Cündüb el Beceli - 89. Sayfa
Cündüb el Beceli”nin İlim Ögrenmek için Übeyy b. Ka’b’a Gitmesi
- Cündüb b. Abdillah el-Becelî şöyle anlatıyor: İlim öğrenmek amacıyla Medine’ye geldim ve doğruca Hz. Peygamber’in mescidine vardım. İnsanlar burada halka halka olmuş konuşuyordu. Halkalardan her birine uğrayarak konuşmalarına kulak verdim. Nihayet beti benzi solmuş, zayıf ve sanki yolculuktan yeni dönmüş gibi iki parçalı bir elbise giyen birisinin konuştuğu bir grubun yanına geldim. Bu zat
“Kâbe’nin Rabb’ine yemin ederim ki başımızdaki idareciler helak oldular ve ben onlar için üzülmüyorum” diyordu. Yanılmıyorsam bu sözlerini birkaç kere de tekrar etti. Yanına oturarak onun konuşmasını dinledim. Kalkıp gittiğinde orada bulunanlara onun kim olduğunu sordum.
“Müslümanların efendisi Übeyy b. Ka’b’dır” dediler. Bunun üzerine kalkıp peşine takıldım. Evine vardığımızda onun ve içindeki eşyaların da kendisi gibi perişan görünüşlü olduğunu gördüm. Onun dünyadan elini eteğini çekmiş zâhit bir kişi olduğunu anladım. İçeri girip selam verdiğimde selamımı alarak bana kim olduğumu sordu.
“Iraklı birisiyim” dedim. O zaman
“Öyleyse bana sonu gelmeyecek sorular sormak için geldin desene” dedi. Onun bu sözleri üzerine çok öfkelendim; sonra da dizüstü çöküp kıbleye yöneldim ve ellerimi kaldırarak şunları söyledim:
“Allah’ım! Bunları sana şikayet ediyorum. Biz nafakamızdan keserek bunca masrafa giriyor; sonra kendimizi ve hayvanlarımızı yorarak ilim öğrenebilmek amacıyla buralara kadar geliyoruz, bunlarsa yüzlerini ekşiterek bize kırıcı ve hoş olmayan sözler söylüyorlar.” Bu sözlerimi işiten Übeyy b. Ka’b ağlamaya ve gönlümü alıp helallik dilemek için yalvarmaya başladı ve şöyle dedi:
“Allah sana hayırlar versin! Ben böyle söylemek istememiştim. Fakat sen yanlış anladın”. Sonra da sözlerine devam ederek şunları söyledi:
“Rabb’im! Sana söz veriyorum. Eğer . gelecek cumaya kadar yaşayacak olursam hiçkimsenin kınamasından korkmaksızın Hz. Peygamber’den dinlemiş olduğum sözleri müslümanlara aktaracağım” Oradan ayrılarak gelecek cuma gününü sabırsızlıkla beklemeye başladım. Perşembe günü bazı ihtiyaçlarımı karşılamak üzere dışarıya çıkmıştım. Bütün Medine sokaklarının insanlarla dolu olduğunu gördüm. Hangi sokağa girsem orada büyük bir kalabalıkla karşılaşıyordum. Merak ederek birilerine
“Bu kalabalık da nedir?” diye sordum.
“Galiba sen yabancısın?” dediler.
“Evet!” dediğimde de
“Müslümanların efendisi Übeyy b. Ka’b vefat etti” dediler. Bunun üzerine Irak’a geri döndüm. Orada Ebu Musa ile karşılaştım ve ona Übeyy b. Ka’b’la aramızda geçenleri anlattım. Ebu Musa
“Eyvah! Ne olurdu cumaya kadar hayatta kalsaydı da sen de söylediklerini bize tebliğ etmiş olsaydın” diye hayıflandı.”[1]
İslami Okul Okulların En Önemlisi