Islam Tarihi - 144. Sayfa
31. FASIL: KUR’AN YAYILDIĞINDA HALK ARASINDA AYRILIK ÇIKMASINDAN ENDİŞE ETMEK
- İbn Abbas şöyle anlatıyor: Hz. Ömer’in yanında oturuyordum. Ona bir mektup geldi.
“Kûfe ahalisinden Kur’an okuyan şu kadar kişi vardır” yazılıydı. O da tekbir getirdi. Ben ise
“Onlar ihtilafa düştüler” dedim. Hz. Ömer
“Sus, bunu sana bildiren nedir?” dedi. Böylece Hz. Ömer öfkelendi, ben de kalkıp evime geldim. Biraz sonra haber gönderdi. Mazeret göstererek gitmedim. İkinci kez elçiyle
“Sana kesin emir veriyorum, bana geleceksin!” diye emretti. Bunun üzerine geldim, bana
“Sen bir şey söylemiştin” dedi. Ben de
“Ben, Allah’tan af talep ediyorum. Bir daha böyle bir şey söylemeyeceğim” dedim. Hz. Ömer
“Allah aşkına bana tekrar et” dedi. Ben de
“Sen, “Bana yazılmıştır ki şu kadar adam Kur’an öğrenmişler” dedin. Ben de
“İhtilafa düştüler” dedim. Hz. Ömer
“Peki, bunu nerden anladın?” diye sorunca şu ayeti okudum: “İnsanlardan öylesi vardır ki dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider ve kalbindekine rağmen Allah’ı şahid getirir. Oysa o azılı bir düşmandır. O iş başına geçtimi, ya da sırtını çevirip gittimi yeryüzünde fesad çıkarmaya, ekini ve nesli helâk etmeye çaba harcar. Allah ise fesadı sevmez. Ona “Allah’tan kork” denildiği zaman, onu, büyüklük günaha sürükleyerek götürür. Böylesine cehennem yeter. Ne kötü bir yataktır o! İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’ın rızasını arayıp kazanmak amacıyla nefsini satın alır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır” (Bakara: 2/204-207). Hz. Ömer
“Doğru söyledin. Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin ederim, doğrudur” dedi.[1]
[1] Hakim, Müstedrek, III/540.
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/509-510.
İslami Okul Okulların En Önemlisi