Islam Tarihi - 88. Sayfa
Hz. Peygamber’in Sahabilerine Kendisine Nasıl Salevat Getirmeleri Gerektiğini Öğretmeleri
- Ebu Mes’ud (r.a.) şöyle anlatıyor: Bir gün Sa’d b. Übâde’nin evinde oturuyorduk. Hz. Peygamber de oraya geldiler ve aramıza oturdular. Numan b. Beşir’in babası Beşir b. Sa’d
“Ey Allah’ın Rasûlü! Allah Teâlâ bize, sana salevat getirmemizi emretmiştir. Peki sana nasıl salevat getirelim?” dedi. Hz. Peygamber susarak bir müddet cevap vermediler. Biz kendi aramızda
“Keşke bu soruyu hiç sorulmasaydı” diyorduk ki Hz. Peygamber şöyle buyurdular:
“Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrahime ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed kemâ bârekte alâ İbrahime fi’l-alemin, inneke hamîdün mecîd (Rabb’im! İbrâhim ve âline getirdiğin salevat gibi Muhammed’e ve onun âline de salevat getir. Alemler arasında İbrahim’i bereketlendirdiğin gibi Muhammed’i ve onun âlini de bereketlendir. Sen övülmeye lâyık yüce bir zat’sın)” deyiniz. Selamsa bildiğiniz gibidir.”[1]
[1] Kenz I/217 (İmam Mâlik, İbn Ebi Şeybe, Müslim, İbn Mâce müstesnâ dört sünen sahibi, Abdurrezzak ve Abd Humeyd’den).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/56.
İslami Okul Okulların En Önemlisi