Ka’b B - İslam Tarihi - 90. Sayfa
Ka’b b. Adiyy’in “Allah Dinini Mutlaka Galip Getirecektir” Şeklindeki Vaade Kesinlikle İnanması
- Ka’b b. Adiyy şöyle anlatıyor: Hîre halkını temsil eden bir heyet içersinde Hz. Peygamber’e geldim. Bize müslüman olmamızı teklif ettiler; biz de kabul ettik. Hîre’ye döndükten az bir zaman sonra Hz. Peygamber’in vefat haberini aldık. Bunun üzerine arkadaşlarımdan bazıları şüpheye düşerek
“Eğer peygamber olsaydı ölmezdi” dediler. Bense
“Ondan önceki peygamberler de ölmüştü” dedim ve yeni dinimde sebat ettim. Sonra bir gün Medine’ye gitmek üzere yola çıktım. Biraz gittiğimde, her işimizde kendisine danıştığımız bir rahiple karşılaştım. Yanına varıp
“Yapmak istediğim ve fakat bazı şüpheler yüzünden tereddüt ettiğim bir konuda beni aydınlatabilir misiniz?” dedim. Bana
“İsmini taşıyan eşyanı getir!” dedi. Ben de gidip ona bir aşık (topuk) kemiği getirdim. Bunun üzerine bir tutam kıl çıkarıp yere serdi ve benden aşık kemiğini oraya atmamı istedi. Kemiği attığımda Hz. Peygamber bana kendisini ziyaret ettiğim sıradaki vefatları esnasındaki halleriyle göründü. Böylece imanım bir kat daha arttı.
Medine’ye ulaştığımda Hz. Ebubekir’in yanına varıp olup bitenleri anlattım. O da beni yanında alıkoydu. Daha sonra da beni Mısır kralı Mukavkıs’a elçi olarak gönderdi. Vazifemi yerine getirerek Medine’ye döndüm. Ebubekir Sıddîk’tan sonra halife olan Hz. Ömer de beni elçi olarak Mukavkıs’a gönderdi. Ben ona bir mektup götürdüm. Bu sırada Yermük savaşı olmuş fakat ben bunu haber alamamıştım. Mukavkıs’ın huzuruna çıktığımda o bana
“Rumların Arapları mağlup edip ortadan kaldırdıklarından haberin var mı?” diye sordu. Bunun üzerine
“Hayır; fakat bunu yapamazlar!” cevabını verdim. Mukavkıs
“Niçin yapamazlarmış?” deyince de
“Çünkü Allah Teâlâ, Peygamberine, dinini bütün dinlere gâlip getireceğini va’detmiştir ve O va’dinden asla dönmez!” dedim. O zaman Mukavkıs
“Yanılmıyorsun! Yemin ederim ki Araplar Rumları öldürmüşlerdir. Hem de Ad kavminin ötdürülüşü gibi. Peygamberiniz doğru söylemiştir” dedi ve sonra da benden sahabilerin ileri gelenlerini sorarak onlara verilmek üzere bana bazı hediyeler verdi. Bu arada ben
“Hz. Peygamber’in amcası Abbas hâlâ yaşıyor. Ona da bir şey gönder!” dedim. Ben Hz. Ömer’in ortağıydım. Maaş defterleri yazılırken Hz. Ömer beni Benî Adiyy b. Ka’b kabilesi mensupları arasında kaydettirdi.[1]
[1] İsâbe III/298 (Begavi’den. Ayrıca İbn Şahin, Ebu Nuaym, İbn Seken ve Yunus da Mısır Tarih’inde rivayet etmişlerdir).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/336-337.
İslami Okul Okulların En Önemlisi