Islam Tarihi - 18. Sayfa
Hz. Ömer’in, Hz. Peygamber ile Hudeybiye’deki Kıssası
- Ebu Vail’e Hâricîleri sordum. Bana
“Biz Sıffin’deydik. Adamın birisi Hz. Ali’ye
“Allah’ın kitabına davet edildiği halde, icabet etmeyenleri görüyor musun?” dedi. Hz. Ali
“Evet” dedi. Sehl b. Huneyf de adama
“Siz kendinizi itham ediniz. Hatırlıyorum ki biz, Hudeybiye gününde savaşmak isteseydik savaşabilirdik. Fakat biz Hz. Peygamber’in emrini dinledik. Ömer, Hz. Peygamber’e
“Biz hak üzerinde, onlar da batıl üzerinde değiller mi? Bizim ölülerimiz cennette, onların ölüleri ateşte değiller mi?” dedi. Hz. Peygamber
“Evet” dedi. Hz. Ömer
“O halde neden dinimizde onlara taviz veriyoruz?” dedi. Hz. Peygamber
“Ey Hattab’ın oğlu! Ben Allah’ın Rasûlü’yüm. Kesinlikle Allah beni yardımsız bırakmaz” dedi. Ömer Rasûlullahın yanından öfkeli olarak ayrıldı. Ebubekir’e giderek
“Biz hak, onlar batıl üzerinde değil midir ey Ebâbekir?” dedi. Ebubekir
“Ey Hattab’ın oğlu! Muhammed Allah’ın Rasûlü’dür. Allah ebediyyen onu düşmanlarına mağlup etmeyecektir” dedi. Bu hadiseden sonra Fetih süresi indi.[1]
- Ebu Cendel
“Ey müslümanlar! Ben müşriklere geri mi veriliyorum? Halbuki ben müslüman olarak geldim. Benim çektiklerimi görmüyor musunuz?” diye feryad etti. Gerçekten de Ebu Cendel Allah için şiddetli işkenceler görmüştü.
“Bu feryad üzerine Rasûlullah’a gelerek
“Sen Allah’ın gerçek Peygamberi değil misin?” dedim. Hz. Peygamber
“Evet” dedi.
“Peki, biz hak, düşmanlarımız da batıl üzerinde değil midir?” dedim. Hz. Peygamber
“Evet” dedi.
“Niçin biz dinimizde böyle bir taviz veriyoruz?” dedim.
“Ben Allah’ın Rasûlü’yüm. Bu şartı kabul ettiğim için Allah’a isyan etmiş değilim. Allah benim yardımcımdır” dedi.
“Sen bize Kâbe’ye varacağız, onu tavaf edeceğiz demedin mi?” dedim. Hz. Peygamber
“Evet, dedim. Fakat ille de bu sene dedim mi sana?” dedi. Ben
“Hayır, demedin” dedim. Hz. Peygamber
“O halde ben yine, yakında Kabe’yi tavaf edeceksiniz diyorum” dedi. Rasûlullah’tan bu haberleri aldıktan sonra Ebubekir’e gelerek
“Ey Ebubekir! Bu, Allah’ın hak peygamberi değil midir?” dedim.
“Elbette hak peygamberdir” dedi.
“Peki biz hak üzerinde, düşmanlarımız da batıl üzerinde değil midir?” dedim. Ebubekir
“Evet” dedi.
“Peki, niçin dinimizde bu tavizi veriyoruz?” dedim. Ebubekir
“Be adam! Kesinlikle o, Allah’ın Rasûlü’dür. O, Rabb’ine isyan etmez, Rabb’i ona yardımcıdır. Onun üzengesine sarıl. Allah’a yemin ederim ki, o hak üzerindedir” dedi.
“Peki, o bize Kâbe’ye varacağımızı, onu tavaf edeceğimizi söylemedi mi?” dedim. Ebubekir
“Evet, söyledi. Fakat sana bu sene varacağız dedi mi?” deyince,
“Hayır” dedim. Ebubekir
“O halde sen Kâbe’ye geleceksin ve onu ziyaret edeceksin” dedi. Bu söylediklerimden dolayı, sonradan birçok sadaka verdim.[2]
[1] Buhari, Tefsir, (Habib b. Ebi Sabit’ten). Buhari aynı hadisi başka bir yerde -Müslim ve Nesâi gibi- başka yollarda rivayet ederken “Sehl b. Huneyf “Ey insanlar, sizin davranışınız güzel değildir. Hatırlıyorum ki, Ebu Cendel günü eğer Hz. Peygamber’in emrini kırabilseydim kıracaktım dedi” şeklinde rivayet etmiştir.
[2] Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/287-288.
İslami Okul Okulların En Önemlisi