Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 19. Sayfa

Hz. Peygamber’in, Hudeybiye Dönüşünde Kendisini Mağfiret ve Fetih ile Müjdeleyen Ayetin İnmesine Duyduğu Sevinç

 

- Hz. Peygamber’e Hudeybiye dönüşünde Fetih Sûresi’nin ikinci ayeti indi. Hz. Peygamber sahabilere hitaben “Benim üzerime bu gece bir ayet inmiştir ki, yeryüzündeki bütün servetlerden daha sevimli gelir bana!” dedi. Sonra da ayeti okudu. Sahabiler

“Gözün aydın olsun! Ey Allah’ın Peygamberi. Allah senin hakkındaki icraatını haber vermiş, açıklamıştır. Acaba bizim hakkımızda ne yapacaktır?” dediler. Bunun üzerine Fetih suresinin beşinci ayeti indi.[1]

- Rasûlullah, Hudeybiye’den Medine’ye dönerken bu ayet indi. Sahabiler ile ibadetleri arasına müşrikler girmişler, onlara mani olmuşlardı. Peygamber Hudeybiye’de Kâbe için getirdiği kurbanı kesti. Ashab üzüntülüydü. Hz. Peygamber

“Benim üzerime bir ayet inmiştir ki o, bütün dünyadan bana daha sevimlidir” dedi ve surenin birinci, ikinci ve üçüncü ayetlerini okudu. Ashab

“Sana kutlu olsun” dediler.[2]

- Biz Hudeybiye’de hazır bulunduk. Hudeybiye’den döndüğümüzde halk develerini koşuşturuyordu. Halkın bir kısmı diğerine

“Neden halk böyle develerini koşturuyor?” diye soruyordu.

“Hz. Peygamber’e vahiy geldi” deniliyordu. Bunun üzerine biz de develerimizi halkla beraber koşturarak Hz. Peygamber’in yanına vardık. Hz. Peygamber “Kürâ’ el-Ğamim”de devesinin üzerinde duruyordu. Halk onun etrafında halkalandı. Peygamber onlara “İnnâ fetahnâ leke fethan mübînâ” ayetini okudu. Sahabilerden birisi

“Ey Allah’ın Rasûlü, bu Hudeybiye sulhu fetih midir?” diye sordu. Hz. Peygamber

“Evet, Muhammed’in nefsini elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, Hudeybiye sulhu fetihtir” buyurdu.[3]

- Siz fethi, Mekke’nin fethi olarak sayıyorsunuz. Halbuki biz sahabiler Hudeybiye günündeki Bey’atu’l-Rıdvan’ı fetih olarak sayıyoruz.[4]

- Biz fethi ancak Hudeybiye günündeki fetih olarak biliyoruz.[5]


 

[1] Tefsir-i İbn Kesir, IV/183 (Buhari, Müslim ve İmam Ahmed, Enes’den).

[2] İbn Cerir, XXVI/44 (Enes’den).

[3] Tefsir-i İbn Kesir, IV/183 (İmam Ahmed, Mücemmi’ b. Câriye el-Ensâri’den).

[4] Tefsir-i İbn Kesir, IV/182 (Buhari, Berâ b. Azib’den).

[5] İbn Cerir Tefsiri, XXVI/44 (Cabir’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/288-289.