Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Son Peygamber 2.cilt - 2Cilt - 9. Sayfa

 

HAKKA DAVET

 

Hakka Davet

 

Vahyin altı ay veya daha az bir süre kesilmesinden sonra, Peygamber efendimize tebliğ görevi verildi. Bu emir üzerine Peygamber efendimiz, ilahi risaletin yükünü omuzladı ve bü­tün insanlığa tebliğde bulunmaya başladı. Allahü Teala ona, kendisine köstek olan Örtüyü üzerinden atmasını, sadece Hira mağarasında ibadetle yetinmemesini emretti. Hira mağarasm-daki ibadeti, kendi nefsini terbiye etmesi, ruhunu arındırması için yeterliydi. Ancak rabbinin emirlerini bütün insanlığın hu­zurunda anlatması gerekiyordu. Hira mağarasında gizlice yal­varıp yakararak rabbiyle irtibata geçmek, güvenilir bir elçi için yeterli değildi. İlahi emirleri halka açıklaması gerekiyordu. Böylece o, bir taraftan Hira mağarasında kendi zatını süsleyip terbiye ettiği, ruhunu güçlendirdiği, nefsini göklerde ve yerde herşeyden haberdar olan rabbine yönelttiği gibi, öte yandan da toplumsal bir ibadette bulunmuş olacaktı. Çünkü hak davetini yayacak, insanları sadece Allah'a ibadete yönelmeye çağıracak­ta Nefisleri ıslah edecek ve gecesi gündüz gibi aydınlık olan apaçık bir sevgiyle insanlar arasına girecekti. îşte peygamber­lerin sonuncusu Abdullah oğlu Muhammed (sav)'in omûzladığı büyük risaletin gayesi buydu. Rabbi ondan şu kesin emirle hal­kı doğru yola çağırmasını istiyordu:

"Ey örtülere bürünen, kalk, uyar. Rabbini tekbir et Elbiseni temizle, pislikten kaçın. Verdiğini çok bularak başa kakma. Rabbin için sabret." (Müdessir: 1-7)

Bu ayet-i kerimeler şu hususları kapsamaktadırlar: İnsan­lar, eğer sapıklıklarında devam edecek olurlarsa, onları şiddetli bir azap ile uyarmak gerekir. Allah'a kulluğa, zahiren ve batı-nen giysileri temizlemeye, fesadı terketmeye, kötülükten uzak durmaya davet etmek icab eder. Kötülüğü uzaklaştırmanın, eziyeti ortadan kaldırmanın yegane yolu, Allah'a ibadettir. İs­lam davetini tebliğ etme hususunda ilk emir sayılan bu ayetler, üç önemli hususu içermektedir. Muhammedi davetin özünü oluşturan bu üç hususu şöyle sıralayabiliriz:

1- Ceza ve hesaba iman etmek. Zaten Peygamber efendimize uyarma emrini veren Cenab-ı Allah da bu hususa işaret etmiş­tir. Bunda abiret gününe işaret vardır. O günde yapılacak he­sap ve cezaya değinilmektedir, insanlar hayır işlemişlerse ha­yır görecek, şer işlemişlerse şer göreceklerdir.

2- însan nefsi, ibadet ve sabırla terbiye edilir. İnsanın kalbi, yüce Allah'a ihlasla bağlanmak, onu ortaksız bilip yüceltmekle temizlenir. Allah'ın ortağı yoktur. Hakimiyet ve övgü O'na mahsustur. Zaten Cenab-ı Allah da bu hususa şu ayet ile işa­rette bulunmuştur: "Rabbini tekbir et. Elbiseni temizle."

3- Toplumu, içinde yaşamakta olduğu eziyetlerden kurtar­mak ve topluma fayda vermek. Noksanlıklardan münezzeh olan Yüce Allah, bu hususa şu ayetle işaret etmiştir:

"Pislikten (Allah'a eş tutmaktan, puta tapmaktan ve çirkin şeylerden) kaçın. Verdiğini çok bularak başa kakma."

Böylece, yukarıdaki ayet-i kerimelerin, Islami hakikatlerin özüne işarette bulundukları anlaşılmaktadır. Islamiyetin teme­lini teşkil eden bu hakikatler, Vahdaniyet (Allah'ın birliği), ahi-ret gününe iman etmek, nefisleri pisliklerden arındırmak, fesa­dı bertaraf etmek ve bunun yerine faydalı olan şeyleri yerleştir­mektir.