Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 72. Sayfa

Hz. Ali’nin Bir Hutbe İrat Ederek Müslümanları Ahiret İçin Çalışmaya Teşvik Etmesi

 

- Hz. Ali bir hutbesinde Allah’a hamd ü senalar ettikten sonra şunları söyledi:

“Ey insanlar! Dünya bize sırtını çevirerek büyük bir hızla gitmekte, âhiretse aynı hızla yaklaşmaktadır. Bu dünya, yarın âhirette yapılacak olan bir yarış için hazırlanma yeridir. Biliniz ki siz bir amaç uğrunda yaşadığınız ve arkasından ecelin geleceği bir günde bulunuyorsunuz. Kim eceli gelmeden bu amaç için çalışmazsa onun bütün amelleri boşa gider. Korkulu ve dar anlarınızda Allah’a nasıl yalvarıyorsanız sevinçli ve bolluk zamanlarınızda O’na Öylece yalvarınız ve ibadet ediniz. Ben cennet gibi, isteyenlerinin; cehennem gibi de kaçmaya çalışanlarının uyuduğu bir başka şey daha bilmiyorum. Hakkın kendisine yarar sağlayamadığı bir insan mutlaka batıldan zarar görecektir. Hidayetten (doğru yoldan) kaçan bir insan da dalalet (sapıklık) seline kapılacaktır. Bildiğiniz gibi bu dünyadan göçmeniz emredilmiş ve azıklarınızın da nelerden ibaret olduğu size haber verilmiştir. Ey insanlar! Dünya hazır bir sofradır; doğrular da yalancılar da ondan yemektedir. Ahiretse doğruluğu kesin ve kudret sahibi bir padişahın (Allah’ın) hükmedip de O’nun yalnızca kendisine kulluk yapanlara vaat buyurduğu bir yurttur. Dikkat ediniz, şeytan size kötülük emredip fakirlik va’detmektedir. Allah Teâlâ ise size kendi katından gelen mağfiret (bağışlanma) ve fazileti va’detmektedir. Allah Teâlâ merhametlilerin en merhametlisidir ve O’nun bilgisi herşeyi kuşatmıştır. Ey insanlar! Bu dünyada iyilikler ve sâlih ameller yapınız ki kıyamette her türlü azaptan ve sıkıntıdan korunmuş olasınız. şunu biliniz ki Allah Teâlâ cennetini yalnızca kendisine itaat edenlere, cehennemi ise isyan edenlere va’detmiştir. Cehennemin ateşi, sönmek bilmeyen, uğultusu asla dinmeyen, içerisine atılan (kafiri) kat’iyyen bırakmayan, çatlakları onarılmayan bir ateştir. Çok sıcak ve çok da derindir. İçeceği irin ve kandan ibarettir. Sizin için en korktuğum şey nefsinizin heva ve heveslerine uyarak kendinizi uzun emellere kaptırmanızdır.”[1]


 

[1] Kenz VIII/220 (Dineveri ve İbn Asâkir’den); Müntehab VI/24; Bidaye VIII/7 (Veki’den, Veki, Amr b. Münebbih’ten, o da Evfâ b. Delhem’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/213-214.