Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Ebu Zerr (r - İslam Tarihi - 97. Sayfa

Ebu Zerr (r.a.)’ın, Hz. Peygamber’in Ölümü Hakkında Kendisine Verdiği Haberlere Kesinlikle İnanması

 

- Ebu Zerr ölüm döşeğinde yatarken, hanımının ağlamakta olduğunu gördü ve

“Ey kadıncağız! Niçin ağlıyorsun?” diye sordu. Hanımı

“Seni kaybettikten sonra güçsüz ve kimsesiz kalacağım için değil sana kefen yapabileceğimiz birşeyimiz olmadığı için ağlıyorum” dedi. Bunun üzerine hânımına şunları söyledi:

“Sakın ağlama! Çünkü birkaç kişiyle birlikte yanında oturmakta iken Hz. Peygamber bizlere “İçinizden birisi ıssız bir çölde vefat edecek ve onun cenazesini bir grup müslüman kaldıracaktır” buyurdular. İşte Hz. Peygamber’in bu sözleri söyledikleri sırada orada bulunanların hepsi bir köyde ölmüş ve müslümanlardan bir cemaat tarafından defnedilmişlerdir. Hz. Peygamber’in işaret ettiği o kimse benim; çünkü gördüğün gibi bir çölde ölüyorum. Allah’a yemin ederim ki ne ben yalan söylüyorum ve ne de bana yalan söylenmiştir. Şimdi çık ve yola bak!”. Bunun üzerine kadın

“Böyle bir grubun geleceğini pek zannetmiyorum. Çünkü hacılar tamamen gitmişler; yollarda ise hiç kimse kalmamıştır” dedi.

Buna rağmen kadın arasıra kalkıp çevredeki kum tepeciklerinin üzerine çıkıp gelip-giden olup olmadığına bakıyor sonra yine Ebu Zerr (r.a.)’ın yanına dönüyordu. Nihayet uzaktan develerinin üzerinde bir kuş gibi görünmekte olan birkaç kişinin adeta yeri yararak geldiklerini gördü. Kadın elbisesiyle işaret etmeye başladı. Bunu gören kervandakiler yollarını değiştirerek onun yanına geldiler ve kendisine ne istediğini sordular. Bunun üzerine kadın

“Burada ölmekte olan bir müslüman vardır. Kendisine kefen olabilecek hiçbir şeyimiz yoktur. Gelin de onu kefenleyin ve defnedin!” dedi. Kervandakiler

“O kişi kimdir?” diye sordular. Kadın

“O Ebu Zeir’dir!” cevabını verdi. O zaman

“Anne ve babalarımız ona feda olsun!” diyerek oraya bir an önce varmak üzere develerini kamçıladılar. Yanına vardıklarında Ebu Zerr onlara

“Müjde sizlere!” diyerek Hz. Peygamber’in sözlerini nakletti. Sonra da devamla şunları söyledi:

 “Ben Hz. Peygamber’in ‘Iki ya da üç çocukları ölüp de Allah’tan mükâfaat bekleyerek buna sabır gösteren müslüman ebeveynler ateşi (cehennemi) hiç görmezler’ buyurduğunu işittim. Eğer kefen olabilecek bir elbisem olsaydı beni onunla kefenleyiniz diyecektim. Şayet hanımımın bana kefen olabilecek bir elbisesi olsaydı onu kefen edinirdim. Size Allah ve İslâmiyet namına yemin verdiriyorum ki içinizde emirlik, âriflik (kontrolörlük), müfettişlik ya da postacılık gibi devlet memurluğunda bulunmuş olan kimseler varsa bunlar elbiselerini bana kefen yapmasınlar!”. Ensar’dan bir genç hâriç, gelenlerin hepsi bir devlet memurluğunda bulunmuş kişilerdi. Genç

“Ben devlet memurluğunda hiç bulunmadım. Bunun için de elbisemi sana kefen yapacağım. Ayrıca annemin eliyle dokuyup bana hediye ettiği ve şu anda yüküm arasında. bulunan iki elbiseyi de Sana kefen yapacağım” dedi. Ebu Zerr (r.a.) da buna razı olarak ona

“Beni sen kefenle!” buyurdu. Böylece vefatından sonra onu o Ensar’dan olan genç kendi elbiseleriyle kefenledi. Bu genç hariç kafiledekilerin hepsi Yemenli idiler ve aralarında Hucr b. el-Edber’le Mâlik el-Eşter de vardı.[1]

- Hz. Osman, Ebu Zerr’i Rebeze denilen yere sürgün etmişti. Onun yanında hanımıyla hizmetçisinden başka kimse yoktu. Vefat edeceği sırada hanımıyla hizmetçisine şu vasiyette bulundu:

“Beni yıkayıp kefenleyiniz ve sonra da yolun ortasına bırakarak beklemeye başlayınız. Böylece yanınızdan ilk geçecek kervana

“Bu, Hz. Peygamber’in sahabilerinden Ebu Zerr’dir. Onu defnetme işinde bize yardımcı olunuz!” deyiniz”. Onlar da vefatından sonra onun vasiyetini aynen yerine getirdiler. Yıkayıp kefenledikten sonra na’şını yolun ortasına koyup beklemeye başladılar. O sırada içlerinde Abdullah b. Mes’ud’un da bulunduğu bir grup müslüman oradan geçti ve yolun ortasında durmakta olan cenaze ile karşılaştılar. Hatta nerdeyse develeri onu çiğneyecekti. Hizmetçi ayağa kalkarak

“Bu, Hz. Peygamber’in sahabilerinden Ebu Zerr el-Gıfârî’dir. Onu defnetmek hususunda bize yardımcı olunuz!” dedi. Bunun üzerine

“Lâ ilâhe illallah” dediler. Sonra Abdullah b. Mes’ud ağlayarak şunları söyledi:

“Hz. Peygamber doğru söylemişlerdir. Ey Ebâ Zerr! Sen tek başına yaşadın ve tek başına öldün! Kıyamet gününde de yine tek başına haşre gönderileceksin!”. Daha sonra Abdullah ve arkadaşları develerinden inerek onu defnettiler. Defni müteâkip Abdullah b. Mes’ud, arkadaşlarına Ebu Zerr’le ilgili hadisi ve Hz. Peygamber’in Tebük’e giderken onun hakkında söylediklerini anlattı.[2]


 

[1] İbn Sa’d IV/233 (İbrahim b. Eşter’den, o da babasından); Müntehab V/157 (Ebu Nuaym, Ümmü Zerr’den).

[2] İbn Sa’d IV/234 (İbn Mes’ud’dan).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/341-343.