Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kadının Toplumdaki Yeri Konusunda Yapılan Reformlar - Peygamberinhayatihamidullah - 33. Sayfa

Kadının Toplumdaki Yeri Konusunda Yapılan Reformlar

397. Resulullah (AS) yeni kurduğu Devletin savunma ve güvenliği ile fazlasıyla meşgul olmakla birlikte, dinî ve toplumsal yenilikler de onun için oldukça önemli ve öncelikli konulardı. Daha önceki bölümlerde gördüğümüz gibi, ilk bakışta önemsiz bir formalite gibi görünen Allah ile kul arasında bir takım ilişkileri, günlük yaşamın seyrinde giderek daha da önemli hale gelen canlı bir gerçeğe dönüştürmüştü: Buna göre, mümin günde beş kez namaz kılmak ve her yıl bir ay boyunca oruç tutmak zorundaydı. Muhammed (AS), fakirlerin yararına bazı vergileri de kurumsallaştırmıştı. Yapılan savaşlar, mirasla ilgili olarak örf ve adetlerdeki bazı kusurları ve yanlış uygulamaları gün yüzüne çıkarmıştı. İbn Habîb’in naklettiğine göre,425 Medine örfüne göre, sadece askerlik çağına gelen oğullar, kendilerinden küçük erkek kardeşlerini, kız kardeşlerini ve hatta annelerini saf dışı bırakarak babalarının mirasını alıyorlardı. Büluğ çağına gelmiş erkek çocuk yoksa, erkek kardeşler, erkek yeğenler ve ölen kişinin baba tarafından erkek akrabaları mirasçı oluyorlardı. Uhud Savaşı’ndan sonra Kur’an, kadının miras konusundaki bu kötü talihini düzeltmek için müdahale etti: Zira Kur’an, sadece küçük ve büyük kardeşler arasındaki eşitsizliği ortadan kaldırmakla kalmadı, aynı zamanda anne, kız, kız kardeş, hala, büyükanne, kız torun vs. gibi kadın akrabaların haklarını da, aleyhlerinde bir vasiyetnamenin bile bozamayacağı şekilde tespit etti. Gerçekten de bu savaşta bir Müslüman kadın sahabe, kocasının yanı sıra, sadece kız çocukları olduğu için, o günkü örfe göre tüm servetini kaybetmişti. Samhûdî (2. bs., s. 1125), bu konu ile ilgili verdiği ayrıntılı bilgide, bu kadının Resulullah (AS)’ı büyük bir ziyafete davet ettiğini, sonra kendisine başından geçen bu çifte felaketi anlattığını yazar. Bu olaydan birkaç gün sonra, İslam miras hukuku ile ilgili ayetler nazil olmuş ve bu durum, çok önemli sonuçlar doğurmuştur