Enes B - İslam Tarihi - 15. Sayfa
Enes b. Mâlik, Ebu Musa ve İbn Ömer’in Zikre İstekli Olmaları
- Enes b. Mâlik şöyle anlatıyor: Ebu Musa ile yolculuk yapıyorduk. Bir yerde konakladığımızda ora halkının çok güzel konuşmakta olan birinin etrafına toplanmış olduğunu gördük. Ebu Musa bana dönerek
“Ey Enes! Bunlara ne oluyor böyle! Dünyaları için neredeyse dilleriyle insanların derilerini parçalayacaklar. Haydi gel biz de Rabb’imizi zikredelim” dedi.[1]
- Muaz b. Abdillah b. Râfi şöyle anlatıyor: Bir gün içlerinde Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Ca’fer ve Abdullah b. Ebî Umeyre’nin de bulunduğu bir mecliste oturuyordum. Birara İbn Ebî Umeyre
“Ben Muaz b. Cebel’in şöyle dediğini işittim: “. Hz. Peygamber şöyle buyurdular:
“İki kelime vardır ki bunlardan birisinin arş’a ulaşmasını hiç birşey engelleyemez. Diğeri ise gökle yer arasını doldurur. Bu iki kelime Lâilâhe İllallah (Allah’tan başka ilah yoktur) ve Allâhu ekber (Allah herşeyden yücedir) kelimeleridir” dedi. Abdullah b. Ömer ona
“Sen bunu bizzat Muaz b. Cebel’den mi duydun?” diye sordu. Onun
“Evet!” demesi üzerine de gözyaşları sakalını ıslatıncaya dek ağladı ve
“Bu iki kelimeyi biz de çok severiz ve daima söyleriz” buyurdu.[2]
- Enes b. Mâlik bir keresinde Iraklıların mikatı olan Zât-ı Irk’tan ihrama girdi. O ihramdan çıkıncaya kadar onun ağzından, Allah’ın zikrinden başka bir şey işitilmedi. İhramdan çıktığında Enes, Cüreyrî’ye
“Ey kardeşimin oğlu! İşte (kâmil) ihram böyle olmalıdır” dedi.[3]
İslami Okul Okulların En Önemlisi