Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

İbn Ömer ve İbn Abbas - 20. Sayfa

İbn Ömer ve İbn Abbas’ın İlmin Hakikatı Hakkındaki Sözleri

 

- İbn Ömer şöyle dedi: İlim üç şeydir: Konuşan bir kitap, geçerli olan bir sünnet ve “Bilmiyorum” sözü.[1]

- İbn Abbas şöyle dedi: İlim Allah’ın kitabı, peygamberin sünnetidir. Bu iki şey dışında, kim kendiliğinden bir şey söylerse, söylediğini iyilikleri arasında mı, yoksa kötülükleri arasında mı bulacak bilemiyorum.[2]

- Mücahid şöyle anlatıyor: Bir gün ben, Atâ, İkrime ve Tâvus, İbn Abbas’ın huzurunda oturuyorduk. O ise namaz kılmaktaydı. Bu sırada birisi gelip

“Benim bir müşkilim var. Bu konuda bana fetva verebilir misiniz?” dedi. Biz de

“Evet! Söyle bakalım müşkilin neymiş?” dedik. Adam

“Her küçük abdestten sonra benden o bilinen su gelmektedir” dedi.

“Bu sözlerinle, çocuğu meydana getiren suyu yani meniyi mi kastediyorsun?” diye sorduğumuzda da

“Evet!” dedi. Bunun üzerine biz

“Bu durumda yıkanman (gusül) gerekir” dedik. Bunu duyan adam lâ havle çekerek çıktı gitti. Bizim konuşmalarımızı dinleyen İbn Abbas namazını çabucak kılarak selam verdi ve sonra da

“Ey İkrime! Koş o adamı buraya çağır!” buyurdu. İkrime koşarak gitti ve biraz sonra da o adamla birlikte geri döndü.

İbn Abbas bize

“Siz, bu kişiye verdiğiniz fetvayı Allah’ın kitabından mı aldınız?” diye sordu.

“Hayır” cevabını verdik. Bu kez

“Peki, bunu Hz. Peygamber’in ashabından mı naklettiniz?” diye sordu. Biz yine

“Hayır” dedik.

 “O halde bunu nereden aldınız?” buyurduğunda da

“Biz kendi fikrimizi söyledik!” cevabını verdik. Bunun üzerine o

“İşte bunun içindir ki Hz. Peygamber

“Bir tek fakih, şeytana karşı bin âbidden daha kuvvetlidir” buyurmuştur” dedi ve sonra da adama dönerek

“Söyle bakalım o su senden gelirken kalbinde bir şehvet hissediyor musun?” diye sordu. Adam

“Hayır” cevabını verdi.

“Peki bu su geldikten sonra bedeninde bir gevşeklik oluyor mu?” diye sorduğunda adam yine “Hayır” karşılığını verdi. O zaman İbn Abbas

“Öyleyse gusletmen gerekmez! Sadece abdest alman kafidir” buyurdu.[3]


 

[1] İbn Abbdilber, Cami II/24.

[2] İbn Abdilber, Camiu’l-Beyan II/26.

[3] Kenz, V/118 (İbn Asakir’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/441-442.