Islam Tarihi - 173. Sayfa
31. FASIL: MÜSLÜMANIN GÜLMESİ ve TEBESSÜM ETMESİ
Hz. Peygamber’in Gülmeleri ve Tebessüm Etmeleri
- Hz. Âişe şöyle buyuruyor: “Ben Hz. Peygamber’in azı dişleri görünecek şekilde güldüğünü görmedim. O ancak tebessüm ederdi.
- Abdullah b. Hâris b. Cez’ şunları söylüyor: “Hz. Peygamber’den daha fazla gülümseyen bir kimse görmedim. O hiç bir zaman gülmez, ancak tebessüm ederdi”.
- Simâk şöyle anlatıyor: Câbir b. Semüre’ye
“Sen Hz. Peygamber’le hiç oturdun mu?” diye sordum.
“Evet, çok oturdum” diyerek şunları söyledi:
“Hz. Peygamber sabah namazını kıldıklarında güneş doğuncaya kadar yerlerinden ayrılmazlardı. Bu arada sahabiler kendi aralarında konuşurlar, câhiliye dönemindeki hallerinden bahsederek gülüşürlerdi. Hz. Peygamber’se sadece tebessüm ederlerdi”.
- Simâk şöyle anlatıyor: Câbir b Semüre’ye Hz. Peygamber’le oturup oturmadığını sordum. Şunları söyledi: “Çok oturdum. O çok az konuşur ve çok az gülerlerdi. Ashâb çoğu zaman huzurunda şiirler okur, o da onların durumları hakkında birşeyler söylerdi. Sahabiler güler, o ise tebessümle yetinirdi”[1]
- el-Husayn b. Yezid el-Kelbî (r.a.) şöyle diyor: “Ben Hz. Peygamber’i gülerken hiç görmedim. O ancak tebessüm ederdi. Çoğu zaman da açlıktan karnına taş bağlardı”[2]
[1] Bu ve bundan önceki üç hadisi: Bidâye VI/41-42 (Sırasıyla: Buhari ve Müslim; Tirmizi; Müslim; Tayâlisi).
[2] Kenz IV/42; İsâbe I/340 (İbn Kâni’den. Ancak bu rivayette “Hz. Peygamber çoğu kez açlıktan karnına taş bağlardı” kısmı yoktur).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/189.
İslami Okul Okulların En Önemlisi