Islam Tarihi - 233. Sayfa
Hz. Peygamber’in Hanımlarından Âişe ve Meymûne Vâlidelerimizle Güzel Geçinmeleri
- Âişe vâlidemiz şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber bir gün bana
“Ben senin benden razı mı yoksa bana öfkeli mi oluşunu anlıyorum” dediler.
“Ey Allah’ın Rasûlü! Bunu nasıl anlıyorsunuz?” diye sorduğumda da şöyle buyurdular:
“Benden razı ve hoşnut olduğunda “Muhammed’in Rabb’ine yemin ederim ki” tabirini; bana öfkeli olduğunda ise “İbrahim’in Rabb’ine Yemin ederim ki” tabirini kullanıyorsun”. Bunun üzerine
“Ey Allah’ın Rasûlü doğru söylüyorsunuz. Fakat Allah’a yemin ederim ki öfkeli olduğum sıralara Peygamberliğini ve sevgini değil sadece ismini terkediyorum” dedi.[1]
- Âişe validemiz şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber’le birlikte yolculuk yapıyorduk. Bir yerde konakladığımızda koşu yaptık ve ben onu geçtim. Fakat daha sonra biraz kilo aldığımdan bir başka yarışta da Hz. Peygamber beni geçtiler. Bunun üzerine bana “Bu, daha önce beni geçtiğin yarışın karşılığıdır” buyurdular.[2]
- Abdullah b. Abbas şöyle anlatıyor: Bir gece teyzem Meymûne vâlidemize misafir oldum. Teyzem, kadınların özel halinden dolayı o akşam namaz kılmıyordu. Yatma zamanı geldiğinde teyzem yanyana iki yatak serdi. Sonra da iki aba getirerek yataklarının başucuna koydu. Abalardan birini üzerine çekerek uzandı. Ben de yandaki yatağa yattım ve başımı da teyzemin yastığına koydum. Hz. Peygamber de yatsı namazını kıldıktan sonra geldiler. Teyzemin, yatağın başucuna koymuş olduğu abayı alarak onu peştamal gibi göbeğinin üzerinden bağladılar. Bundan sonra da üzerindeki iki elbisesini çıkararak teyzem Meymûne vâlidemizin üzerine aldığı abanın altına girdiler.
Hz. Peygamber geceni sonuna doğru kalktılar. Duvarda asılı duran su kırbasını indirerek abdest aldılar. Birara kalkıp Hz. Peygamber’in eline su dökmek istedimse de daha sonra hoşkaçmayacağını düşünerek bundan vaz geçtim. Hz. Peygamber abdest aldıktan sonra yatağın yanına geldiler. Elbiselerini giyip, peştamal gibi beline bağlamış olduğu abayı çıkardılar. Sonra da mescide giderek namaz kılmaya başladılar. Onun çıkışı üzerine ben de kalkıp abdest aldım ve gidip onun solunda namaza durdum. Hz. Peygamber mübarek elleriyle beni sağ taraflarına götürdüler. Onunla birlikte onüç rekat namaz kıldım. Onüçüncü rekatın sonunda oturduklarında ben de yanlarına oturdum. Bu sırada uyuklayarak benden tarafa eğildiler; öyle ki yanakları neredeyse yanağıma değecekti. Bu durumda ondan uyuyan insanların hırıltısı geliyordu. Sonra Bilal gelerek
“Ey Allah’ın Rasûlü! Namaza!” diye bağırdı. Hz. Peygamber kalkarak sabah namazının iki rekatını (sünnetini) kılmaya başladılar. O esnada Bilal da kâmet getiriyordu.[3]
İslami Okul Okulların En Önemlisi