Islam Tarihi - 231. Sayfa
Hz. Peygamber’in Hanımlarının Birbirleriyle ve Hz. Peygamber’le Güzel Geçinmeleri
Âişe vâlidemiz şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber, hanımlarından Cahş kızı Zeyneb’in yanında kaldıklarında orada bal şerbeti içerlerdi. Bir gün Hafsâ ile aramızda Hz. Peygamber hangimizin odasına gelirse ona
“Ey Allah’ın Rasûlü! Sizden meğâfir (Bir çeşit meşe ağacından çıkan tatlı ve fakat fena kokulu bir zamk) kokusu geliyor; yoksa ondan mı yediniz?” demek üzere anlaştık. Bunun üzerine Hz. Peygamber ikimizden birinin yanına geldiğinde o ona anlaştığımız gibi
“Ey Allah’ın Rasûlü! Sizden meğâfir kokusu geliyor; yoksa ondan mı yediniz?” diye sordu. Hz. Peygamber de
“Hayır ben meğâfir yemiş değilim. Ancak Zeyneb binti Cahş’ın yanında bal şerbeti içmiştim. Bundan böyle bir daha onu içmeyeceğim!” buyurdular. Bunun üzerine
“Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını aramak için Allah’ın sana helal ettiği şeyleri niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok affeden ve çok bağışlayandır. Allah size yeminlerinizi (keffaret vermek suretiyle) çözmeyi meşrû kılmıştır. Allah sizin mevlânızdır. O bilendir, her işinde hikmet sahibidir. Peygamber bir eşine gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi sözü haber verip Allah da onun bu davranışını Peygamberine açıklayınca (Peygamber, hanımına) bu söylediklerinin bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. (Peygamber) bunu ona haber verince, eşi
“Bunu sana kim söyledi?” dedi. O da
“Herşeyi bilen ve herşeyden haberdar olan (Allah) bildirdi” dedi. Eğer ikiniz (de, ey Hafsâ ve Âişe) tevbe ederseniz, (sizin için daha iyi olur). Çünkü kalbiniz gerçekten buna meyletmişti. Eğer (Peygamber’e karşı) birbirinize arka verecek olursanız onun mevlâsı (yardımcısı) Allah, Cebrail ve mü’minlerin sâlih olanlarıdır. Bunların arkasında melekler de onun destekçisidirler” (Tahrim: 66/1-4) âyetleri nâzil oldu. Bu âyetlerdeki “gizli söz”, “Ben meğâfir yemedim, sadece bal şerbeti içtim” cümlesidir.[1]
- Âişe vâlidemiz şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber tatlıları ve balı çok severdi. Her gün ikindi namazını müteakip hanımlarından birinin hücresine uğrar ve orada bir müddet kalırdı. Yine bir gün ikindi namazından sonra Hafsa validemizin hücresine girdi. Ancak bu kez orada her zamankinden daha fazla kaldı. Ben bu durumu kıskandım. Bunun için de sebebini öğrenmeye karar verdim. Nihayet akrabalarından bir kadının Hafsâ’ya bir bal peteği verdiğini ve onun da bundan şerbet yaparak Hz. Peygamber’e içirdiğini öğrendim. Bunun üzerine Sevde binti Zem’a ile Safiyye’ye giderek şunları söyledim:
“Bana kulak verin. Allah’a yemin ederim ki Hz. Peygamber’e bir hile yapacağız. O yanınıza gelip de size yaklaştığında
“Ey Allah’ın Rasûlü! Galiba siz meğâfir yemişsiniz!” diyeceksiniz. O size
“Hayır, meğâfir yemedim” diyecektir. Siz de
“Öyleyse senden yayılan bu koku nereden geliyor?’’diye soracaksınız. Karşılığında
“Hafsâ bana bal şerbeti içirmiştir” dediğinde ise
“O balı yapan arılar bunları meğâfirli ağaçlardan toplamıştır. Bu yüzden içtiğiniz bal şerbeti de meğâfir kokmaktadır” diyeceksiniz. Bana geldiğinde ben de aynı şeyleri söyleyeceğim”. Daha sonra Sevde gelerek bana şunları anlattı: “Yemin ederim ki Hz. Peygamber hücreme geldiğinde birara bu işten vazgeçmek istedimse de senin korkundan yapmaya karar verdim. Hz. Peygamber’in yanıma yaklaştığı bir sırada
“Ey Allah’ın Rasûlü! Galiba siz meğâfir yemişsiniz?” dedim.
“Hayır, meğâfir falan yemedim” buyurdular. Bu kez
“O halde senden gelen bu koku nedir?” diye sordum.
“Hafsâ bana bal şerbeti içirmişti” karşılığını verdi. Ben de
“Öyleyse o balı yapan arılar bunları meğâfirli ağaçlardan toplamışlardır. Bu yüzden içtiğiniz bal şerbeti de meğâfir kokmaktadır” dedim”. Böylece Hz. Peygamber bana uğradığında ben de ona aynı şeyleri söyledim. Safiyye’nin yanına vardığında o da bizler gibi söylemiş. Bu olay üzerine Hafsâ’nın yanına bir dahaki gidişinde Hafsâ ona
“Ey Allah’ın Rasûlü! O bal şerbetinden bir daha yapmamı ister misiniz?” dediğinde Hz. Peygamber
“Hayır, içmek istemiyorum” buyurdular. Hz. Peygamber’le Hafsâ arasında geçenleri öğrenen Sevde bana gelerek
“Allah’a yemin ederim ki biz Hz. Peygamber’e bal şerbetini haram kıldık” dedi. Ben de ona
“Sus ve sakın bu konuda hiç kimseye bir şey söyleme!” dedim.[2]
[1] Buhari; ayrıca İbrahim b. Musa da Hişam’dan rivayet etmiştir. Bu rivayette ise ayetlerde geçen “gizli söz”den maksatın “Ben bir daha bal şerbeti içmemeye yemin ediyorum ve sen de bunu kimseye söyleme” cümlesi olduğu söylenilmektedir); hadisi ayrıca Müslim de benzer bir şekilde rivayet etmiştir.
[2] İbn Kesir, Tefsir IV/387 (Buhari’den. Ayrıca Müslim’in de rivayet ettiği kaydedilir); Cem’ü’l-Fevâid I/299 (Ebu Dâvud’dan); İbn Sa’d VIII/85.
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/238-240.
İslami Okul Okulların En Önemlisi