Abdullah B - İslam Tarihi - 193. Sayfa
Abdullah b. Mes’ud’un Müslümanları “Emr-i bi’l-’Ma’ruf ve Nehy-i ani’l-Münker” Yapmaya Teşvik Buyurması
- Hârîs b. Arkûb eş-Şeybânî, Abdullah b. Mes’ud’a gelerek
“İyiliği emretmeyip kötülüklerden menetmeyen helak olmuştur” dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Mes’ud
“Hayır, asıl kalbi iyilikleri tanımayıp, kötülüklere karşı cephe almayan kişi helak olmuştur” dedi.[1]
- Abdullah b. Mes’ud şöyle buyurmuştur: “Şu üç sınıf dışında kalan insanlarda hayır yoktur: Birincisi, Allah yolunda cihat edildiğini gördüğünde, canı ve malıyla bu cihada katılan kimsedir. İkincisi iyiliği emredip kötülükten menetmek suretiyle dili ile cihat eden kişidir. Üçüncüsü ise ilk iki sınıfın yaptıklarını yapamayıp da yalnızca kalbiyle hakkı tanıyıp ona riayet eden kişidir.”[2]
- Abdullah b. Mes’ud şöyle buyurmuştur: “Münafıklarla ellerinizle cihat ediniz: Eğer buna gücünüz yetmiyorsa hiç olmazsa onlara bakarken yüzünüzü ekşitmek suretiyle kendilerine buğzettiğinizi belli ediniz.”[3]
- Abdullah b. Mes’ud şöyle buyurmuştur: “İşlenen bir kötülük gördüğünde ona engel olmaya gücün yetmiyorsa, Allah’ın kalben ondan nefret ettiğini ve hoşlanmadığını bilmesi senin için kâfidir”.
- Abdullatı b. Mes’ud şöyle buyurmuştur: “Bazı kişiler vardır ki bir kötülüğe şahit olduklarında kalben ondan nefret ederler. Bu kişiler orada hiç bulunmamış sayılarak bundan sorumlu tutulmazlar. Bazı kişiler de vardır ki şahit olmadıkları halde yapılan bir kötülükten rahatsız olmaz ve buna rıza gösterirler. İşte bunlar da o kötülük işlenirken orada bulunuyormuş gibi muamele göreceklerdir.”[4]
- Abdullah b. Mes’ud şöyle buyurmuştur: “Bazı işler vardır ki kim orada bulunmadığı halde bunlara rıza gösterecek olursa sanki orada bulunmuş gibi sorumlu tutulurlar. Kim de orada bulunduğu halde ondan nefret ederse orada hiç bulunmamış gibi muamele görür.”[5]
- Abdullah b. Mes’ud şöyle buyurmuştur: “Sâlih ve iyi kimseler birer birer gidiyorlar. Geride iyilikleri tanıyıp kötülüklere karşı da cephe almayan ve onlardan nefret etmeyen şüpheci kişiler kalıyor.”[6]
[1] Heysemi VII/275 (Taberâni, Târık b. Şihab’dan); Ebu Nuaym, Hilye I/35; Kenz II/140 (İbn Ebi Şeybe ve Nuaym, Fiten’de).
[2] Heysemi II/276 (Taberâni’den).
[3] Kenz II/140 (İbn Asâkir’den); Heysemi VII/276 (Taberâni’den).
[4] Bu ve bundan önceki: Kenz II/140 (Her ikisi de İbn Ebi Şeybe ve Nuaym’dan).
[5] Kenz II/140 (Nuaym ve İbnü’n-Neccâr’dan).
[6] Ebu Nuaym, Hilye I/135; Heysemî VII/280 (Taberâni’den).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/199-200.
İslami Okul Okulların En Önemlisi