bırakmayacakmış gibi oruç tutuyorsun, iki gün hariç, hiç oruç tutmayacakmış gibi oruç tutuyorsun. Sen, o iki gün, devamlı oruçlu olduğun günler arasında olsa da, olmasa da o günlerde oruç tutuyorsun, dedim. Rasulullah (s.a.v.):

- "O iki gün hangi günlerdir?" dedi. Ben:

- Pazartesi ve perşembe, dedim. Rasulullah (s.a.v.):

-  "Bu iki gün, amellerin alemlerin Rabbi'ne arzedildiği gündür. Ben, amelimin oruçluyken arzedilmesini severim" dedi.

965) Ebu Hureyre rivayet etti: Peygamber şöyle buyurdu:

"Ameller, pazartesi ve perşembe günleri arzedilir. Ben amelimi, o-ruçluyken arzedilmesini severim."[9]

966) Hafsa şöyle dedi:

"Peygamber (s.a.v.) pazartesi ve perşembe günleri oruç tutardı."[10]

 

Rasulullahen Şaban Ayında Tuttuğu Oruç

 

967) Hz. Aişe şöyle dedi:

"Rasulullah senenin hiçbir ayında Şaban ayındakinden daha fazla oruç tutmaz, Şaban ayını tamamen oruçlu geçirirdi."[11]

968) Hz. Aişe şunu söyledi:

"Rasulullah (s.a.v.) Şaban aynıda oruç tutardı."[12]

969) Usame îbn Zeyd şöyle anlattı:

Rasulullah (s.a.v.), Şaban ayında tuttuğu oruç kadar hiçbir ayda oruç tutmazdı.

-Ya Rasulellah! Şaban'da tuttuğunuz kadar hiçbir ayda oruç tut­muyorsun? dedim. Rasulullah (s.a.v.):

- "Bu, Receb'le Şaban arasında, halkın faziletinden gafil olduğu ve amellerin alemlerin Rabbi'ne onda yükseltildiği (arzedildiği) bir aydır. Ben amelimin oruçluyken arzedilmesini istiyorum" cevabım verdi.[13]

970) Ummu Seleme şöyle dedi:

"Rasulullah'm (s.a.v.) peşpeşe iki ay oruç tuttuğunu görmedim. Ancak Şaban'ı Ramazan'a eklerdi."[14]

 

Rasulullahın Visal Orucu[15]

 

971) Enes şunu anlattı:

Rasulullah (s.a.v.) visal orucu tutmağa başladı. Bu, ayın sonuna rastlamıştı. Ashabından bazıları da visal orucuna başladılar. Bunun ü-zerine Rasulullah (s.a.v.):

"Bazılarına ne oluyor da, visal orucu tutuyorlar. Şüphesiz, siz be­nim gibi değilsiniz. Vallahi, eğer ay uzamış olsaydı, size öyle bir visal o-rucu tuttururdum ki, bu işin derinliğine dalanlar ondan vazgeçerlerdi" dedi.[16]                                                                             

972) Enes şöyle dedi:

Rasulullah (s.a.v.) visal orucu tuttu. Bazıları da visal orucu tuttu­lar. Rasulullah (s.a.v.):

-  "Ben sizin gibi değilim. Çünkü ben, Rabbi'min beni doyurup su­suzluğumu giderdiği halde olurum" dedi.[17]

 

Rasulullah Orucunu Ne İle Açardı?

 

973) Enes şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.) orucunu namazdan önce bir kaç rutab (yaş hurma) ile, rutab bulunmazsa birkaç hurmayla ve hurma da bulunmaz­sa, birkaç yudum su içerek açardı."[18]

 

Rasulullahın Bir Topluluğun Yanında İftar Edince Okuduğu Dua

 

974) Enes şunu anlattı:

Peygamber (s.a.v.), bir ailenin yanında iftar ettiğinde onlara şöyle derdi:

- "Sizin evinizde oruçlular, oruçlarını açsınlar, yemeğinizi ebrar (iyiler) yesinler, melekler size salât etsinler."[19]

 

Ramazanın Son On Gününde Rasulullah'ın (İbadete Daha Fazla) Gayret Göstermesi

 

975) Hz. Aişe şöyle dedi:

"Rasulullan (s.a.v.), vefat edinceye kadar, Ramazan'm son on gü­nünde gayret gösterir, geceleri ihya eder, ailesini uyandırır ve paçaları sıvardı."[20]

