Islam Tarihi - 44. Sayfa
Hz. Peygamber’in Sahabilerinden Bazılarına Birtakım Zikir ve Dualar Öğretmeleri
- Said b. Cünâde şöyle anlatıyor: Taifliler içerisinden Hz. Peygamber’e gelip iman eden ilk ben oldum. Bir sabah kuşluk vakti Taif’ten yola çıktım ve bir ikindi namazı vaktinde Mina’ya vardım ve dağa tırmandım. Sonra da indim ve Hz. Peygamber’in yanına giderek müslüman oldum. Hz. Peygamber bana İhlas ve Zilzâl sureleri ile şu kelimeleri öğrettiler: “Sübhânallâhi ve’l-hamdülillâhi velâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber (Allah Teâlâ ortaktarı münezzehtir. Hamd O’na mahsustur. Kendisinden başka ilah yoktur ve O herşeyden yücedir”. Sonra da “İşte bu sözler kalıcı olan güzel işlerdir” buyurdular.[1]
- Übeyy b. Ka’b şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber bizlere şu kelimeleri öğretiyor ve sabah ve akşam olmak üzere her gün iki defa söylememi tavsiye ediyorlardı: “Esbahnâ alâ fıtrati’l-İslâmi ve kelimeti’l-lhlâsı ve sünnet-i nebiyyinâ Muhammed’in ve millet-i İbrâhîme hanifen vemâ kâne mine’l-müşrikîn (Biz İslâm fıtratı, ihlas kelimesi, Peygamberimiz Muhammed’in sünneti (yolu) ve batıldan hakka yönelmiş olup müşriklerden olmayan İbrahim’in milleti üzerinde sabahladık (akşamladık).”[2]
- Sa’d (r.a.) şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber şu kelimeleri bizlere bir öğretmenin çocuklara yazıyı öğretmesi gibi öğretiyorlardı: “Allâhümme eûzu bike mine’l-buhli, ve eüzu bike mine’I-cübni ve Eüzu bike en üredde ilâ erzeli’l-umuri ve eûzu bike min-fıtneti’d-dünyâ ve azâbi’l-kabri (Ey Allah’ım cimrilikten ve korkaklıktan sana sığınıyorum. Ömrün en rezil olan kısmına ve dünya fitnesine düşmekten sana sığınıyorum. Kabir azabından da yine sana sığınıyorum).”[3]
- Hâris b. Nevfel şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber bizlere cenaze namazını öğrettiler ve bu namazda şunları okumamızı söylediler: “Allâhümmeğ-fir li-ihvâninâ ve ehavâtinâ ve eslıh zâtebeyninâ ve ellif beyne kulûbınâ. AIlâhümme hâzâ abdüke fülânübni fülânin ve lâ na’lemu illâ hayren ve ente a’lemü bihî minnâ fağfr lenâ velehû (Ey Allah’ım! Erkek ve kız kardeşlerimizi affeyle! Aramızdaki ayrılıkları ve anlaşmazlıkları ortadan kaldır ve kalblerimizi birbirlerine ısındır. Ey Allah’ım. Bu senin falan oğlu falan kulundur. Biz onu iyi bir kimse olarak biliyoruz. Hem bizi ve hem de onu affeyle!)”. Ben o sırada orada bulunanların en küçüğüydüm. Hz. Peygamber’e “Eğer ben onun iyiliğini bilmiyorsam ne demem gerekiyor?” diye sordum. Hz. Peygamber de
“O zaman bildiğini söyle!” buyurdular.[4]
- Übâde b. Sâmit şöyle anlatıyor: Ramazan geldiğinde Hz. Peygamber bizlere şu kelimeleri öğretirlerdi: “Allâhümme sellimnî li-Ramazâne ve sellim Ramazâne lî ve sellimehu li mütekabbilen (Ey Allah’ım! Ramazan’ı bana, beni de Ramazan’a teslim et! Bu sırada da onu benden kabul et!).”[5]
[1] İbn Kesir, Tefsir III/86 (Taberani’den).
[2] Kenz I/294 (Abdullah b. Ahmed, Zevaid’inde).
[3] Kenz I/307 (İbn Cerir’den).
[4] Kenz VIII/114 (Ebu Nuaym, Hâris’in oğlu Abdullah’tan).
[5] Kenz IV/323 (Taberani, Dua’da ve Deylemi).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/457-458.
İslami Okul Okulların En Önemlisi