Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 22. Sayfa

Hz. Ömer’in, Yahudi Peygamberlerinden Danyal’ın Kitabını Yazan Bir Adamı Azarlaması ve Dövmesi

 

- Hâlid b. Urfuta şöyle anlatıyor: Hz. Ömer’in yanında oturmakta olduğum bir gün ona Ehvaz’ın Sus şehrinde ikâmet etmekte olan, Abdulkays kabilesinden bir kişi getirildi. Hz. Ömer ona

“Sen Abdulkays kabilesinden falan oğlu falan değil misin?” diye sordu. Onun

“Evet!” demesi üzerine de asasıyla ona vurmaya başladı. Adam

“Ey Mü’minlerin Emîri! Bana niçin vuruyorsunuz?” dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer ona oturmasını emretti. Adam oturunca da

“Elif lâm râ! Bunlar apaçık olan Kitab’ın âyetleridir. Anlayabilesiniz diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik. (Ey Rasûlüm!) Biz bu Kur’an’ı vahyetmekle sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz (Gerçek şu ki) sen bundan önce (bu kıssalan) bilmeyenlerden idin” (Yûsuf: 12/1-3) mealindeki âyetleri okudu. Bunu üç kere tekrarladı ve her defasında da adama elindeki asayla vurdu. Adam

“Ey Mü’minlerin Emîri? Beni niçin dövüyorsunuz? Suçum nedir?” diye sordu. Hz. Ömer de

“Sen (yahudi peygamberlerinden) Danyal’ın kitabını yazıyormuşsun!” dedi. O zaman adam

“Nasıl emrederseniz öyle yapayım ey Mü’minlerin Emîri!” karşılığını verdi. Hz. Ömer

“O halde git; o yazdıklarını sıcak su ve beyaz yünle sil. Bundan böyle de ne sen oku ve ne de bir başkasına okut. Eğer bir daha onu okuduğunu ya da başka birisine okuttuğunu duyacak olursam seni çok şiddetli bir şekilde cezalandırırım” buyurdu. Sonra da onu yanına çağırarak kendisine şunları anlattı: “Bir keresinde ben de senin gibi ehl-i kitabın bilginlerine gitmiş ve onların kitaplarından bazı bölümleri terbiye edilmiş bir deri üzerine yazmıştım. Onu alıp’ Hz. Peygamber’e getirdiğimde bana

“Ey Ömer! Elinde tutmakta olduğun o şey nedir?” diye sordular.

“Ey Allah’ın Rasûlü! Bu ilmimize ilim katmak için yazmış olduğum bir kitaptır” cevabını verdim. Bunun üzerine Hz. Peygamber çok öfkelendiler ve mübarek yanakları kıpkırmızı kesildi. Sonra da namaz çağrısı yapılmasını emrettiler. Bu vakitsiz çağrıyı işiten Ensar kendi aralarında

“Mutlaka Hz. Peygamber öfkelendirilmiştir. Savaş için silaha sarılınız” demişler ve silahlanarak mescide gelmişlerdi. Ashâbın toplanmasından sonra Hz. Peygamber minbere çıkarak şunları söylediler:

“Ey insanlar! Bana derleyici ve veciz kelimeler verilmiştir. Ben onları size lekesiz ve tertemiz bir şekilde getirdim; sakın şüpheye düşmeyiniz ve şüpheye düşenlere de aldanmayınız”. Bu sözler üzerine ayağa kalkarak

“Ey Allah’ın Rasûlü! Ben Allah’ı Rabb, İslâm’ı din ve seni de Peygamber olarak kabul ettim” dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber minberden indiler.[1]


 

[1] Heysemi I/182 (Ebu Ya’lâ’dan); Kenz I/94 (İbnü’l-Münzir, İbn Ebi Hâtim, el-Ukayli, Nasr el-Makdisi ve Said b. Mansur da rivayet etmişlerdir. Ayrıca Abdurrezzak ve başkalarının da İbrahim en-Nehai’den muhtasar olarak rivayet ettikleri kaydedilir).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/442.-443