976) Hz. Aişe şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.) Ramazan'dan on gün kaldığında, paçaları sıvar (daha fazla gayret gösterir) ve ailesinden ayrılırdı."[21]

 

Rasulullahın Ramazanın Son On Gününde İtikafa Girmesi

 

977) Hz. Aişe şunu rivayet etti:

"Peygamber (s.a.v.) Allah Ta'âlâ ruhunu alıncaya kadar (ölünceye kadar), Ramazan'm son on gününde itikafa girerdi."[22]

 

Rasulullahın Ramazan Bayramında Dışarı Çıkmadan Önce Bir Şey Yemesi

 

978) Abdullah İbn Zeyd'in babası şunu söyledi:

"Rasulullah (s.a.v.), Ramazan Bayramı günü, birşey yemeden dışan çıkmazdı. Kurban bayramında ise, kurbanı kesmeden yemezdi."[23]

979) Enes şunu anlattı:

"Rasulullah (s.a.v.) Ramazan bayramı günü, birer birer yediği hurmaları yemeden dışarı çıkmazdı."[24]

 

Bayram Günü, Rasulullah'ın Önünde Harbenin (Kısa Mızrağın) Taşınması

 

980) Necaşî, ez-Zubeyr Ibnu'l-Avvam'a bir harbe vermişti. Bu har­be, bayramlarda Rasulullah'm (s.a.v.) Önünde taşınırdı.[25]

 

Rasulullahın Bayram Namazında Getirdiği Tekbirlerin Sayısı

 

981) Amr îbn Şuayb'm dedesi şöyle dedi:

"Peygamber (s.a.v.), bir bayramda, on iki tekbir getirdi, birinci re­katta yedi, ikincide beş. Onlardan ne önce ne de sonra namaz kıldı."[26]

 

Rasulullah'ın Bayram Günü Yolunu Değiştirmesi

 

982) Ebu Hureyre şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.), bayram (namazına) çıktığında, daha Önce çık­tığı yoldan değil de, başxa bir yoldan çıkardı."[27]

983- Ibn Ömer şunu söyledi:

"Peygamber (s.a.v.), bayramda bir yoldan gitti, başka bir yoldan döndü."[28]

 



[1] Ebu Davud, Sünen, 2430; Nesaî, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 33, 69; İmam Ahmed, Musned, 1/227, 231, 326. Ut/179, VS/107, 143, 153, 165, 242; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, İV/291, 292, 299; İbn Ebi Şeybe, Musannef, 111/103; İbn Adıyy, el-Kamıl, V/1823.

[2] Nesaî, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 69; İmam Ahmed, Musned, VI/8, 122, 189; Tirmizî, Şemail, 156. Bakınız: Mecmau'z-Zevaid, H/272.

[3] Tirmizî, Sünen, 765; Şemail, 156; imam Ahmed, Musned, 111/104, 236, 264; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, 111/17.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 427.

[4] Ebu Davud, Sünen, 2450; Tirmizî, Sünen, 742; Şemail, 157; Bağavî, Şerhu's-Sunne, VI/358.

[5] Tirmizî, Şemail, 159.

[6] Müslim, Sahih, kitabu's-styam, bab: 36; Nesaî, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 69; İbnAsakır, Tarih, Vl/419.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 428.

[7] Tirmizî, Sünen, kitabu's-savm, bab: 44; Nesaî, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 36, 70; İbn Mace, kitabu's-sıyam, bab: 42; İmam Ahmed, Musned, VI/80, 89,106.

[8] İmam Ahmed, Musned, V/201; Ebu Nuaym, Hılyetu'l-Evliya, IX/18; Munzirî, Terğib, 11/125.

[9] Taberanî, Mu'cemu'l-Kebir, 1/131; Heysemî, Mecmau'z-Zevaid, VIİI/66; İbn Ebî Hatim, llelu'l-hadis, 2046; Aclunî, Keşfu't-Hafa, İ/365.

[10] Ebu Davud, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 59; Nesaî, Sünen, bab: 69; ibn Mace, Sünen, 1740; imam Ahmed, Musned, V/206, 209, VI/278; Darimî, Sünen, M/20; Taberanî, Mu'cemu'İ-Kebir, X/19; İbn Sa'd, Tabakatü'l-Kübra, 1/105; ibn Ebî Şeybe, Musannef, İÜ/42; Munzirî, Terğib vel-Terhib, 11/124, 125.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 428-429.

