Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 40. Sayfa

Allah Teâlâ’nın Her Konuşmayı ve Her Sesi İşitmesi

 

- Hz. Âişe “Her konuşmayı ve her sesi işiten Allah Teâlâ’ya hamd u senâlar olsun” dedikten sonra şöyle anlatıyor: Bir gün kadının biri gelerek Hz. Peygamber’e birşeyler söyledi ve sonra konuşmaya başladılar. Ben o sırada odanın uzakça bir köşesinde bulunduğumdan ne konuştuklarını işitemedim. Ama daha sonra Allah Teâlâ

“(Ey Rasûlüm!) Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikayette bulunan o kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah ikinizin de konuşmasını işitir; zira Allah işiten ve görendir”. (Mücâdele: 58/ 1 ) âyet-i kerîmesini indirdi.[1]

- Âişe vâlidemiz şöyle anlatıyor: Her sesi ve her konuşmayı işiten Allah Teâlâ ne yücedir. Bir gün Havle binti Sa’lebe gelerek Hz. Peygamber’le konuşmaya başladı. Onların konuşmalarının ancak bir bölümünü işitebildim. Duyduğum kadarıyla Havle kocasını şikayet ederek şöyle diyordu:

“Ey Allah’ın Rasûlü! Kocam malımı yedi, gençliğimi mahvetti. Ona birçok çocuk doğurdum. Yaşım ilerleyip de çocuk yapamaz hale geldiğimde o beni boşadı. Ey Allah’ım! Ben derdimi sana şikâyet ediyorum!” Havle, Cebrail (a.s.) Mücâdele Sûresi’nin birinci âyet-i kerimesi olan “(Ey Rasûlüm!) Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikayette bulunan o kadının sözünü Allah işitmiştir...” âyetini indirinceye kadar bu şekilde konuşmaya devam etti. Onun kocası Evs b. es-Sâmit idi.[2]

- Hz. Peygamber vefat ettiğinde Ebubekir Sıddîk

“Ey insanlar! Eğer siz Muhammed’e tapıyorsanız biliniz ki o vefat etmiştir. Yok eğer gökte olan ilaha tapıyorsanız. O vefat etmemiştir” dedi ve sonra da “Muhammed sadece bir peygamberdir ve ondan önce de (nice) peygamberler gelip geçmiştir. Eğer o ölür veya öldürülürse topuklarınız üzerinde geriye mi döneceksiniz? Kim topukları üzerinde geriye dönerse (bilsin ki) o Allah’a hiç bir zarar veremez! Muhakkak Allah şükredenlerin mükafaatını verecektir!” (Âl-imran: 3/144) âyet-i kerimesini okudu.[3]

- Hz. Ebubekir şöyle bir hutbe irat etmiştir: “Allah Teâlâ peygamberi Muhammed’e ömür verdi. O, Allah’ın dini yeryüzüne hâkim oluncaya kadar yaşadı ve O’nun risâletini tebliğ eyleyip yolunda cihat etti. Sonra Allah Teâlâ vefat ettirmek suretiyle onu bizim aramızdan çekip aldı. O aranızdan ayrılmadan önce sizleri dosdoğru bir yol üzerinde bıraktı. İnsan ancak kendisine delil gelip şifaya kavuştuktan sonra üzerinde bulunduğu doğru yolu terketmek suretiyle helak olur. Rabb’i Allah olanlar şunu bilsinler ki O diridir ve kendisi için ölüm yoktur. Kim de Muhammed’i ilah edinmişse, bilsin ki artık o ölmüştür. O halde ey insanlar! Allah’tan korkunuz ve dininize sımsıkı sarılınız. Allah’a dayanıp güveniniz. Unutmayınız ki Allah kendi dinine yardımcı olanlara yardım edecek ve dinini gâlip getirecektir. Nur ve şifa kaynağı olan Allah’ın kitabı yanımızdadır. Allah Teâlâ, Muhammed’i onunla hidayete erdirmiştir. Allah’ın helal ve haramları bu kitabın içerisindedir. Allah’a yemin ederim ki O’nun mahluklarından, toplanıp da bize savaş açan hiç kimseden çekinmeyiz. Çünkü Allah’ın, kınından çekilmiş kılıçları hâlâ elimizdedir. Bizler tıpkı Hz. Peygamber’in yaptığı gibi, bize karşı çıkanlarla sonuna kadar cihat edeceğiz.[4]


 

[1] İbn Kesir, Tefsir IV/318 (İmam Ahmed’den. Ayrıca Buhari’nin de Kitabu’t-Tevhid’de rivayet ettiği kaydedilir); Beyhaki, el-Esmâ’ ve’s-Sıfât s. 136.

[2] İbn Kesir, Tefsir IV/318 (İbn Ebî Hâtim’den).

[3] Kenz IV/51 (Buhari, Tarih’inde, Osman ed-Dârimi, er-Reddü ale’l-Cehmiyye’sinde ve Esbehâni, Hücce’sinde İbn Ömer’den).

[4] Beyhaki Urve b. Zübeyr’den. Bu hutbe daha önce de Sahabilerin Hz. Ebubekir Üzerinde İcma Etmeleri konusunda geçmişti.

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/302-303.