Islam Tarihi - 62. Sayfa
Hz. Fâtımâ’nın Dünyayı İstemek Üzere Gittiği Hz. Peygamber’in Yanından Ahireti Alarak Dönmesi
- Birara büyük bir mâlî sıkıntıya düşen Hz. Ali, hanımı Hz. Fâtımâ’ya
“Hz. Peygamber’e gidip birşeyler istesen nasıl olur?” dedi. O da kalkıp Hz. Peygamber’in evine gitti ve kapıyı çaldı. O sırada Hz. Peygamber’in yanında cariyesi Ümmü Eymen vardı. Kapının çalındığını duyan Hz. Peygamber Ümmü Eymen’e
“Bu vuruş, kızım Fâtımâ’nın vuruşuna benziyor. Acaba birşey mi oldu? Çünkü bu saatta gelmek onun âdeti değildir” dediler. Fâtımâ içeriye girdiğinde
“Ey Allah’ın Rasûlü! Meleklerin yiyeceği tehlil (lâ ilâhe illallah), tesbih (sübhânallah) ve tahmid (elhamdülillah)dir. Peki biz insanların yiyeceği nedir?” diye sordu. Hz. Peygamber de
“Beni hak Peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki Muhammed’in aile efradı otuz günden beri yemek pişirmek için ateş yakmamışlardır. Ancak bize bazı keçiler getirilmişti. Eğer istersen onların beş tanesinin sana verilmesini emredeyim. İstersen de sana Cebrail’in bana öğretmiş olduğu beş kelimeyi öğreteyim” buyurdular. Hz. Fâtımâ
“Hayır keçileri istemiyorum; banâ o beş kelimeyi öğret” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber
“Ey evvellerin evveli, ey âhirlerin âhiri! Ey sarsılmaz kuvvet sahibi! Ey miskinlerin merhamet edicisi ve ey merhametlilerin en merhametlisi!” de!” buyurdular. Bundan sonra Hz. Fâtımâ oradan ayrılarak evine döndü. Hz. Ali
“Ne yaptın?” diye sordu. Hz. Fâtımâ
“Buradan dünyayı istemek üzere gitmiştim; ancak sana âhireti getirdim” cevabını verdi. Hz. Ali de
“Senin bu günün, yaşadığın en hayırlı gündür” dedi.[1]
[1] Kenz I/303 (Ebu’ş-Şeyh, Cüz’ünde Süveyd b. Ğafele’den).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/314-315.
İslami Okul Okulların En Önemlisi