Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

İman Kuvveti Hakkında Sahabilerin Söyledikleri - 115. Sayfa

İman Kuvveti Hakkında Sahabilerin Söyledikleri

 

- Abdullah b. Ömer’e

“Hz. Peygamber’in sahabileri gülerler miydi?” diye soruldu.

“Evet gülerlerdi; ama unların kalblerindeki imanları dağlardan daha büyüktü” cevabını verdi.

- Ammar b. Yâsir müşriklere esir düşmüştü. Onlar, Ammar’a ilahlarını övmediği takdirde kendisini öldüreceklerini söylediler. Ammar da canını kurtarabilmek için kalben inanmadığı halde onların istediklerini yerine getirdi. Bu olay üzerine Hz. Peygamber ona

“Ey Ammar! O sırada kalbini nasıl buluyordun’?” diye sordular. O da

“Ey Allah’ın Rasûlü! Onların isteklerini yerine getirdiğim sırada kalbim imanla doluydu” cevabını verdi.[1]

- Ebubekir Sıddîk, kendisinden sonra halifeliği Hz. Ömer’e bırakmasını kınayanlara şunları söylemiştir:

“Siz beni Rabb’imle mi korkutuyorsunuz? Ben huzuruna çıktığımda O’na

‘Ey Allah’ım! Kullarına, onların en hayırlısını halife olarak seçtim’ diyeceğim”.

- Hz. Ebubekir bu kişilere şöyle demiştir: “Ben hem Allah Teâlâ’yı ve hem de Ömer’i sizden daha iyi tanırım”.

- Hz. Ömer düşman saldırılarına ya da felaketlere karşı kullanılmak üzere bir miktar malın beytülmalda bekletilmesini söyleyen birisine şunları söylemiştir:

“Seni bu şekilde konuşturan şeytandır. Allah Teâlâ bana onunla nasıl mücadele etmem gerektiğini telkin etmiş ve beni onun şerrinden muhafaza etmiştir. Ben düşmanlara ve felaketlere karşı Hz. Peygamber’in hazırladığını hazırladım ki bu da Allah’a ve Rasûlü’ne itaat etmektir”.

- Bir başka rivayette Hz. Ömer şöyle buyurmuştur: “Ben onlar için Allah’ın takvasını hazırladım. Çünkü “Kim Allah’tan korkarsa Allah Teâlâ ona bir çıkış yolu ihsan eder” (Talak: 65/2)”.

- Bir gün adamın biri Hz. Ali’den sadaka istedi. O da birisini göndererek Hz. Fâtımâ’dan evde bulunan altı dirhemi göndermesini istedi. Onun

“Ben o parayı un almak için saklamıştım” demesi üzerine

“İnsan elinde bulunanlardan çok Allah Teâlâ’ya güvenmedikçe tam manasıyla iman etmiş sayılmaz” buyurdu ve sonra da o altı dirhemi kendisinden sadaka isteyen kimseye verdi.

- İnsanların en iyilerinden ve faziletlilerinden olan Useyd b. Hudayr şöyle derdi:

“Eğer devamlı surette şu üç halden birinde olabilseydim cennetlik olduğumdan şüphem kalmazdı: Bunlar Kur’ân’ı dinleyip okuduğum, Hz. Peygamber’in hutbesini dinlediğim ve bir cenazede bulunduğum zamanki hallerdir. Herhangi bir cenazede bulunduğumda ondan ibret alarak bütün, bunların benim de başıma geleceğini düşünürüm”[2]


 

[1] İbn-i Kesir, Tefsir II/587 (Ebu Nuaym Hilye’sinde ve İbn Sa’d, Ebu Ubeyde’den ayrıca İbn Cerir ve Beyhaki de ondan rivayet etmişlerdir).

[2] Hâkim, III/388 (Hz. Âişe’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/356-357.