Onaltıncı Bölüm - İslam Tarihi - Ashabindilinden - 17. Sayfa
Rasulullahın Yorganı (Örtündüğü Şey)
Rasulullah'ın Yastığa Dayanması
RASULALLLAH'IN EV EŞYALARI
Rasulullahın Şeriri (Divanı)
1056) Enes şunu anlattı:
Rasulullah (s.a.v.) şeririnde yatarken yanına girdim. Şeririn ü-zerine hurma dallarından yapılmış bir hasır örtülmüştü. Başının altında da, yüzü deriden, içi hurma lifi dolu bir yastık vardı. Yanma ashabından bazıları geldiler. Ömer de geldi. Rasulullah (s.a.v.) yana döndü. Ömer, böğrüyle hasır arasında hiçbir örtü göremedi. Hasır, Rasulullah'm (s.a.v.) böğründe iz yapmıştı. Ömer ağladı. Rasulullah (s.a.v.) ona:
- "Seni ağlatan nedir?" dedi. Ömer:
-Vallahi, ağlamamın sebebi, senin, Allah katında Kisra ve Kay-ser'den daha değerli olduğunu bilmemdir. Kisra ile Kayser, dünyada nasıl yaşıyorlar, sen ise, Allah'ın Rasûlü olduğun halde bilip gördüğün yerdesin, dedi. Rasulullah (s.a.v.):
- "Dünyanın onların, ahiretin de bizim olmasına razı olmaz mısın?" dedi. Ömer:
-Tamam, razı olurum, dedi. Rasulullah (s.a.v.):,
- "Bu, mutlaka böyledir" dedi.[1]
1057) Amr Ibn Muhacir şunu anlattı:
Rasuhıllah'm (s.a.v.) eşyası, bir evde, Ömer Ibn Abdilaziz'in yanındaydı. Ömer, her gün onlara bakardı. Kureyş yanında toplanınca, onları o eve götürüp Rasulullah'ın (s.a.v.) eşyasını tekrar gözden geçirdi. O şöyle diyordu:
-Bu, Allah'ın size ikram ettiği, sizi aziz ve şerefli hale getirdiği kimsenin mirasıdır.
Onun mirası: Hasırla kaplı bir şerir, yüzü deıiden ve içi lif dolu bir yastık, bir çanak, bir bardak, bir elbise, bir değirmen, içinde okların bulunduğu bir ok torbası, kadifede, başının terinden biraz nem vardı ki o, misk kokusundan daha güzeldi. Bir adam hastalandı. Bu nemin birazım yıkamak suretiyle burnuna çektirmek istediler. Durumu Ömer'e anlattılar. Adamın burnuna çektirildi ve adam iyileşti.[2]
Rasulullah'în Hasırı
1058) Hz. Aişe şöyle dedi:
"Rasululah, geceleyin odasına bir hasın alır, onun üzerinde namaz kılardı. Gündüz de serip üzerinde halk ile otururdu."[3]
Rasulullahın Sandalyesi
1059) Ebu Rifa'a şöyle dedi:
"Hurma lifinden yapılmış ve ayakları demirden bir sandalye üzerinde otururken Rasulullah'ın (s.a.v.) yanma geldim."
1060) Ebu Rifa'a [el-Uzrî] şunu anlattı:
Hutbe okuduğu sırada Rasulullah'm (s.a.v.) yanma geldim ve:
-Dinini soran yabancı birisi, dedim. Bunun üzerine RasuluUah (s.a.v.) hutbesini bırakıp benim yanıma geldi. O'na, hulbten (hurma lifinden yapılmış) ayaklan demirden bir sandalye getirildi. Rasulullah (s.a.v.) onun üzerine oturdu. Sonra bana, Allah'ın kendisine öğrettiği şeylerden öğretmeğe başladı.
Ebu Abdirrahman, hadisinde şöyle demiştir:
Humeyd: Zannederim o, siyah bir ağaç gördü ve onu demir zannetti, dedi.[4]
îbn Kuteybe bunu zikredip: Hulb'ten (hurma lifinden) bir sandalye getirildi.
Hulb, lif demektir.
Musannif şöyle demiştir: Humeyd'den naklettiğimiz olmasaydı, onun, ayakları cerid (yapraklı hurma dalı)ndan bir liften olması daha uygun olurdu. "[5]
Rasulullahın Yatağı
1061) Hz. Aişe şöyle dedi: "Rasulullah'm (s.a.v.) yatağının yüzü deriden, içi liftendi."
