ahabenin Büyüklüğü Sahâbe, enbîyâdan sonra - 21. Sayfa
ahabenin Büyüklüğü
Sahâbe, enbîyâdan sonra, ittifakla insanlığın en büyükleridirler. Mutlak fazilet
enbiyâya aittir ve onlara kat’iyen yetişilmez. Onlardan sonra sahâbe gelir,
bununla birlikte, husûsî bazı fazîletlerde, -mutlak fazîlette değil- Beni İsrail
peygamberlerinden bazılarının seviyesine erişen sahâbilerin varlığından söz
edilebilir. Tekrar ediyorum bu, bazı sahâbinin bazı faziletlerde, bazı
peygamberlere ulaşması demektir. Aynı şekilde, husûsî bazı faziletlerde Şâh-ı
Geylânî, İmam-ı Rabbânî, Muhammed Bahâuddin Nakşibendî gibi zatlar, bir kısım
husûsî fazilette, “mercûhun râcihe rüçhaniyeti” esasına binaen, sahâbiyle omuz
omuza olabilir. Ancak, dünden bugüne, her zaman din adına sözleri hüccet,
akılları kalbine yâr, kalbleri de akıllarına yâr, sineleri ulûm-i dîniye,
akılları fünûn-u medeniye ile aydınlanmış, her asırda İmam Ebû Hanîfe ve İmam
Şâfiî gibi müeddeb zâtlardan müteşekkil cumhûrun ittifakıyla, enbiyâdan sonra
mutlak fazilet, sahâbe-i kirâma aittir. O kadar ki, çoklarınca ilk müceddid
kabul edilen ve husûsî bazı faziletlerde çok önde olan Ömer İbn Abdülazîz
Hazretleri bile, bu hususta sahâbenin en küçüğüne yetişemez. En büyük velilerden
İmâm-ı Rabbânî de mutlak fazilette: “Ömer İbn Abdülaziz, Vahşî’nin ancak atının
burnundaki bir toz olabilir” hükmünü vermiştir.
×
Hata Bildir
Bu sayfada bir hata mı gördünüz? Bize bildirin, düzeltelim.
×
Hata Bildir / Öneri Gönder
Bir hata mı gördünüz, ya da bir öneriniz mi var? Bize yazın. Hata başka bir sayfadaysa, o sayfanın adresini eklemeniz işimizi çok kolaylaştırır.