Islam Tarihi - 79. Sayfa
13. FASIL: HER ÇEŞİT HASTALIĞA SABRETMEK
Hz. Peygamber’in Şiddetli Sıtmaya Sabretmesi
- Ebu Said el-Hudrî şöyle anlatıyor: Rasûlullahın huzuruna girdim; sıtmaya yakalanmıştı. Üzerinde bir kadife vardı. Elimi kadifenin üzerine koyarak
“Ey Allah’ın Rasûlü! Sıtman amma da korkunçmuş!” dedim. Peygamber
“Biz böyleyizdir. Bizim belamız çok şiddetli, ecrimiz de katmerli olur” buyurdu. Sonra
“Musibeti en zor olanlar kimlerdir?” diye sordum. Hz. Peygamber
“Peygamberlerdir” buyurdu.
“Peygamberlerden sonra kimdir?” diye sordum. Hz. Peygamber
“Âlimlerdir!” dedi.
“Âlimlerden sonra kimdir?” diye sordum.
“Salihlerdir” dedi ve devamla “Onların herhangi birisi bitlenmekle belalanır ki, nerdeyse bitler onu öldürür. Başka birisi fakirlikle belalanır. Sırtında giydiği abadan başka hiçbir şey bulamaz. Bununla birlikte onların bazılarının bu bela ve musibetlerden duyduğu sevinç, sizin lüks ve refah içinde yaşamaktan duyduğunuz sevinçten daha büyüktür” buyurdu.[1]
- Rasûlullaha bir grup kadın olarak vardık, onu ziyaret ediyorduk. Kendisi sıtmaya tutulmuştu. Rasûlullah bir su tulumu getirilmesini ve ağaca asılmasını emretti. Sonra onun altına oturdu. O su tulumundan Rasûlullahın başına su damlıyordu. Sıtmasının çok şiddetli oluşundan böyle yapıyordu.
“Ey Allah’ın Rasûlü! Şu sıtmayı senden uzaklaştırması için Allah’a yalvarsana!” dedim. Hz. Peygamber
“İnsanların bela yönünden en şiddetlileri peygamberlerdir. Sonra onları takip edenler, sonra onları takip edenler, sonra onları takip edenlerdir” buyurdu.[2]
- Allah’ın Rasûlü’ne bir hastalık musallat oldu. Peygamber bize şikâyet ediyor ve yatağının üzerinde kıvranıyordu. Âişe, Hz. Peygamber’e
“Eğer birimiz böyle yapsaydık sen mutlaka ona kızardın” deyince, Hz. Peygamber
“Kesinlikle, mü’minlerin üzerine hastalıklar şiddetli olur. Hiçbir mü’min yoktur ki, ona bir diken batsın veya hastalığa yakalansın da, Allah ona hastalığı keffaret kılmasın, onunla hatalarını silmesin, derecesini yükseltmesin” buyurdu.[3]
İslami Okul Okulların En Önemlisi