| İdaresi altındakileri tanımasında da O’nun eşi-menendi yoktu.
Habeşistan’a hicret edileceği zaman, hicret edecekleri ve başlarında onları
idare edecek şahsı seçmesinde müthiş bir isabet vardı. Cafer b. Ebi Talib (ra),
Necaşî’nin huzurundaki hizmetleriyle bu isabetin âdetâ mührü gibidir.
Medine’ye ilk gönderdiği mürşid, Mus’ab b. Umeyr’di (ra). Mus’ab icraatıyla
Allah Rasûlü’nün değişik iş ve vazife için insan seçimindeki isabetini
tasdik eden bir sadık şahittir. O gün, Medine de Mus’ab gibi ince bir insan
gerekliydi ve Allah Rasûlü onu göndermişti.
Hicret esnasında, O’nun yatağına birisi yatmalı ve müşrikleri
oyalamalıydı. Belki o esnada Allah Rasûlü’ne gelecek darbeler ona gelecekti.
Böyle bir durumda oraya Hz. Ali gibi bir kahraman gerekliydi ve o seçildi.
Mağarada O’na kim arkadaş olacaktı? Medineliler ilk defa O’nu kiminle
görmeliydiler. O hep ikinci adam olma durumunu muhafaza eden Hz. Ebu Bekir (ra)
olmalıydı ve öyle oldu. Allah Rasûlü işin başında Ebu Bekir’i (ra) hangi
makam ve mevkiye yerleştirdiyse, hayatının sonuna kadar Ebu Bekir (ra) orada
oturdu. Çünkü ilk seçim, çok isabetli ve yerinde yapılmıştı.
Zaten, teker teker bütün raşid halîfelerde, O’nun yaptığı seçimin ve
yerleştirmenin izi vardır. Birinci halife Ebu Bekir, İkinci Ömer, üçüncüsü
Osman ve dördüncüsü de Ali (ra) olmalıydı. Çünkü kaderin çizdiği ömür
sınırı, böyle olmasını gerekiyordu. Belli ki, bu sıralama ilâhî bir tasnifle
yapılmıştı.
Ebu Dücâne’ye (ra) verdiği kılıçtan tutun da Nuaym b. Mes’ud’a (ra)
verdiği Kureyş ile Yahudilerin arasını bozma misyonuna kadar bütün
icraatında o, hep işi ehline verme prensibiyle hareket etmiş ve bunda da
muvaffak olmuştu.
Huzeyfe’ye sır verilirdi ve O, sırlarını ona verdi. Mekke’de istihbarat
adına amcası Hz. Abbas’ı (ra) kullandı ve Hz. Abbas bu işi layıkıyla
başardı.
Kumandan tayin ettiği şahıslardan, ellerine mektup verip krallara
gönderdiği murahhaslara, ilim adamı olsunlar diye Suffe’ye kabul ettiği
talebelerden zekat amillerinin intihabına kadar hâdiseler hep O’nu
doğruluyordu.
Evet, bir lider için vazife ve sorumluluk yüklenecek insanları tanıma çok
mühimdir. Tarih, bu mevzuda liderlerin yaptığı nice hatalardan bahseder.
Yanına yaklaştırıp en yakını yaptığı insanlardan ihanet gören liderlerin
sayısı hiç de az değildir.
Erkam b. Ebî Erkam'ı (ra), Allah Rasûlü daha ziyade malî işlerde
kullanıyordu. Hz. Ebû Bekir (ra) ve Hz. Ömer (ra) devrinde de o aynı işlerde
istihdam edildi. Hz. Osman (ra), kendi malından yaptığı infakla biraz yakın
akrabasını gözetiyordu. Ne var ki onun bu cömertliği, başkaları tarafından
yanlış te’vil ediliyor ve Ümeyyeoğulları beytülmâldan destekleniyor
zannediliyordu. Böyle bir töhmet altında kalmamak için Erkam b. Ebî Erkam (ra),
Hz. Osman’a (ra) müracaat ederek hazinelerin anahtarını teslim etti. “Halk
senin kendi malından verdiğini yanlış anlıyor, ben böyle bir itham altında
maliye işlerine nezaret edemem” dedi ve ayrıldı.. kendi isteğiyle
ayrılıncaya kadar da tam çeyrek asır aynı görevde kaldı. |