| İnsan unsuruyla ilgilenmeyi emir ve teşvik eden birçok âyet-i kerime
vardır. Bunların hepsine bakılabilse, İslâm dininin insana verdiği önem ve
ehemmiyet daha iyi anlaşılır. Ancak biz, bu mevzuu işlemeyi, şimdilik
düşünmediğimiz için sadece fikir verme maksadıyla, bir-iki âyete temas edip
geçeceğiz: “İçinizde, iyiye çağıran, doğruluğu emreden ve fenalıktan men
eden bir cemaat olsun. İşte başarıya ulaşanlar yalnız onlardır” (Âl-i İmran/104).
“Siz insanlar arasında en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülüğü men
eder ve tam olarak Allah’a inanırsınız” (Âl-i İmran/110)..
Bu ve benzeri âyetler, İslâm’ın insana ve ilme verdiği ehemmiyeti
göstermesi bakımından fevkalâde mânidardır.
İslâm; kalb, ruh, his, duygu ve düşünceyi en iyi şekilde ve dengeli ele
almış ve onları yaratılış gayelerine yönlendirmiştir. Ne ihmal, ne de
dengesizlik.. bu duyguların bütünüyle seyahat.. ve hepsiyle varlığın perde
arkasını müşahede.. Allah Resûlü de bunu, hayat-ı seniyyelerinde hiç mi hiç
ihmal etmemiştir.. bu bir rehber için çok önemlidir. Nice rehberler vardır
ki, ellerinin altındaki insan ve imkânlarla zafer bekledikleri yerde fiyasko
ile karşı karşıya kalırlar. Daha doğrusu zafer kuşağında bir türlü
falsolardan kurtulamazlar. Kitle ruh haletinden istifade edip milleti sokağa
dökenler, belki onun hissini değerlendiriyorlardır. Ama, süreklilik isteyen
işlerde bu hiç de önemli değildir. Zaten, Allah Resûlü de bir his ve
heyecanla insanları arkasında toplamayı hiç mi hiç düşünmemiştir. Çünkü
böyle bir hisle toplananlar, başka bir hisle de dağılıp gider ve onu
yapayalnız bırakırlar. Oysa ki Allah Resûlü’nün etrafındaki insanlar en
ağır, en acı zamanlarda bile O’nu bırakmamışlardır. Bırakmak şöyle dursun,
O’nun uğrunda ölmeyi hayatlarının gayesi bilmiş ve şehid olmayı canlarının
bedeli ve gayesi saymışlardır. Diğer duyguların teker teker kullanılması,
daha doğrusu istismarı da böyledir. Sadede dönüyoruz; evet, bir ülke, eğer
ma'mur ise, o, insanlarıyla ma’murdur ki, Hz. Muhammed Mustafa (sav) da bunu
yapmıştır. Dünyanın çeşitli yerlerine gön-derdiği insanların, gittikleri
yerlerde, devleti ve milletleri idare etmede, hatta mektep ve medreseler
açmada hiçbir falso ve fiyasko ile karşılaşmamaları gösteriyor ki, Allah
Resûlü, arkasına aldığı insanları çok iyi yetiştirmiş ve her şeyin üstünde
insana önem vermiştir... |