Islam Tarihi - 70. Sayfa
20. FASIL: İLİM ÖĞRENMEK İÇİN YOLCULUK YAPILMASI
Câbir’in, Hz. Peygamber’den Gelen İki Hadisi Dinlemek İçin Şam’a ve Mısır’a Gitmesi
- Câbir b. Abdillah şöyle anlatıyor: Bana bir kişinin Hz. Peygamber’den dinlediği bir hadisi naklettiği haber verildi. Bunun üzerine hadisi bizzat o adamın ağzından dinlemeye karar verdim. Bunun için de bir deve satın aldım ve adamın bulunduğu Şam’a doğru yola çıktım. Bir aylık yolculuktan sonra oraya ulaştığımda hadisi nakledenin Abdullah b. Üneys olduğunu öğrendim.
- Doğruca evine vardım ve kapıcıya
“Git, Abdullah’a Câbir’in kapıda beklediğini haber ver!” dedim. O içeriden
“Abdullah’ın oğlu Câbir mi?” deyince
“Evet!” dedim. O zaman elbisesinin eteğine basa basa yanıma geldi. Hoşbeşten sonra
“Senin, Hz. Peygamber’den kısas hakkında bir hadis naklettiğini duydum ve bu yüzden de biraraya gelmezden önce ikimizden biri ölür korkusuyla bir deve satın alarak hemen buraya geldim” dedim. Bunun üzerine şunları anlattı:
“Bir gün Hz. Peygamber
“Allah Teâlâ kıyamet gününde insanları çırılçıplak, sünnetsiz ve bühm olarak haşredecektir” buyurdular.
“Bühm”ün ne demek olduğunu sorduğumuzda da
“Yanında hiç bir şey bulunmayan kimse demektir” dediler ve sonra da sözlerine şöyle devam ettiler:
“Sonra Allah Teâlâ uzak-yakın tüm insanların işitebileceği bir sesle şunları söyler:
“Yargılayacak ve sorguya çekecek olan mülk sahibi benim. Cehennem halkından hiç kimse cennetliklerden birisinde bulunan en ufak hakkını almadığı sürece cehenneme atılmayacaktır. Aynı şekilde cennetlik olan hiç kimse bir tokat dahi olsa cehennem halkından birisinden hakkını almadıkça cennete girmeyecektir”. Bunları dinlediğimizde
“Ey Allah’ın Rasûlü! Biraz önce insanların çırılçıplak, sünnetsiz ve yanlarında hiç birşey bulunmaksızın haşredileceğini söylemiştiniz. Peki insanlar neyi vereceklerdir?” dedik. Hz. Peygamber
“Kısas ve hak alış-verişi insanların iyilik ya da kötülükleriyle olacaktır. Borçlu olan kişinin sevabından alınarak hak sahibine verilir; eğer sevabı yoksa hak sahibinin günahının bir kısmı borçlunun üzerine yüklenir” buyurdular.”[1]
- Mesleme b. Muhalled şöyle anlatıyor: Mısır valiliği yaptığım sırada kapıcı gelerek
“Dışarıda devesinin üzerinde bulunan bir göçebe Arap seninle görüşmek istiyor!” dedi. Kapıcıya
“Sor bakalım kimmiş?” dedim. Dışarıya çıkan kapıcı biraz sonra dönerek kapıdakinin Câbir b. Abdillah el-Ensârî olduğunu söyledi. Bunun üzerine başımı pencereden çıkararak
“Ben mi aşağıya ineyim, yoksa sen mi buraya gelirsin?” diye sordum. O da
“Ne sen in, ne de ben yukarı çıkayım. Duyduğuma göre sen mü’minlerin ayıbının örtülmesi hakkında Hz. Peygamber’den bir hadis naklediyormuşsun. Buraya onu bizzat senden dinlemek için geldim” dedi.
“Evet. Ben Hz. Peygamber’in “Kim mü’minlerden birinin bir ayıbını örterse diri diri toprağa gömülen bir kızı kurtarmış gibi sevap kazanır” buyurduğunu işittim” dedim. Bu sözlerimden sonra Câbir b. Abdillah devesinden inmeksizin gerisin geriye Medine’ye döndü.
- Hz. Peygamber’in sahabilerinden birisi başka bir sahabinin “Kim bu dünyada müslüman kardeşinin bir ayıbını örterse Allah da kıyamet gününde onun günahını örter” şeklinde bir hadis rivayet ettiğini işitti. Bunun üzerine hadisi bizzat o sahabinin ağzından duymak için Mısır’a gitti. Onu bularak işitmiş olduğu hadisi sordu. O da
“Evet; ben Hz. Peygamber’in “Kim bu dünyada müslüman kardeşinin bir ayıbını örterse Allah da kıyamet gününde onun günahını örter’ buyurduğunu işittim” dedi.[2]
[1] Heysemi I/133 (İmam Ahmed, Taberani, Kebir’inde Abdullah b. Muhammed b. Akil’den); Feth I/127 (Buhari, Edebü’l-Müfred’inde, Ebu Ya’lâ, Müsned’inde); Câmiu’l-Beyâni’l-İlm I/93; Hâkim, Müstedrek IV/574.
[2] Bu ve bundan önceki hadis: Heysemi I/34 (Sırasıyla: Taberani, Evsat’ında; İmam Ahmed, Abdulmelik b. Umeyr’den, o Münib’den, o da amcasından).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/473-475.
İslami Okul Okulların En Önemlisi