Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Bir Göçebe Arab’ın Hz - İslam Tarihi - 79. Sayfa

Bir Göçebe Arab’ın Hz. Peygamber’den Cennet Meyvelerini Sorması

 

- Göçebenin biri Hz. Peygamber’e gelerek Kevser havuzu ve cennet hakkında konuştu. Daha sonra da

 “Orada meyve var mıdır?” diye sordu. Hz. Peygamber

“Evet vardır. Ayrıca orada öyle bir ağaç daha vardır ki ona Tuba ağacı denilir” buyurdu. Bunun üzerine göçebe

“Bu Tuba ağacı yeryüzünde bulunan ağaçlardan hangisine benziyor?” diye sordu. Hz. Peygamber

“Senin yaşadığın toprakların ağaçlarından hiç birisine benzemez. Sen Şam taraflarına hiç gittin mi?” buyurdular. Göçebenin

“Hayır!” demesi üzerine de

“Bu, Şam diyarında bulunan ve adına ceviz denilen, tek gövde üzerinde yükselip de birçok dallara ayrılan ağaca benzer” dediler. Göçebe bu kez

“Onun salkımlarının büyüklüğü ne kadardır?” dedi. Hz. Peygamber buna şöyle cevap verdiler:

“Onun her bir salkımının büyüklüğü bir alaca karganın bir ayda uçabileceği mesafenin büyüklüğü kadardır”. Göçebe

“Onun gövdesinin kalınlığı ne kadardır?” diye sordu. Hz. Peygamber bu soruya da

“Ailenin sahip olduğu en genç develerden birine binip onun gövdesi etrafında dönmeye başlasan ve o deve de ihtiyarlıktan dolayı boyun ve göğüs kemikleri kırılıncaya kadar yürüse onun gövdesinin etrafını tam olarak dolaşıp başladığın yere gelemezsin” cevabını verdiler. Daha sonra göçebe

“Orada üzüm de var mıdır?” diye sordu. Hz. Peygamber

“Evet vardır!” buyurdular. “Peki bu üzümlerin tanelerinin büyüklüğü ne kadardır?” deyince Hz. Peygamber

“Babanın, sürüsünün içinden hiç iri bir tekeyi kestiği oldu mu?” buyurdular. Onun

“Evet kesti!” demesi üzerine de

“Onun derisini yüzdükten sonra onu kırba yapması için annene verdi mi?” diye sordular. O zaman Hz. Peygamber’in ne demek istediğini anlayan göçebe

“Bu büyüklükteki bir üzüm tanesi hem beni ve hem de aile efradımı doyurmaya yeter” dedi. Hz. Peygamber de “Yalnız seni ve aile efradını değil bütün kabileni de doyurur” buyurdular.[1]


 

[1] İbn Kesir, Tefsir IV/290 (Utbe b. Abd es-Sülemî’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/325-326.