Islam Tarihi - 18. Sayfa
Hz. Peygamber’in, Abdullah b. Übeyy Vefat Ettiği Zaman Ömer’e Gösterdiği Yumuşaklık
- Abdullah b. Übeyy vefat ettiği zaman, oğlu Peygamber’e gelerek
“İç gömleğini bana ver de, babamı onunla kefenleyeyim! Babamın namazını kıl ve onun için af talebinde bulun!” dedi. Hz. Peygamber iç gömleğini verdi ve “Siz getirdiğinizde haber verin de onun namazını kılayım” dedi. Oğlu haber verdi. Hz. Peygamber namazını kılmak istediğinde onu çektim ve
“Allah münafıkların namazını kılmaktan seni menetmemiş midir?” dedim. Hz. Peygamber
“Ben iki hayır arasındayım. Zira Allah “Onlar için ister af talebinde bulun, istersen de bulunma” (Tevbe: 9/80) buyurmuştur” dedi. Böylece Rasûlullah, Abdullah’ın namazını kıldı. O zaman “Sakın onlardan herhangi bir kimse ölmüşse, hiçbir zaman onun namazını kılma” (Tevbe: 9/84) ayeti nazil oldu.[1]
- Abdullah b. Übeyy vefat ettiğinde, Rasûlullah onun namazına çağrıldı ve geldi, yanında durdu. Namazını kılmak istedi. Ben Peygamber’in önüne geçerek
“Ey Allah’ın Rasûlü! Allah’ın düşmanı Abdullah b. Übeyy’in üzerine mi namaz kılıyorsun? Bu kişi, falan günde şöyle şöyle dedi” dedim. Hz. Peygamber de bana bakarak tebessüm ediyordu. Rasûlullaha bunu çokça söylediğimde
“Ey Ömer! Önümden çekil. Ben muhayyer kılındım ve seçtiğimi yaptım. Bana ‘İstersen onlar için af talebinde bulun, istersen bulunma’ denilmiştir. Eğer yetmişten fazla af talebinde bulunduğum takdirde affedileceğini bilseydim bunu yapardım” dedi. Sonra Hz. Peygamber namazı kıldı, cenaze ile beraber gitti. Kabrinin başında da cenaze gömülünceye kadar durdu. Rasûlullaha karşı gösterdiğim bu cür’etten pişmanlık duydum. Allah’a yemin ederim ki, az bir zaman sonra “Onlardan herhangi birisi öldüğünde ebediyyen onun namazını kılma...” anlamındaki ayet indi. Bundan sonra Hz. Peygamber Allah ruhunu kabzedip de dünyadan ayrılıncaya kadar hiçbir münafığın namazını kılmadı. Kabrine gitmedi.[2]
- Abdullah b. Übeyy vefat ettiğinde oğlu Hz. Peygamber’e gelerek
“Ey Allah’ın Rasûlü! Eğer sen babamın cenazesine gelmezsen, biz ebediyyen onunla ayıpdar olacağız!” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber geldi. Baktı ki, onu kabre koymuşlar. Hz. Peygamber
“Niçin onu kabre koymazdan evvel bana haber vermediniz?” dedi. Böylece onu çukurdan çıkardılar. Hz. Peygamber tepesinden tırnağına kadar ona üfledi, tükrüğünü sürdü ve sonra ona iç gömleğini giydirdi.[3]
- Rasûlullah, Abdullah b. Übeyy kabrine konulduktan sonra geldi. Emretti. Onu kabirden çıkardılar. Hz. Peygamber dizlerini üzerine koydu, tükrüğünü sürdü ve iç gömleğini de ona giydirdi.[4]
İslami Okul Okulların En Önemlisi