Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 111. Sayfa

Hz. Peygamber’in Yüksek Sesle Zikir Yapan Bir Kişiyi Bizzat Defnetmeleri

 

- Câbir (r.a.) şöyle anlatıyor: Bir gün Medine mezarlığında (Bakî) bir ateşin yanmakta olduğunu görerek oraya gittik. Hz. Peygamber yeni açılan bir kabre girmişler orada bulunanlara “Cenazeyi bana uzatınız” diyorlardı. Onu ayakların gelmesi gereken taraftan Hz. Peygamber’e uzattılar. Sonradan bu kişinin yüksek sesle zikir yapan kimse olduğunu öğrendim.[1]

- Kendisine Zü’l-Becâdeyn denilen Abdullah, Müzeyne kabilesine mensup bir yetimdi. Amcasının yanında büyümüştü ve o kendisine birçok iyiliklerde bulunmuştu. Abdullah’ın müslüman olduğunu duyan amcası verdiği şeylerin hepsini geri aldı. Öyle ki üzerindeki elbiseyi dahi sıyırıp aldı. Abdullah çıplak olarak annesinin yanına geldi. Annesi çizgili bir entarisini ikiye bölerek bir parçasını onun göbekten aşağı kısmına diğerini ise yukarısına sardı. Sabahleyin Abdullah kalkıp Hz. Peygamber’in yanına gitti. Hz. Peygamber onu gördüklerinde

“Sen Zü’l-Becâdeyn (çizgili kumaştan iki parça elbise giyen) Abdullah’sın! Bundan böyle benim kapımdan ayrılma!” buyurdular. Böylece Abdullah ölünceye kadar Hz. Peygamberin yanından ayrılmadı. O daima yüksek sesle zikir yapardı. Bir gün Hz. Ömer onun hakkında

“Acaba riyakârlık mı yapıyor?” dedi. Hz. Peygamber de

“Hayır. O yanık kalble Allah’a yalvaran birisidir” buyurdular.

- İbn Mes’ud şunları anlatıyor: Tebük savaşında bir gece askerlerin bulunduğu tarafta bir ateşin yanmakta olduğunu gördüm. Oraya doğru yürüdüm. Vardığımda Hz. Peygamber, Ebubekir ve Ömer’in orada olduklarını gördüm. Ölen Abdullah Zü’l-Becâdeyn için mezar kazıyorlardı. Mezar hazır olduğunda Hz. Peygamber içine girerek Abdullah’ı bizzat kendi elleriyle oraya yerleştirdiler. Defin işi bittikten sonra Hz. Peygamber

“Ey Allah’ım Benim razı olduğum gibi sen de razı ol!” diye dua ettiler.[2]


 

[1] Cem’ül-Fevâid I/137 (Ebu Dâvud’dan); Ebu Nuaym, Hilye III/351 (Muhtasar olarak).

[2] İsâbe II/338 (İbn İshak, Muhammed b. İbrahim et-Teymî’den. Begavi de uzun bir şekilde rivayet etmiştir. İbn Mendeh, Sa’d b. es-Salt tarikiyle A’meş’ten, o Ebu Vâil’den, o da Abdullah b. Mes’ud’dan ve Kesir b. Abdillah b. Amr b. Avf tarikiyle Kesir’in babasından, o da kendi babasından benzer şekilde rivayet etmiştir. İmam Ahmed ve Cafer b. Muhammed el-Firyâbî, Kitâbu’z-Zikr’de Ukbe b. Âmir’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/67-68.