Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 176. Sayfa

İbn Mes’ud’un, Sünnete Aykırı Davranan Bir Cemaatı Şiddetle Kınaması

 

- Bir kişi Abdullah b. Mes’ud’a

“Bazıları yatsı namazından sonra mescidde oturup içlerinden biri onlara

“Şu kadar Allâhu ekber” şu kadar “Sübhânallah” şu kadar “Elhamdülillah” deyiniz” diyor” dedi. Abdullah b. Mes’ud

“Onlar bunu mu söylüyorlar?” deyince, adam

“Evet” dedi. Abdullah b. Mes’ud

“Onları bu işi yaparken gördüğünde, gel bana haber ver” dedi. Adam gelip haber verince kalkıp gitti ve mescide oturdu. Sırtında da bir aba vardı. İbn Mes’ud sert tabiatlı bir insandı. Adamların zikrini işitince

“Ben Abdullah b. Mes’ud’um. Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin ederim ki, siz bir bid’at çıkarmışsınız. Böyle bir şey yapmaya hakkınız yoktur. Siz Muhammed’in ashâbından daha mı iyi biliyorsunuz?” dedi. Onların arasında bulunan Mu’dad isimli birisi

“Allah’a yemin ederim ki biz bid’at çıkarmadık. Muhammed’in ashâbından daha iyi biliriz gibi bir iddiamız da yoktur” dedi. Amr b. Utbe de

“Ey Ebâ Abdirrahman, biz Allah’tan bağışlanmak dileriz” dedi. Abdullah b. Mes’ud

“Peygamber’in ve ashâbının yolundan ayrılmayın, onlara yapışın. Allah’a yemin ederim ki, eğer bunu yaparsanız, yarışı kazanırsınız. Sağa veya sola saparsanız, derin bir sapıklığa düşersiniz” dedi.[1]

- Abdullah b. Mes’ud’un kulağına geldi ki bir topluluk akşam ile yatsı arasında oturmuş, tesbih, tehlil, tefil yapıyorlar. İbn Mes’ud, onlara

“Siz bid’at olan bir şeye öncülük ediyorsunuz. Eğer bu yaptığınız bid’at değilse “Muhammed’in ashâbı sapıklık içindedir” demek gerekir” demiş. Amr b. Utbe b. Erkad

“Ey İbn Mes’ud! Ben Allah’tan af talep ediyorum. Yaptığımdan pişman oldum” demiş ve dağılmışlar.[2]

- Abdullah b. Mes’ud yüzünü kapatarak mescide geldi

“Beni tanıyan tanımıştır. Tanımayan bilsin ki ben Abdullah b. Mes’ud’um. Acaba siz Muhammed ve ashâbından daha mı doğru yoldasınız, yoksa siz dalâletin kuyruğuna mı yapışmışsınız?” dedi.[3]

- Biz İbn Mes’ud’un kapısında oturuyorduk. Vakit akşam ile yatsı arasıydı. Ebu Musa, İbn Mes’ud’a gelerek

“Dışarı çık, ey Eba Abdirrahman!” dedi. İbn Mes’ud dışarı çıktı. Ebu Musa’ya

“Seni bu saatte kapıma getiren nedir?” dedi. Ebu Musa

“Allah’a yemin ederim ki, ben bir durumla karşılaştım. O beni korkuttu, inşâallah hayırdır” dedi ve konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Mescidde bir topluluk gördüm. İçlerinden birisi

“Şu kadar “sübhânallah”, şu kadar “elhamdülillah” deyin” diyordu. Bunun üzerine Abdullah gitti. Biz de beraberinde gittik. Onların yanına vardı ve

“Siz ne de çabuk sapıttınız. Halbuki Muhammed’in ashâbı daha diridir, hanımları da daha yaşlanmadı. Peygamber’in elbiseleri ve yemek kapları daha bozulmadı. Siz oturup günahlarınızı sayın, ben, iyiliklerinizin Allah tarafından sayılacağına kefilim” dedi.[4]


 

[1] Ebu Nuaym, Hilye, IV/381 (Ebü’l-Bahteri’den). Ebu Nuaym bunu, Ebu Za’râ yoluyla da rivayet etmiştir. Orada “Müseyyeb b. Nücbe, Abdullah b. Zübeyir’e gelerek “Ben Mescidde bir topluluk gördüm” şeklinde  kaydetmiştir.

[2] Taberani, (Ebü’l-Bahteri’den).

[3] Taberani.

[4] Heysemi, I/181 (Taberani, Amr b. Seleme’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/523-524.