Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 45. Sayfa

Hz. Ebubekir’in Takva ve Geçmişten Ders Almakla İlgili Hutbesinin Taberî Tarafından Rivayeti

 

- Hz. Ebubekir bir hutbesinden sonra, tekrar kalkıp Allah’a hamd ve sena ettikten sonra şunları söyledi: Allah Teâlâ amellerden ancak rızası için işlenen ameli kabul eder. Binaenaleyh amellerinizle ancak Allah’ın rızasını kastediniz, hedefiniz o olsun. Biliniz ki, ihlasla Allah için yapmış olduğunuz ameller, yerine getirilmiş bir taattır, elde ettiğiniz en büyük kazançtır. Ödemek zorunda olduğunuz borcunuzu ödemektir. Geçici bir hayattan ebedi bir hayata, ihtiyaç duyduğunuz ve kullanmak için gönderdiğiniz bir azıktır. Ey Allah’ın kulları! Sizden önce ölenlerden ibret alınız. Sizden önce olanlar hakkında düşününüz. Onlar dün nerede idiler, bugün nerededirler? Nerde o diktatörler? Nerde harp sahalarında galip gelmiş diye zikredilenler? Zaman onları zelil kılmıştır. Onlar toprağa dönüşmüştür. Onların boyunlarında yanlışlıklar takılı bulunmaktadır. Habis kadınlar habis erkekler, habis erkekler de habis kadınlar içindir. Yeryüzünü onaran krallar nerede? Uzaklaştılar ve izleri unutuldu, çürüyüp yok oldular. Hiç birinden bir haber yok, isimleri bile unutulmuştur. Sanki hiç  yoklarmış, sanki dünyaya hiç gelmemiş gibiler. Bütün istek ve arzuları kesilmiş sadece günahları kalmıştır. Giderken amellerini götürdüler, fakat dünyayı başkalarına bıraktılar. Bugün biz onların yerine geçmiş bulunuyoruz. Eğer onlardan ibret alırsak, kurtuluruz. Gafil davranırsak biz de onlar gibi oluruz. Hani o parlak yüzlü olanlar? Nerede gençliğine güvenenler? Onların hepsi toprak oldu. Yaptıkları zevk ve sefalar da onlar için üzüntü ve hasret oldu. Nerede şehirler kurup etrafını yüksek surlarla çevirenler, Çeşit çeşit acaiplikler yapanlar? Hepsi gitmiş ve herşeyi kendilerinden sonra gelenlere bırakmışlar ve kendileri karanlık kabirlerde yatarken meskenleri hak ile yeksan olmuştur. Acaba hiç bir kimse onlardan bir hışırtı duyar mı, veya seslerini işitir mi? Çocuklarınızdan, kardeşlerinizden bildikleriniz nerde? Ecelleri sona ermiştir. Azık olarak Allah’ın huzuruna gönderdiklerinin misafiri olmuşlardır. Ölümden sonraki şekavet ve saadet yurdundan birine girmek için sıralarını bekliyorlar. İyi bilin ki, Allah birdir. O’nun ortağı ve mahluklarından hiç biriyle bir bağı yoktur. Hiç kimseye özel bir muamele yapmaz. O’nun azabından, ancak O’na kulluk etmek kurtarabilir. Biliniz ki, siz aciz kullarsınız. Allah’ın katındaki nimetler ancak ona itaat etmekle elde edilir. Dikkat edilsin, sonunda ateş olan keyifli bir hayat hayır değildir. Sonunda cennet olan sıkıntılı bir hayat da şer değildir.[1]


 

[1] Taberi, Tarih, II/460 (İçinde Sayf’in olduğu bir senetle, Asım b. Adiy’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/179-180.