Islam Tarihi - 139. Sayfa
23. FASIL: MÜSLÜMANIN BAŞINA GELENLERE (KAZA ve KADERE) RAZI OLMASI
Hz. Ömer, Ebu Zerr, Ali ve İbn Mes’ud’un Müslümanın Başına Gelenlere Razı Olup Sabretmesi Gerektiğini Söylemeleri
- Hz. Ömer şöyle buyurmuştur: “İster hoşuma giden olsun isterse de gitmeyen; hangi hal üzere sabahlarsam sabahlayayım benim için farketmez. Çünkü ben hayrın hoşuma gidende mi yoksa gitmeyende mi olduğunu bilmiyorum.”[1]
- Hz. Ali’ye
“Ebu Zerr el-Gıfârî “Benim yanımda fakirlik zenginlikten, hastalık da sıhhat ve âfiyetten daha sevimlidir!” diyor. Siz ne buyurursunuz?” denildi. O da şunları söyledi:
“Allah Ebu Zerr’den razı olsun! Bana gelince, ben diyorum ki insan Allah’ın kendisi için vermiş olduğu şeylere razı olup bundan başkasını temenni etmemelidir. Kaza ve kaderin tasarrufuna razı olmanın sınırı budur.”[2]
- Hz. Ali şöyle buyurmuştur:
“Allah’ın kaza ve kaderi kendisine razı olan ya da olmayan herkes üzerinde hükmünü icra eder. Ancak hükmüne razı olanlar sevap kazanırken razı olmayanların tüm amelleri boşa gider”[3]
- Abdullah b. Mes’ud şöyle buyuruyor: “Kıyamet gününde bütün insanlar dünyada az bir geçimle yetinmiş olmayı temenni edecektir. Nefsinde bir şüphe bulunmadığı sürece sizden herhangi birinize akşam ya da sabah içinde bulunduğu durum zarar veremez. Sizden birinizin bir ateş korunu ağzına alıp sönünceye kadar tutması, Allah’ın kendisi için hükmettiği birşeye “Keşke bu olmasaydı!” şeklinde itiraz etmesinden daha hayırlıdır.”[4]
İslami Okul Okulların En Önemlisi