Son Peygamber 2.cilt - 2Cilt - 9. Sayfa
HAKKA DAVET
Hakka Davet
Vahyin altı ay veya daha az bir süre kesilmesinden sonra, Peygamber efendimize tebliğ görevi verildi. Bu emir üzerine Peygamber efendimiz, ilahi risaletin yükünü omuzladı ve bütün insanlığa tebliğde bulunmaya başladı. Allahü Teala ona, kendisine köstek olan Örtüyü üzerinden atmasını, sadece Hira mağarasında ibadetle yetinmemesini emretti. Hira mağarasm-daki ibadeti, kendi nefsini terbiye etmesi, ruhunu arındırması için yeterliydi. Ancak rabbinin emirlerini bütün insanlığın huzurunda anlatması gerekiyordu. Hira mağarasında gizlice yalvarıp yakararak rabbiyle irtibata geçmek, güvenilir bir elçi için yeterli değildi. İlahi emirleri halka açıklaması gerekiyordu. Böylece o, bir taraftan Hira mağarasında kendi zatını süsleyip terbiye ettiği, ruhunu güçlendirdiği, nefsini göklerde ve yerde herşeyden haberdar olan rabbine yönelttiği gibi, öte yandan da toplumsal bir ibadette bulunmuş olacaktı. Çünkü hak davetini yayacak, insanları sadece Allah'a ibadete yönelmeye çağıracakta Nefisleri ıslah edecek ve gecesi gündüz gibi aydınlık olan apaçık bir sevgiyle insanlar arasına girecekti. îşte peygamberlerin sonuncusu Abdullah oğlu Muhammed (sav)'in omûzladığı büyük risaletin gayesi buydu. Rabbi ondan şu kesin emirle halkı doğru yola çağırmasını istiyordu:
"Ey örtülere bürünen, kalk, uyar. Rabbini tekbir et Elbiseni temizle, pislikten kaçın. Verdiğini çok bularak başa kakma. Rabbin için sabret." (Müdessir: 1-7)
Bu ayet-i kerimeler şu hususları kapsamaktadırlar: İnsanlar, eğer sapıklıklarında devam edecek olurlarsa, onları şiddetli bir azap ile uyarmak gerekir. Allah'a kulluğa, zahiren ve batı-nen giysileri temizlemeye, fesadı terketmeye, kötülükten uzak durmaya davet etmek icab eder. Kötülüğü uzaklaştırmanın, eziyeti ortadan kaldırmanın yegane yolu, Allah'a ibadettir. İslam davetini tebliğ etme hususunda ilk emir sayılan bu ayetler, üç önemli hususu içermektedir. Muhammedi davetin özünü oluşturan bu üç hususu şöyle sıralayabiliriz:
1- Ceza ve hesaba iman etmek. Zaten Peygamber efendimize uyarma emrini veren Cenab-ı Allah da bu hususa işaret etmiştir. Bunda abiret gününe işaret vardır. O günde yapılacak hesap ve cezaya değinilmektedir, insanlar hayır işlemişlerse hayır görecek, şer işlemişlerse şer göreceklerdir.
2- însan nefsi, ibadet ve sabırla terbiye edilir. İnsanın kalbi, yüce Allah'a ihlasla bağlanmak, onu ortaksız bilip yüceltmekle temizlenir. Allah'ın ortağı yoktur. Hakimiyet ve övgü O'na mahsustur. Zaten Cenab-ı Allah da bu hususa şu ayet ile işarette bulunmuştur: "Rabbini tekbir et. Elbiseni temizle."
3- Toplumu, içinde yaşamakta olduğu eziyetlerden kurtarmak ve topluma fayda vermek. Noksanlıklardan münezzeh olan Yüce Allah, bu hususa şu ayetle işaret etmiştir:
"Pislikten (Allah'a eş tutmaktan, puta tapmaktan ve çirkin şeylerden) kaçın. Verdiğini çok bularak başa kakma."
Böylece, yukarıdaki ayet-i kerimelerin, Islami hakikatlerin özüne işarette bulundukları anlaşılmaktadır. Islamiyetin temelini teşkil eden bu hakikatler, Vahdaniyet (Allah'ın birliği), ahi-ret gününe iman etmek, nefisleri pisliklerden arındırmak, fesadı bertaraf etmek ve bunun yerine faydalı olan şeyleri yerleştirmektir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi