Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muaz B - İslam Tarihi - 83. Sayfa

Muaz b. Cebel ve Ailesinin Vebaya Karşı Gösterdikleri Sabır

 

- Şam’da taun salgını oldu. Amr İbnü’l-As

“Bu veba bir azaptır. Ondan derelere, dağ eteklerine sığınarak kaçınız” dedi. Onun bu sözü Şurahbil b. Hasene’nin kulağına geldiğinde, öfkelenip

“Amr İbnü’l-As yalan söylüyor. Ben Allah Rasûlü’nün sohbetinde bulunduğum zaman, Amr babasının devesinden daha şaşkın bir haldeydi. Kesinlikle bu veba Peygamber’imizin duası, Rabb’imizin rahmeti ve salih insanların vefatıdır” dedi. Bu hadise Muaz’a ulaşınca

“Ey Rabb’im! Muaz’ın ailesine bundan en yüksek payı ver” diye dua etti: Böylece Muaz’ın iki kızı öldü ve oğlu Abdurrahman da vebaya yakalandı. Muaz oğlu Abdurrahman’a

“Hak senin Rabb’inden gelmiştir. Sakın sen şüphe edenlerden olma!” dedi. Oğlu da

“Eğer Allah dilerse beni sabredenlerden bulacaksın” dedi. Bundan sonra Muaz vebaya yakalandı. Hastalığını ilk önce elinde duyduğu acıdan anladı ve “Şu elim benim yanımda kızıl develerin hepsini Allah yolunda sadaka vermekten daha sevimlidir” dedi. Muaz, yanında ağlayan bir kişi gördü.

“Niçin ağlıyorsun?” diye sordu. O da

“Senden ögrendiğim ilim için ağlıyorum” dedi. Muaz ona

“Sakın ağlama; çünkü Hz. İbrahim hayatta iken, yeryüzünde herhangi bir âlim yoktu. Allah ona ilim verdi. Ben öldüğüm zaman ilmi, Abdullah b. Mes’ud, Abdullah b. Selam, Selmân-ı Fârisî ve Ebu’d-Derdâ’dan öğren” dedi.[1]

- Muaz, Ebu Ubeyde, Şurahbil b. Hasene, Ebu Mâlik el-Eş’caî, hepsi bir günde vebaya yakalandılar. Muaz daha yakalanmadan

“Bu, Rabb’imizin rahmeti, Peygamberimizini duasıdır. Sizden önceki salihler bundan gitmişlerdir. Yâ Rabb! Muaz’ın aile efradına bundan en bol nasibi ver!” diye dua etti. Daha akşam olmadan en çok sevdiği oğlu Abdurrahman vebaya yakalandı. Muaz mescitten dönünce, oğlunun vebaya yakalandığını gördü. Oğlu

“Ey babam! Hak Rabb’imden gelmiştir. Sakın sen şüphe edenlerden olma!” dedi. Muaz da ona cevap olarak

“Eğer Allah dilerse beni sabredenlerden bulacaksın” dedi. Definden sonra da Muaz aynı hastalığa tutuldu. Hastalık ağırlaştığında baygınlık geçirmeye başladı. Ayıldığı zaman

“Bu, ölüm baygınlığıdır. Allah’ım, beni katına al. Benim seni sevdiğimi bilirsin” diyordu.[2]


 

[1] Kenz, II/325 (Ebu Huzeyme ve İbn Asakir, Abdurrahman b. Ğanem’den).

[2] Heysemi, II/311 (Ebu Nuaym, Abdurrahman’dan).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/133-134.