Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Önemli İki Husus - İslam Tarihi - 1Cilt - 54. Sayfa

 

Önemli İki Husus

 

1- Bir rivayete göre Peygamber efendimiz Ramazan ayında dünyaya gelmiştir. Bu görüşe göre Peygamber efendimizin risa-letle görevlendirilmesi, Kur'an'm nüzulü, İslam nurunun yeryü­züne yayılışının Muhammed'in doğumu ile oluşu, şirkin tevhide karşı alçaldığı ve tevhidin yüce olduğunun belirlenmiş olması, Mekke fethedilerek şeytanın liderlikten ümidini kesişi ve put dev­letinin yıkılışı, putların Mekke'den atılıp parçalanışı hep Rama­zan ayında olmuştur.

Eğer bu gayri meşhur bir rivayet olmasaydı, bunu kabul eder­dik. Ancak rivayet ilminde, aklî tercihlere yer yoktur.

2- Ravzül Enf adlı eserin sahibinin söylediğine göre meşhur olan rivayet, Ebrehe ordusunun Mekke'ye gelişinden 50 gün son­ra Peygamber efendimizin dünyaya gelmiş olduğu doğrultusun­dadır.[1] Ancak burada meşhur olan bir başka rivayete göre de Pey­gamber efendimiz, Ebrehe ordusunun Mekke'ye gelişinden 55 gün sonra dünyaya gelmiştir ki, Ebu Cafer Muhammed el Bakır'm da bu doğrultuda bir rivayeti vardır. Anlatıldığına göre Fil ordu­su, Muharrem'in yarısında Mekke'ye gelmiştir ki, buna göre Pey­gamber efendimizin bu tarihten 55 gün sonra dünyaya gelmiş ol­ması, Rebiulevvel ayının 12. gecesine denk düşmektedir.[2]

Bu rivayet, Şemsî sene hesabıyla Peygamber efendimizin 20 Nisan'da dünyaya gelmiş olduğuna ilişkin varolan rivayetlere uy­maktadır. Rivayet sağlam olduğu için biz de bu görüşü benimse­mekteyiz. Ancak Peygamber efendimizin doğduğu gece hususunda meydana gelen bu küçük anlaşmazlığın pek önemi yoktur. Çünkü Peygamber efendimizin doğduğuna bütün insanlık şahit­tir. O, kendi ümmetine getirmiş olduğu dinî esasları korumuş ve mu minler de onun getirdiği dine şahit olmuşlardır. Yine o, yoldan çıkan asiler aleyhinde bir şahittir. Ümmeti de bütün insanlığa karşı hak ve hakikat ile şahittir. Onlar yoldan sapanlara İslam'ı açıklayacak; doğru yola gidenlere de hidayeti göstereceklerdir.

Peygamber efendimizin doğumuna dâir rivayetler, çağdaşı olan tarihçilerin nakilleri ile bize gelmiştir. Gözleme dayanan hu­suslarda ilim değişik sonuçlara varabilir. Hakikat her ne kadar değişmese de her insan kendi bildiğini söyler. Tarihçiler de bu kü­çük anlaşmazlıkların arkasında hakikati görebilirler. Her şeyi bi­len ancak Yüce Allah'tır.


 

[1] Ravzul Enf, c. 1, s. 107.

[2] İbn Kesir, el-Bidaye Ve'n-Nihaye, c. 2, s. 262.