[11] Buharı, Sahih, kitabu's-savm, bab: 52; Müslim, Sahih, kitabu's-sıyam, hadis: 176; Ebu Davud, Sünen, kitabu's-savm, bab: 31; İbn Mace, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 30; Malik, Muvatta, kitabu's-sıyam, hadis: 56; İmam Ahmed, Musned, VI/39, 84, 107, 128, 143, 153, 165,188, 189, 233, 249, 268.

[12] Bakınız: Sahihu'l-Buhari, IH/50; Musnedu'l-Imam Ahmed, VI/128,143,189, 249; Sünenu'l-Kubra, İV/10, 292; Sunenu İbn Mace, 1645; Fethu'l-Bari, İV/213.

[13] İmam Ahmed, Musned, V/201; Munzirî, Terğib ve't-Terhib, 11/116; İbn Adiyy, el-Kamil, 11/519: İbn Hacer, Fethu'l-Bari, İV/215.

[14] Tirmizî, Sünen, kitabu's-savm, bab: 36; Nesaî, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 33, 70; imam Ahmed, Musned, VI/300.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 429-430.

[15] Visal: iftar etmeden arka arkaya birkaç gün oruç tutmak. (Mütercimin notu)

[16] Müslim, Sahih, kitabu's-sıyam, bab: 11; İmam Ahmed, Musned, 111/193.

[17] İmam Ahmed, Musned, H/253, 377, 496, H/102, 143; İbn Ebİ Şeybe, Musannef, IH/82; İmam Müslim, Sahih, 774; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, İV/282; İbn Ebi Şeybe, Musannef, IH/82 (değişik lafızlarla).

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 430.

[18] Ebu Davud, Sünen, 2356; İmam Ahmed, Musned, 111/146; Darekutnî, Sünen, 11/185; Tirmizî, Sünen, 696; Ebu Nuaym, Hılyetu'l-Evliya, IX/227; Munzirî, Terğib, H/142.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 430.

[19] Ebu Davud, Sünen, 3854; ibn Mace, Sünen, 1747; İmam Ahmed, Musned, ili/ 118, 201; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, İV/239,240; Abdurrezzak, Musannef, 7907; İbn Hıbban, Sahih, 1353 (Mevarıd); İbnu's-Sınni, Amelu'l-yevm ve'l-leyle, 476; İbn Ebİ Şeybe, Musannef, 111/100; Ebu Nuaym, Hılyetu'l-Evliya, IH/72.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 431.

[20] Müslim, i'tıkaf, bab: 3; Tirmızî, Sünen, 796; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, İV/314.

[21] İmam Ahmed, Musned, VI/76; İbn Kesir, Tefsir, VIİI/432.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 431.

[22] Ebu Davud, Sünen, 2462; İbn Mace, Sünen, 1770; Tirmizî, Sünen, 790, 803; İmam Ahmed, Musned, 11/133,281,336,401, İV/92,169, 232, 279; Beyhakî, Sünenül-Kübra, İV/314, 320; Darimî, Sünen, il/27;

Abdurrezzak, Musannef, 7682; Bağavî, Şerhu's-Sunne, VI/391.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 431.

[23] îbn Mace, Sünen, kitabu's-sıyam, bab: 49.

[24] imam Ahmed, Musned, 111/126, V/360.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 431-432.

[25] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 432.

[26] Taberanî, Mu'cemu'l-Kebir, X/357. Benzeri: İmam Ahmed, Musned, VI/65, 70; Beyhakî, Sunenu'i-Kubra, III/286; İbn Asakir, Tarih, VI/168.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 432.

[27] Buhari şu lafızla rivayet etmiştir: "O bayrama çıktığında, gittiği yoldan değil de başka bir yoldan dönerdi."

İmam Ahmed, Musned, ü/338; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, IH/308, 309; İbn Hacer, Föthul-Bari, 11/472 (Buhari'nın aşağıdadki rivayetiyle birlikte).

Buhari'nin rivayeti, Cabir'den şu lafızladır: "O, bayram günü, yolu değiştirirdi." Sahi-hu'l-Buhari, 11/29.

[28] Bakınız: Şerhu's-Sunne, İV/313.

Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 432.