Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 111. Sayfa

Hz. Peygamber’in Şairler Hakkındaki Âyet İndiğinde Hasan b. Sâbit ve Şair Sahabileri Teselli Etmeleri

 

- “Şairlere (gelince, onlara) azgın sapıklar uyarlar. Görmezmisin onlar, her vadide şaşkıncasına yürür dururlar. Gerçekten onlar yapmayacaklar şeyleri söylerler” (Şuarâ: 26/224-226) âyetleri nâzil olduğunda Hassan b. Sâbit, Abdullah b. Revâha ve Ka’b b. Mâlik ağlayarak Hz. Peygamber’e geldiler ve

“Ey Allah’ın Rasûlü! Allah Teâlâ bu âyetleri indirirken elbetteki bizim şair olduğumuzu biliyordu” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber

“Ancak iman edip salih ameller işleyenler, Allah’ı çokça ananlar, zulme uğratıldıktan sonra kendilerini müdafaa edenler müstesnâdır...” (Şuarâ: 26/227) âyetini okuyarak “İşte Allah’ı çokca ananlar ve zulme uğratıldıktan sonra kendilerini müdafaa edenler sizlersiniz” buyurdular.[1]

- Atâ b. Said şöyle anlatıyor: Abdurrahman b. Ebî Leylâ’yı saçı ve sakalı bembeyaz olduğu halde merkebinin üzerinde bir cenazenin arkasından giderken gördüm. Şöyle diyordu:

“Falan oğlu falan bana Hz. Peygamber’in “Kim Allah’a kavuşmayı severse Allah da ona kavuşmayı sever; kim de Allah’a kavuşmayı sevmezse Allah da ona kavuşmayı sevmez” buyurduğunu haber verdi”. Onun bu sözlerini işiten cemaat hüngür hüngür ağlamaya başladılar. Abdurrahman

“Niçin ağlıyorsunuz?” diye sorduğunda cemaat

“Biz ölümden hoşlanmıyoruz. Ölümden hoşlanmadığımıza göre Allah’a kavuşmayı da sevmiyoruz demektir” dediler. Bunun üzerine Abdurrahman şunları söyledi:

“Hayır, durum sizin anladığınız gibi değildir. Ölüm döşeğinde yatmakta olan bir kişiye “Eğer o (ölen kimse mukarreblerden (Allah’a mânen yakın olanlardan) ise (ona) rahatlık, güzel rızık, ve nimet cennetleri vardır” (Vâkıa: 56/88-89) müjdesi verildiğinde o bir an önce Allah Teâlâ’ya kavuşmak isteyecektir. Böylece Allah Teâlâ da ona kavuşmayı sevecektir. diğer taraftan yine ölüm döşeğinde yatmakta olan bir başkasına da “Eğer o yalanlayan sapıklardan ise (ona da) kaynar sudan bir ziyafet ve yanan ateşe atılma vardır” (Vâkıa: 56/92-94) denilecektir. Bu sözleri işiten kişi Allah’a kavuşmaktan hoşlanmayacaktır. Bunun sonucunda Allah Teâlâ da ona kavuşmaktan hoşlanmayacaktır.”[2]


 

[1] İbn Kesir, Tefsir III/354 (İbn İshak, Temim ed-Dâri’nin azatlısı Ebu’l-Hasan’dan. Hadisi İbn Ebi Hâtim’le İbn Cerir, İbn İshak’ın rivayetinden ayrıca İbn Ebi Hâtim, Nevfeloğullarının azatlısı Ebu’l-Hasan’dan rivayet etmişlerdir); Hâkim III/488 (İbn Ebî Hâtim siyakıyla Ebu’l-Hasan’dan).

[2] İbn Kesir, Tefsir IV/301 (İmam Ahmed’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/354-355.