Islam Tarihi - 51. Sayfa
15. FASIL: GEÇİM TEMİNİ İLE İLİM ÖĞRENİMİNİN BİRARADA YÜRÜTÜLMESİ
Sahabilerin Hem Çalışıp Hem de İlim Öğrenmeleri
- Ensar’dan, akşam olduğunda Medine-i Münevvere’nin belli yerde toplanıp bütün geceyi Kur’ân okuyarak ve müzakeresini yaparak geçiren yetmiş kişi vardı. Sabah olduğunda gücü kuvveti yerinde olanlar odun getirip satarak geçimlerini temin ederler ve mescide de tatlı su getirip koyarlardı. Zengin olanları ise ara sıra bir koyun alıp keserek etlerini Hz. Peygamber’in hücre-i saadetlerinin duvarlarına asarlardı. Hubeyb (r.a.) şehit edildiğinde Hz. Peygamber bu yetmiş kişiyi gönderdi. Aralarında Enes b. Mâlik’in dayısı Harâm b. Milhân da vardı. Bunlar Süleymoğullarından bir kabilenin yanından geçtiler. Onlar da kendileri için geldiklerini zannederek silahlanıp Ensar birliğinin karşısına çıktılar. Bunun üzerine Harâm b. Melhân, birlik komutanına
“Müsaade et, gidip onlara, kendileriyle savaşmak için gelmediğimizi söyleyeyim de yolumuzdan çekilsinler” dedi. O da izin verdi. Harâm onlara doğru giderken adamın biri mızrağını ona sapladı. Vurulduğunu hisseden Harâm
“Allâhu ekber! Kâbe’nin Rabb’ine yemin ederim ki zaferi kazandım (şehit oluyorum)” diye bağırdı ve sonra da düşüp öldü. Daha sonra bu kabile sahabileri kordon altına aldı ve Hz. Peygamber’e durumu bildirecek bir kişi dahi bırakmaksızın kılıçtan geçirdiler. Hz. Peygamber bu durumu öğrendiklerinde çok fazla üzüldüler; öyle ki o hiç bir askerî birlik için bu kadar üzülmemişlerdir. Her sabah namazından sonra mübarek ellerini kaldırarak bu işi yapan kabileye beddua ederlerdi.[1]
- Bir grup insan Hz. Peygamber’e gelerek
“Bize Kur’an ve sünneti öğretmek üzere arkadaşlarından bazılarını gönder!” dediler. Hz. Peygamber de onlarla birlikte yetmiş kişi gönderdi. Bunlara “Kurrâ” deniliyordu. İçlerinde Enes b. Mâlik’in dayısı Harâm da vardı. Bunlar Kur’an okur, geceleyin müzâkerelerde bulunarak ilim öğrenirlerdi. Gündüzleri de mescide su getirirlerdi. Odun taşıyıp satarak elde ettikleri parayla Suffe ashabına ve fakirlere yemek yedirirlerdi. İşte Hz. Peygamber’in Kur’ân ve sünneti öğretmeleri için gönderdikleri kişiler bunlardı. Ancak onları Hz. Peygamber’den isteyen kabile, gidecekleri yere varmadan bu kişilerin hepsini tuzağa düşürerek öldürdüler. Bunlar öldürüldükleri esnada
“Rabb’imiz! Bizim başımıza gelenleri Peygamberimize bildir. Biz senden razıyız, sen de bizden razı ol!” dediler. İçlerinden birisi Enes’in dayısı Harâm’a arkadan yaklaşarak mızrağını sapladı. Vurulduğunu hisseden Harâm
“Kâbe’nin Rabb’ine yemin ederim ki zaferi elde ettim!” diye bağırdı. Bu olayı haber aldıklarında Hz. Peygamber sahabilerine
“Arkadaşlarınızın hepsi şehit edildiler. Onlar öldürüldükleri sırada “Rabb’imiz! Bizim başımıza gelenleri Peygamberimize bildir. Biz senden razıyız, sen de bizden razı ol!” dediler” buyurdular.[2]
İslami Okul Okulların En Önemlisi