Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 106. Sayfa

17. FASIL: TÜM ASHÂB-I KİRAMIN İMANLARININ KUVVETLİ OLMASI

 

Sahabilerin “İçinizde Olanı Açıklasanız da Gizleseniz de Allah Ondan Dolayı Sizi Hesaba Çeker” Mealindeki Âyete Tahammül Etmeleri

 

- “Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. İçinizde olanı açıklasanız da gizleseniz de Allah ondan dolayı sizi hesaba çeker ve (sonra) dilediğini bağışlar, dilediğine ise azap eder. Allah herşeye kâdirdir” (Bakara: 2/284) âyeti sahabilere çok ağır geldi. Hz. Peygamber’in yanına gidip

“Ey Allah’ın Rasûlü! Bize şimdiye kadar namaz, oruç, cihat ve sadaka gibi güç yetirebildiğimiz ameller teklif edildi. Şimdi ise bu âyet-i kerime nâzil olmuştur ki bizler buna güç yetiremeyiz!” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber

“Siz, sizden önceki iki kitab ehlinin dediği gibi “(Sözünü) dinledik ve (emrine) isyan ettik” (Bakara: 2/93) mi demek istiyorsunuz? Hayır! Bunun yerine “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabb’imiz! Mağfıretini dileriz; nihayet dönüş sanadır” deyiniz!” buyurdular. Ashab da Hz. Peygamber’in bu emirlerine uyarak bu sözleri söylemeye başladılar. Dilleri bu sözlere iyice alıştığında Allah Teâlâ şu âyet-i kerimeyi inzal buyurdu:

“Allah’ın Rasûlü kendisine Rabb’i tarafından indirilene (Kur’an’a) iman etti; mü’minler de (iman ettiler). Hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine inandı. “Biz peygamberlerden hiç birinin arasında fark gözetmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Ey Rabb’imiz! Mağfıretini dileriz; nihayet dönüş sanadır” dediler”. (Bakara: 2/285) Sahabiler bunu da tasdik ettiklerinde Allah Teâlâ baştaki âyeti neshederek şu âyeti indirdi:

“Allah kişiye ancak gücünün yettiği kadarını yükler. Kazandıgı iyilik lehine, yaptığı kötülük de aleyhinedir. “Ey Rabb’imiz! Eğer unutacak veya yanılacak olursak bizi sorumlu tutma! Ey Rabb’imiz! Bizden önceki ümmetlere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Ey Rabb’imiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyi taşıtma! Bizi bağışla! Bize merhamet et! Sen bizim Mevlâmızsın; kafirlere karşı bize yardım et!” (Bakara: 2/286)[1]

- Mücâhid şöyle anlatıyor: İbn Abbas’ın huzuruna girdim ve

“Ey İbn Abbas! İbn Ömer’in yanında bulunduğum bir sırada o bir âyet okudu ve ağladı” dedim. İbn Abbas’ın

“Hangi âyeti okumuştu?” diye sorması üzerine de

“İçinizde olanı açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi ondan ötürü hesaba çeker” (Bakara: 2/284) meâlindeki âyeti” dedim. Bunun üzerine İbn Abbas şunları söyledi:

“Bu âyet-i kerime nâzil olduğunda sahabiler şiddetli bir hüzne kapıldılar ve

“Ey Allah’ın Rasûlü! Biz helak olduk. Yaptıklarımızdan ve söylediklerimizden sorumlu tutulacağız. Ancak kalblerimiz elimizde değildir ki ondan da sorumlu tutulabilelim?” dediler. Hz. Peygamber onlara

“İşittik ve itaat ettik!” deyiniz!” buyurdular. Onlar da

“İşittik ve itaat ettik!” dediler. Bunun üzerine Allah Teâlâ bu âyeti 285. âyetle neshetti. Böylece müslümanlar kalblerinden geçen şeylerden sorumlu tutulmaktan kurtuldular ve sadece söylediklerinden ve yaptıklarından sorumlu tutuldular.”[2]


 

[1] İbn Kesir, Tefsir I/338 (İmam Ahmed, Ebu Hureyre’den. Ayrıca Müslim’in de rivayet ettiği kaydedilir).

[2] İbn Kesir, Tefsir I/338 (İmam Ahmed’den. İmam Ahmed ayrıca Said b. Cübeyr tarikiyle İbn Abbas’tan muhtasar olarak rivayet etmiştir. Müslim ve İbn Cerir’in de rivayet ettikleri kaydedilir).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/350-351.