Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Abdullah B - İslam Tarihi - 84. Sayfa

Abdullah b. Mes’ud ve Muaz b. Cebel’in Cemaat Hakkındaki Sözleri

 

- Abdullah b. Mes’ud şöyle diyor: “Kim ki yarın müslüman olarak Allah’a kavuşmak istiyorsa, şu namazlarını doğru kılsın. Nerede ezan okunursa orada eda etsin. Çünkü Hz. Peygamber’in belirttiği hidayet yollarından biri de cemaatla namaz kılmaktır. Cemaata gelmeyerek evinde namaz kılan kimseler gibi, namazları evde kılmayı alışkanlık haline getirirseniz, Hz. Peygamber’den kalan bir sünneti terketmiş olursunuz. O zaman da şaşkınlığa düşersiniz. Güzelce abdest alıp mescidlerden birisine gitmek için evinden çıkan hiç bir kimse yoktur ki, Allah ona, attığı her adım için bir sevap yazmasın, derecesini yükseltmesin ve bir günahını silmesin. Hatırlıyorum ki, bizden münafıklığını herkesin bildiği kimselerin dışında hiç kimse cemaattan geri kalmazdı. Adam, iki kişi tarafından ayakları yerde sürünerek getirilir ve safın arasına durdurulurdu.[1]

- İbn Mes’ud şöyle diyor: “Hatırlıyorum ki, bizden münafıklığı herkes tarafından bilinenler ve hasta olanlardan başka hiç kimse cemaatten geri kalmıyordu. Hatta adamın koluna iki kişi girer onu namaza getirirlerdi. Hz. Peygamber bize hidayet yollarını öğretmiştir. İşte o yollardan biri de üzerinde ezan okunan mescidde namaz kılmaktır.”[2]

- Hiç biriniz yoktur ki, onun evinde bir mescidi olmasın. Eğer siz evlerinizde namazı kılıp bizim mescidlerimizi terkederseniz, kesinlikle Peygamberinizin sünnetini terketmiş olursunuz.[3]

- Muaz b. Cebel şöyle diyor: “Kim ki Allah’ın huzuruna emin olduğu halde gelmek istiyorsa, şu beş vakit namazı, ezanın okunduğu yerlerde kılarak gelsin. Çünkü bu, hidayet yollarından birisidir. Peygamberimizin sünnet kıldığıdır. Sakın “Benim evimde bir namazgâhım vardır, ben orada namaz kılıyorum” demeyin. Çünkü eğer siz böyle yaparsanız Peygamberinizin sünnetini terketmiş olursunuz. Eğer Peygamberinizin sünnetini terkederseniz sapıtırsınız.”[4]


 

[1] Müslim, Ebu Dâvud, Nesâi ve İbn Mâce rivayet etmiştir.

[2] Terğib, I/224 (Müslim, Ebu Dâvud, Nesâi ve İbn Mâce’den).

[3] Tayalisi, s. 40.

[4] Ebu Nuaym, Hilye, I/235.

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/398-399.