| İnsanların ruh, nefis ve akıllarını, ruh, nefis, ve akıl adına
yükselebilecek en son noktaya ulaştırması ki; Hz. Muhammed (sav) tarihin
şehadetiyle kendi talebelerine ve müntesiplerine -Allah’ın inayetiyle- bunu
yapmıştır. Evet, onları, aklın, ruhun ve nefsin ulaşabileceği en son noktaya
kadar götürmüş ve orada gezdirmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de nefs-i emmareden
bahsedilir. O nefis ki, insanı, boynuna vurduğu gemle istediği yerde
dolaştırır ve sürekli baskı altında tutar.. tutar da, o duygu ve
düşüncesiyle bir ruh insanı olabilecekken bir beden ve cisim insanı haline
gelir. Seyyidinâ Hz. Yusuf (as), işte bu nefs-i emmarenin şerrinden Allah’a
sığınmış ve “Mutlaka nefis şiddetle fenalığı emreder. Allah kime merhamet
ederse ancak o kurtulur” (Yusuf/53) demişti. Nefis zatında emmaredir. Ancak,
onun Lut Gölü kadar çukur olan bu durumdan kurtulup merhale merhale
zirvelere doğru yükselmesi de mümkündür. İşte Kur’ân, nefsi bu durumlarıyla
ele alır ve şöyle der “Ey mutmainne olmuş nefis! Sen Rabbinden, O da senden
razı olarak dön Rabbine!.” (Fecir/27-28). Ayrıca, nefsin “emmare” olmaktan
çıkıp kendini sorgulayan bir nefis haline gelmesine de Kur’ân işaret eder.
Hatta, bu durumu bir derece kabul ettiği için nefs-i levvame’ye yemin de
eder: “Kendini kınayan nefse yemin ederim” (Kıyame/2).
Bir de nefs-i safiye vardır. O mukarrebîne has bir sıfattır.. ve bu sıfat
erbabı o kadar saf ve berraktırlar ki, onlara bakan âdeta Allah’ı görür ve
Allah’ı müşahede eder. Hz. Muhammed Mustafa’nın nefsi işte böyle bir
nefistir. Ve O, müstaid birçok kâbiliyeti de, kendi dereceleri çerçevesinde
ve istidatlarının müsaadesi ölçüsünde, nefs-i safiye hâline getirmiştir.
Evet Allah Rasûlü, nefsi, terbiye ve tezkiye etmek suretiyle ona
ulaşabileceği en yüksek hedefleri gösterdi ve Rabbinin inayetiyle de- oraya
yükseltti. Bu O’nun terbiyecilikte dahi eşi menendi olmadığını gösterir.
Akla ve nefse, varabilecekleri en son noktayı gösterme mevzuunda, Hz.
Muhammed Aleyhisselam’ın güzide asrına baktığımız zaman görürüz ki, o Zât,
getirdiği mesaj itibariyle terbiye adına da hiçbir boşluk bırakmamış. |