1062) Hz. Aişe şöyle dedi:
"fîasulullah'm (s.a.v.), gece üzerinde yattığı yatağın yüzü deriden, ici lifti."[6]
1063) Hz. Aişe şöyle anlattı:
"Yanıma Ensar'dan bir kadın geldi, iki abadan ibaret olan, Rasulullah'm (s.a.v.) yatağını gördü. Gitti. Bana içi yün dolu bir yatak gönderdi.
Rasulullah (s.a.v.) yanıma gelip: -"Bu nedir?" dedi. Bende:
-Ensar'dan falanca kadın yanıma gelmişti. Yatağını görünce bunu sana gönderdi, dedim. Rasulullah (s.a.v.):
- "Bunu geri ver" dedi. Ben de geri vermedim. Onun evimde bulunması hoşuma gitmişti. Rasulullah bunu üç defa söyledi. Sonunda:
- "Aişe! Bu yatağı geri ver. Vallahi, isteseydim, Allah, altın ve gümüş dağlarım benim yanımda yürütürdü" dedi.
Sonunda o yatağı, getiren kadırga geri verdim.[7]
1064) er-Rabî' îbn Ziyad el-Harisî şunu anlattı:
Irak heyeti içinde, Ömer Îbnu'l-Hattab'a geldim. O, bizim her birimize bir aba verilmesini emretti. Hafsa ona şöyle haber gönderdi:
-Ey mü'minlerin emiri! Irakhlar'm büyük zatlarına dikkat et. Onlara daha iyi davran. Hz. Ömer:
-Hafsa! Onlara abadan başka birşey veremem. Bana, Rasulullah'm altına serdiğin en yumuşak yatağı tarif etsene, dedi. Hafsa:
-Bizim, Hayber'de aldığımız şu keçeden bir örtümüz vardı. Her gece onu, Rasulullah'm (s.a.v.) altına seriyordum. Ancak, bir gece onu dümdüz yaptım. Bunun üzerine şöyle dedi:
- "Hafsa! Onu, ilk defaki gibi yap. Çünkü dün gece, onun düz ve rahat oluşu beni namazdan alakoydu."[8]
Ömer ağlamağa başladı ve:
-Vallahi onlara bir abadan fazlasını veremem, dedi.
1065) Ca'fer Ibn Muhammed'in babası şöyle anlattı: Aişe'ye sordum:
-Rasulullah'ın (s.a.v.) yatağı nasıldı? Aişe:
-îki kat yaparak altına serdiğimiz bir keçeydi. Rasuluilah (s.a.v.) onun üzerinde yatardı. Bir gece, dört kat edip altına sersek daha yumuşak olur diye düşündüm ve onu dört kat edip altına serdim.
Sabah olunca:
- "Bu gece, altıma ne serdiniz?" diye sordu. Biz de:
-îşte şu yatağını, daha yumuşak olur diye dört kat edip altına serdik, dedik. Bunun üzerine:
- "Onu eski haline getirin. Çünkü yumuşaklığı, gece namaza kalkmama mani oldu" dedi.[9]
Rasulullahın Yorganı (Örtündüğü Şey)
1066) Hz. Aişe şöyle dedi:
"Rasuluilah (s.a.v.), yorgan olarak örtündüğü örtünün bir ucu kendi üzerinde, öbür ucu da Aişe'nin üzerinde olduğu halde namaz kılardı."[10]
1067) Ibn Abbas şunu anlattı:
Teyzem Meymune'ye misafir oldum. O, bir Örtü getirip Peygamber (s.a.v.) için yere serdi. Sonra Meymune bir bez parçası getirip yatağın basma koydu. Rasuluilah (s.a.v.) gelip yatsıyı kıldı. Yatağa varıp başına konulmuş olan bez parçasını alıp izar (peştemal gibi) yaptı. Diğer iki elbisesini çıkarıp astı. Daha sonra teyzemle birlikte, onun yorganının altına girdi.[11]
Rasulullah'ın Yastığı
1068) Enes şöyle anlattı:
"Başının altında içi lif dolu deri bir yastık varken Rasulullah'm (s.a.v.) yanına girdim."[12]
1069) Hz. Ömer, Rasulullah'ın (s.a.v.) huzuruna girdi de, O'nun, yan tarafında izleri bulunan bir hasırın üzerinde yattığını ve başının altında da, içi lif dolu deri bir yastık olduğunu gördü.[13]
Rasulullah'ın Yastığa Dayanması
1070) Cabir îbn Semura şunu söyledi:
"Rasulullah'ı (s.a.v.), sol tarafına, yastığına dayanmış olarak gördüm."[14]
1071) Hz. Aişe şöyle dedi:
"Rasulullah'ın (s.a.v.), içinde resimler bulunan bir yastığa dayandığını gördüm."[15]
Rasulullah'ın Kadifesi
1072) Enes şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.v.), eski bir palan ve dört dirhem değerinde olmayan bir kadife (örtü üstünde) hacc yolculuğu yaptı."[16]
Rasulullahîn Çadırı
1073) Abdurrahman îbn Abdillah'm babası şöyle demiştir:
"Deriden bir çadırın içindeyken Peygamber1 e geldim."[17]
[1] Beyhakî, Delaılu'n-Nubuvve, 1/337; İbn Sa'd, Tabakatü'l-Kübra, 1/158; İmam Ahmed, Musned, 111/140; İbn Kesir, el-Bİdaye ve'n-Nıhaye, VI/57; Heysemî, Mecmau'z-Zevaid, X/326. Bu manada Ömer'den de rivayet edilmiştir: Müslim, Sahih, kıtabu't-talak, bab: 5; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, İ/335.
[2] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 457-458.
[3] Buharı, Sahih, VII/200; Beyhakî, Sünenu'l-Kubra, 111/110. Bakınız: Feîhu'l-Bari, X/314,XI/300.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 458.
[4] Müslim, Sahih, kitabu'l-cumu'a, hadis; 60; Ebu Davud, Sünen, kitabu't-tahare, bab: 51; Nesaî, Sünen, kıtabut-tahare, bab: 75, kitabu'z-zine, bab: 121; İmam Ahmed, Musned, 1/122,139, V/80.
[5] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 458-459.
[6] Buharî, rikak, bab: 17; Müslim, Sahih, libas, hadis: 38; Tırmizî, Sünen, tibas, bab: 27
[7] Beyhakî, Delaılu'n-Nubuvve, f/345; Munzirî, Terğib ve't-Terhib, İV/202; Tari-hu'l-Haîib, XI/1020. Bakınız: Fethu'l-Ban, X!/292; e!-Bidayeve'n-Nıhaye, I/692.
[8] Ebu'sj-Şeyh, Ahlaku'n-Nebi, 157.
[9] Tirmızî, Şemail, 162; Ibn Kesir, el-Bıday© ve'n-Nihaye, VV62.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 459-460.
[10] İmam Ahrned, Musned, VI/67; Ebu'ş-Şeyh, Ahlaku'n-Nebi, 158.
[11] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 460.
[12] Müslim, Sahih, kitabu'l-libas, hadis: 37; Ebu Davud, Sünen, kitabu'l-libas, bab: 42; Tirmızî, kıyame, bab: 32.
[13] Buharî, Sahih, kitabu'l-libas, bab: 31; Datımî, Sünen, kitabu'n-nikah, bab: 39; İmam Ahmed, Musned, VI/295.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 460-461.
[14] Bakınız: Buharî, Sahih, kitabu'l-mezaiim, bab': 25, nikah, bab: 83; Sunenu Ebi Davud, kitabu'l-libas, bab: 42; Tirmızî, Sünen, kıtabu'l-edeb, bab: 23; İmam Ahmed, Musned, 11/146, V/86, 87, 102.
[15] Bakiniz; İmam Ahmed, Musned, VI/247.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 461.
[16] İbn Mace, Sünen, kitabu'l-menasık, bab: 4. Kadife: Kadife, manasına geldiği gibi, örtü manasına da gelir. Deve palanının, üstüne konulan örtü de olabilir. (Mütercimin notu).
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 461.
[17] Bakınız: Buharî, Sahih, kitabu's-salah, bab: 17, cizye, bab: 16, menakıb, bab: 23, libas, bab: 42; Müslim, Sahih, kitabu's-salah, hadis: 249, 250; Sunenu Ebu Davudr kitabu's-salah, bab: 34; edeb, bab: 84, 112;Sunenu't-Tirmizî salah, bab: 30.
Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 461.
İslami Okul Okulların En Önemlisi