Islam Tarihi - 78. Sayfa
Göçebelerin Hz. Peygamber’den Cennet Ağaçlarını Sormaları
- Ashâb-ı kiram kendi aralarında
“Allah Teâlâ bizlere bu göçebe Araplar sayesinde birçok şeyleri öğretiyor. Şöyle ki bunlâr gelip, bizim soramadığımız birçok şeyleri hiç çekinmeden soruyorlar. Böylece onlara verilen cevaplardan biz de yararlanıyoruz” derlerdi. Bir gün göçebe Arab’ın biri Hz. Peygamber’e gelerek
“Ey Allah’ın Rasûlü! Allah Teâlâ, cennette bulunup da kendisine yaklaşanlara eziyet veren bir ağaçtan bahsediyor” dedi. Hz. Peygamber
“O hangi ağaçtır?” diye sorunca, göçebe
“Sidr ağacıdır. Onun eziyet verici dikenleri vardır” karşılığını verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdular:
“Peki Allah Teâlâ “(Onlar) dikensiz kirazların, yani sidr ağaçlarının altındadırlar)” (Vâkıa: 56/28) buyurmuyor mu? İşte Allah onun dikenlerini gidermiş ve her diken yerine de bir meyve koymuştur. Öyle meyveler ki her birisinde yetmişiki tat vardır ve bunlardan hiçbirisi diğerine benzemez”[1]
- Utbe b. Abd es-Sülemî şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber’le oturduğum bir sırada göçebe Arab’ın biri geldi ve
“Ey Allah’ın Rasûlü! Duyduğuma göre sen cennette talh (muz) ağaçlarının bulunduğunu söylüyormuşsun. Fakat ben yeryüzünde ondan daha dikenli bir ağaç olduğunu bilmiyorum” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdular:
“Allah Teâlâ onun her dikeni yerine bir meyve yaratmıştır ki bu meyveler etle sarılmış teke husyesine benzer. Bunlarda yetmiş tat vardır ve hiç birisi diğerine benzemez”.[2]
İslami Okul Okulların En Önemlisi