Islam Tarihi - 95. Sayfa
Hz. Ali’nin, Hz. Peygamber’in, Kendisine, Öldürülüşüne Dair Vermiş Olduğu Haberlere İnanması
- Fedâle b. Ebî Fedâle el-Ensârî şöyle anlatıyor: Babam Ebu Fedâle Bedir savaşına katılan sahabilerdendi. Bir gün Hz. Ali’nin ağır hasta olduğunu işittik ve babamla birlikte onu ziyaret etmek için Yenbu’ya gittik. Yanına vardığımızda babam ona
“Niçin burada duruyorsun? Eğer ölecek olursan seni burada Cüheyne kabilesinden birkaç göçebe defnedecektir. Kalk; Medine’ye varıncaya kadar biraz zahmete katlan! Çünkü orada ölürsen cenaze namazını arkadaşların kıldıracak ve seni yine onlar defnedeceklerdir” dedi. Bunları dinleyen Hz. Ali şöyle buyurdu:
“Ben burada bu hastalıktan dolayı ölmeyeceğim. Çünkü Hz. Peygamber bana müslümanların başına geçip de sakalım, başımdan akan kanla boyanmadıkça ölmeyeceğimi haber vermişlerdi”[1]
- Hz. Ali şöyle anlatıyor Irak’a doğru yola çıkmak üzere ayağımı bineğimin üzengisine koyduğumda Abdullah b. Selam çıkageldi ve bana “Nereye gidiyorsun?” diye sordu. Irak’a gittiğimi söyledim. Bunun üzerine Abdullah “Eğer Irak’a gidecek olursan orada kılıcın keskin tarafıyla vurulacaksın” dedi. Allah’a yemin ederim ki ben bu sözleri daha önce de Hz. Peygamber’den duymuştum.[2]
- Hz. Ali’nin süvarilerini teftiş ettiği bir sırada İbn Mülcem (Hz., Ali’nin katili) oradan geçti. Hz. Ali ona ismini ve soyunu sopunu sordu. O da asıl kimliğini gizleyerek sahte bir isim verdi. Hz. Ali ona
“Sen yalan söylüyorsun!” dedi. İbn Mülcem ikincisinde soyunu-sopunu ve ismini doğru söyledi. O zaman Hz. Ali
“İşte şimdi doğrusunu söyledin. Hz. Peygamber bana katilimin yahudi benzeri olacağını haber vermişlerdi. Sen ise yahudisin”[3]
- Hz. Ali, İbn Mülcem’i her gördüğünde şöyle derdi: “Benim kendisinin yaşamasını istememe karşılık, o benim öldürülmemi istiyor. Böyle bir durumda Murad kabilesine mensup dostların seni asla haklı ve mâzur görmeyeceklerdir”[4]
- Ebu Tufeyl şöyle anlatıyor: Hz. Ali’nin yanında bulunduğum bir sırada Abdurrahman b. Mülcem de oraya geldi. Hz. Ali ona birşeyler verilmesini emrettikten sonra mübarek sakalını işaretle
“Bu ümmetin şakîsini (en azgınını), burasını (sakalımı) yukarısının (başımın) kanıyla boyamaktan alıkoyan nedir?” buyurdu. Sonra da şu şiiri okudu:
“Göğsünü ölüm için hazırla. Çünkü o sana mutlaka gelecektir. O senin vadine indiği zaman öldürülmekten korkma”[5]
[1] Müntehab V/59 (İbn Ahmed, Zevaid’inde, İbn Ebi Şeybe, Bezzar, Hâris, Ebu Nuaym, Beyhaki, Delâil’inde ve İbn Asâkir’den).
[2] Müntehab V/59 (Hümeydi, Bezzar, Ebu Ya’la, İbn Hibban, Hakim ve başkaları).
[3] Müntehab V/62 (İbn Adiyy ve İbn Asâkir, Muaviye b. Cerir el-Hadrami’den).
[4] Müntehab V/61 (Abdurrezzak, İbn Sa’d ve Veki’, Gurer’inde, Abide’den).
[5] Müntehab V/59 (İbn Sa’d ve Ebu Nuaym’dan).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/340-341.
İslami Okul Okulların En Önemlisi